sezeryan.gen.tr https://www.sezeryan.gen.tr Sezeryan, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sezeryan.gen.tr Mon, 12 Oct 2015 00:00:00 +0000 Sat, 07 Dec 2019 00:00:00 +0000 60 Sezeryan Sonrası Gaz Çıkaramama https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-gaz-cikaramama.html Sun, 11 Nov 2018 19:03:54 +0000 Sezeryan sonrası gaz çıkarmama: Sezeryan bebeğin herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle bebeğin ameliyat ile dünyaya getirilme işlemidir. Sezeryan ile doğum anne karnının yedi kat kesilmesi ve bebeğin karın bölgesinde çıkarılma Sezeryan sonrası gaz çıkarmama: Sezeryan bebeğin herhangi bir sağlık sorunu nedeniyle bebeğin ameliyat ile dünyaya getirilme işlemidir. Sezeryan ile doğum anne karnının yedi kat kesilmesi ve bebeğin karın bölgesinde çıkarılması ile yapılan doğumdur. Sezeryan doğum sonrasında çok dikkat edilmeli ve annenin bakımı özenle yapılmalıdır. 

Sezeryan doğum esnasında annenin bağırsakları dışarıya çıkartılır. Bebek alındıktan sonra çıkarılan bağırsaklar geri yerleştirilir. Bağırsaklar yerleştirilirken içerisine hava dolar buda gaz oluşumuna sebep olur. Bağırsakları yerine yerleştirirken dolaşması ihtimaline karşı hastanın gaz çıkarması gerekir. O yüzden sezeryan doğum sonrasında gaz çıkarma çok önemlidir ve hasta gaz çıkarana kadar taburcu edilmez. Ameliyattan bir gün sonra anne gaz çıkaramadığı zaman bağırsaklar dolaşır ve gaz çıkmaz. O yüzden tekrardan küçük bir ameliyat ile dolaşan bağırsaklar çözülür ve gaz çıkartılır.

Sezeryan sonrası gaz çıkaramama sorununa ne iyi gelir

Sezeryan doğum sonrasında oluşan gaz kayısı hoşafı ile rahatça çıkartılır. Anne narkozun etkisinde çıktığı zaman kayısı hoşafını tüketerek rahatça gazını çıkartabilir. 
]]>
Sezeryan Çeşitleri https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-cesitleri.html Mon, 12 Nov 2018 01:44:37 +0000 Sezeryan Çeşitleri, Birincil sezaryen (primâre sectio caesarea) doğum sancıla­rının başlangıcından veya döl suyunun gelmesinden öncesinde tasarlanan ve yapılmış olan sezaryendir. Bunun tam tersine, ikin­cil sezar

Sezeryan Çeşitleri, Birincil sezaryen (primâre sectio caesarea) doğum sancıla­rının başlangıcından veya döl suyunun gelmesinden öncesinde tasarlanan ve yapılmış olan sezaryendir. Bunun tam tersine, ikin­cil sezaryen (sekundâre sectio caesarea) doğum zamanının baş­laması ardından gündeme gelmektedir. Sezaryen çeşitlerinin bu 2 biçimi aralarında çok fazla ciddi farklılık bulunur. Birçok çok fazla araştırmadan açıkça meydana çıktığı benzeri, bi­rincil sezaryende komplikasyon oranı oldukça ek olarak düşük­tür. O sebeple bu operasyonun bugünü, sancıların başlamasından ve su kesesinin patlamasından mümkün olduğunca bir önceki tarihe alınmalıdır.    

Geleneksel sezaryen çeşitleri  

Geleneksel sezaryen ameliyatında karındaki örtüsü edep yeri kılları hududu hizasında tahmini 12-14 cm'lik uzunca tek kesiyle kaldırılır. Kesi doğrultusu edep yeri kılları hududuna paraleldir. Bunun sonrasında, altta bulunan alt deri yağ dokusu ve bağ dokusu benzeri tabakalar enine kesilerek açılır. Bu sırada genelde az kanama olur; buda esasen, elektrokoter tecrübe ve cereyan akımıyla ısıtılan tek pens yardımıyla anında durdurulur. Ek olarak ardından lifler yönünde ortadaki karındaki kası ve benzer pozisyonda onun altındaki karındaki zarı açılır. Bu yöntemle cerrah karındaki boşluğuna erişmiş olabilir.  

Belden alt kısmı uyuşturularak sezeryan 

Sezaryen operasyonu genel anestezi ile hasta kişi uyutularak veya belden aşağısı uyuşturularak 2 pozisyonda yapılabilir. Belden aşağısını uyuşturma diye deyim edilen anestezi spinal anestezi veya epidural anestezi diye 2 pozisyonda olabilmektedir. Spinal ve epidural anestezide hastanın bilinci açık olabilir, bel aşağısı ve bacakları hissetmez duruma gelir. Sezaryen çeşitlerinde hem spinal hem epidural aynı anda (kombine spinal-epidural) uygulanabilir.     

Spinal ve epidural anestezi arasındaki fark nedir  

Spinal ve epidural anestezinin her ikisinde de belden omuriliğe doğru zoka ile ilaç verilir. Tek spinal anestezide ilaç omurilik çevrenindeki dura zarı geçilerek ek olarak içeriye sıvının içerisine verilir. Sezaryen çeşitleri epidural anestezide ise ilaç zarın dışarısına verilir, zarın arkasındaki sıvıya civarı ilerlenmez. Sezaryen çeşitlerinden spinal anestezide etki anında başlar, epidural anestezide etki 15-20 dk ardından başlar. Spinal anestezinin tesiri kısa sürer, ilaç bir defada verilir, tekrar ek ilaç verilerek etki ömrü uzatılamaz. 

 

]]>
Sezeryan Doğum Ameliyatı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-ameliyati.html Mon, 12 Nov 2018 11:22:36 +0000 Sezeryan doğum ameliyatı, normal yapılan bir doğumun mümkün olmayacağı ve vajinal bölgesinde zorlamanın meydana gelmesiyle sezeryanla doğum olayı gerçekleşir. Cerrahi bir müdahale gerektiren ve anestezi kullanılarak uyuşturula Sezeryan doğum ameliyatı, normal yapılan bir doğumun mümkün olmayacağı ve vajinal bölgesinde zorlamanın meydana gelmesiyle sezeryanla doğum olayı gerçekleşir. Cerrahi bir müdahale gerektiren ve anestezi kullanılarak uyuşturulan karın bölgesinde bebeğin ameliyatla çıkarılmasıdır. Sezeryan doğum ameliyatının fayda ve zararları vardır. Ancak  zararları ve riskleri çok yüksektir. 
 
Sezeryan doğum ameliyatı nasıl yapılır

Bebeğin annesinin karnı kesilmesiyle rahme kadar ulaştırıp ardından rahim kesilerek bebeğin dışarıya çıkarıldığı gibi karın bölgesinden de bebek çıkarılıp yapılan doğum yöntemidir. Normal doğumun kadın tarafından istenmediğinden yada doğumun yapılamaması sonucu sezeryan yöntemiyle yapılmaktadır. Normal olarak 45-50 dakika arasında tamamlanır aksi durum yaşanırsa bu süre uzayabilir. Sezeryan doğum ameliyatına annenin ağrı hissetmemesi için anestezi uygulaması altında yapılır ve tamamlanır.  Anestezi uygulaması bel altından itibaren yapılıp ameliyata başlanır.  Bütün işlemler bittiğinde vücutta kesilen yerler eriyen dikişlerle kapatılıp sezeryan doğum ameliyatı tamamlanır. 

Sezeryan doğum ameliyatın faydaları
  • Annenin doğum esnasında zorlandığında sezeryan doğum ameliyatı devreye girer ve rahatlatıcı bir özellik taşır.
  • Anne ve bebeği bazı risklerden korumaktadır.
Sezeryan doğum ameliyatın zararları
  • Sezeryan doğum ameliyatı sonrası, bacak damarlarında pıhtılaşma normal doğuma göre yüksektir.
  • Ameliyattan sonra bebek-anne etkileşimi gecikebilir.
  • Anne normal şartlarda yapılan doğumdan daha geç iyileşir ve hastaneden daha geç taburcu olur.
  • Sezeryan doğum ameliyatından sonra ağrılar fazladır.
  • İlk sezeryan doğum ameliyatı yapan bir annenin bir sonraki normal doğum yapması zorlaşır ve tehlikeli olur.
  • Doğum sonrası bebekte solunum riski yüksektir.
  • Sezeryan doğum ameliyatı yapan bir annenin taburcu olmasına rağmen bir sonraki günlerde tekrar hastanede yatma riski artmaktadır.
  • Sezeryanla doğan bebek süt emme gücü pek fazla değildir.
  • Yapılan son araştırmalara göre sezeryan doğan çocuklar astım hastalığını yakalanma riski daha yüksektir.
  • Sezeryan doğumu ameliyat esnasında oluşabilecek yapışıklıklar yüzünden ileride kısırlık problemiyle karşı karşıya kalma riski yüksektir.
]]>
3 Sezeryan Riskleri https://www.sezeryan.gen.tr/3-sezeryan-riskleri.html Tue, 13 Nov 2018 10:53:33 +0000 3 Sezaryen Riskleri, Sezaryen, anne adayının karnından açılan kesi ile rahime ulaşılması ve de rahimin kesilerek bebeğin dışarıya çıkarılması için kullanılan bir doğum yöntemidir. Bu doğum yöntemi anne adayının n 3 Sezaryen Riskleri, Sezaryen, anne adayının karnından açılan kesi ile rahime ulaşılması ve de rahimin kesilerek bebeğin dışarıya çıkarılması için kullanılan bir doğum yöntemidir. Bu doğum yöntemi anne adayının normal doğum istememesi ya da normal doğunun çeşitli sebepler ile yapılamadığı durumlarda kullanılır. Normal şartlar altında yarım saat ile 45 dakika içinde yapılan sezaryen kolay acısız bir doğum yöntemidir. ancak normal yöntem ile yapılan doğuma göre 3. sezaryenden sonra bu yöntemin riskli olması ya da sezaryen ile doğumdan sonra normal doğum yapmanın zor olması gibi bazı riskleri vardır.

Anne adaylarının sezaryen ile ilgili merak ettiği sorulardan birisi da kaç kere sezaryen ile doğum yapabilecekleridir. Sezaryen yöntemi ile doğum yaptıktan sonra normal doğum önerilmediği için bu konu özellikle merak edilebilen bir konu olmaktadır. Bu ve buna benzer sorular doktorlara oldukça fazla şekilde sorulur. Özellikle çok çocuk yapmak isteyen aileler için bu soru oldukça önemlidir.

Sezaryen ile doğumda uzman hekimlerin vardığı ortak görüş 3 olarak belirlenmiştir. 3 sezaryenden fazla doğum yapmak mümkündür velakin bu durumda çeşitli riskler artar. Aslında birinci sezaryen ile doğum da dahil yapılan her sezaryen yöntemi ile doğumun riskleri vardır. Yapılan her sezeryandan sonra karın içerisindeki yapışıklık artar ve bu diğer sezaryeni zorlaştırır. Yine bu karın bölgesindeki yapışıklığın artması plasentanın aşağıya doğru yerleşmesine ve rahime yapışmasına neden olacaktır. Bu durumlar istenmeyen bazı komplikasyonlardır. 3 sezaryen riski az olsa da özellikle 4. Sezaryenden sonra bu riskler daha belirgin özellikler göstermektedir. Sadece 4 ve üzeri sezaryende değil sezaryen sayısı her artığında bu riskler daha fazla artar. 3. sezaryende de riskleri yüzünden de bu doğum yapılamayabilir. Bunun gibi sebeplerden dolayı anne adayları mümkün olduğunca sezaryen ile doğumdan kaçınmalı ve normal yöntemlerle doğumu tercih etmelidir.

3 Sezaryen Riskleri Nelerdir

Birinci doğumda dahil olmak üzere yapılan her sezaryende riskler sayı ile doğru orantılı olacak şekilde artar. Bu riskler şunlardır;

  • Doğum kanalı plasenta yüzünden kapanabilir.
  • Plasentanın rahim duvarına sıkı bir şekilde yapışması
  • Rahim yaralanması
  • Bağırsak yaralanmaları
  • Mesanede oluşabilecek yaralanmalar
  • Kan nakli ihtiyacının artması
  • İç organların fıtıklaşması sorunu
  • Barsak tıkanması
  • Annenin yoğun bakım ihtiyacında artış
  • Yara bölgesinde enfeksiyon
  • Uterin enfeksiyon

İşte yukarıda sayılan bu riskler yüzünden 3 sezaryenden sonra riskler çok fazla artış gösterdiği için 4 ve üzeri sezaryen önerilmez. Yine aynı şekilde 3 sezeryanın riskleri ilkinden itibaren artış gösterdiği için 2. Ya da 3. sezeryanda da riskleri yüzünden yapılamayabilir. Ayrıca sezaryen ile doğumdan sonra normal yöntemle doğum tercih edilemediği için anne ve baba adayları sezaryen ile doğum yöntemini tercih etmeden önce kaç çocuk istedikleri gibi konuları iyice bir düşünüp tartışmalıdır.

Bu makalemizde sizlere 3 sezaryen risklerini ve kaç sezaryen ile doğum yapılabileceği gibi konular hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Umarım sizin için yararlı bir yazı olmuştur. Sağlıklı günler…

]]>
Sezeryandan Sonra Banyo https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryandan-sonra-banyo.html Wed, 14 Nov 2018 09:39:30 +0000 Sezeryan Sonrası Banyo, Sezeryan sonrası doğumdan sonra banyo yapmak normal doğum yapmış olan kişilerin hastaneden geç taburcu olmaları ile alakalıdır. Normal bir şekilde doğum yapmış olan bir annenin tam yirmi dört Sezeryan Sonrası Banyo, Sezeryan sonrası doğumdan sonra banyo yapmak normal doğum yapmış olan kişilerin hastaneden geç taburcu olmaları ile alakalıdır. Normal bir şekilde doğum yapmış olan bir annenin tam yirmi dört saat sonunda hastaneden taburcu olur iken sezer yan ile doğum yapmış olan anne ile bebeği tam iki günün sonunda taburcu edilerek evine gidebilir. Özellikle de sezeryan ile doğu yapan bir kişinin dikkat etmesi ve oluşabilecek bazı önemli noktalar vardır bunlar;

Sezeryan Doğum Sonrası Uyulması Gerekenler

  • Sezeryan yöntemi ile doğum yapan anneler bebeklerini çok fazla miktarda çok sık emzirmeleri sütün gelmesini kolaylaştırmak için oldukça önemlidir. Herkesin demiş olduğu şey sık, sık duyulan sütün birden gelmez veya az gelir tabiri çokta gerçek değildir. Bebek annesini ne kadar çok emerse süt kanalları da o kadar çok uyarılır. Yani emzirmek anne ve bebek açısından oldukça önemli bir noktadır. Bebeğin emme süresinde annede memesinin bakımına oldukça özen göstermelidir. Özellikle de ilk annelik deneyimi yaşıyor iseniz doğru bir şekilde bebeğinizi emzirebilmek için öncelikle doğru emzirme pozisyonunu bilmeniz gerek ve o şekilde tutmanız gerek.
  • Sezeryan sonrası doğumda dikişlerinde bakımı oldukça önemlidir. Çoğu doktor tam üç günün sonunda banyo yapmanıza izin verebilir. Ancak dikişin durumuna göre ve vücuda göre bu durum farklılık gösterir. Bu konuda doktorunuzun size tavsiyesine kulak verin ve uyun. Doktorunuz sizi en iyi bilgilendiren kişidir.
  • Sezer yan sonrasında seksüel ilişkiler için doktorlar en az dört altı hafta içinde benzeri bir zaman ayırmıştır. Bu zamanda sonra seksüel aktiviteler yapabilirsiniz.
  • Doğumdan sonra uyku ile dinlenmeye mutlaka vakit ayırın. Bu aşamada bebeğin dünyaya gelmesi ile birlikte sizinde zahmetli günleriniz kapıdadır. Bebeğinizin size vermiş olduğu zamanı çok iyi değerlendirin. Bu zamanlarda yorucu işler yapmayın bol, bol istirahat edin
  • Sezeryandan sonra vajinadan kan gelmesi sizi hiç korkutmasın bu durum gayet normaldir. Bu durum tam bir ay kadar sürebilir git gide zaten azalır. Böyle bir durumda sağlıklı pedlerden kullanın ancak bölgeye mutlaka tampon uygulanması gerekir.
  • Doğum sonrasında gebelik döneminde almış olduğunuz kilolardan yakınıyor iseniz günde tam yirmi beş, otuz dakika kadar mutlaka yürüyüş için zaman ayırın. Yapacağınız bu yürüyüşler gebelik sonrası almış olduğunuz ve bazı bölgelerde birikinti yapmaya başlamış olan yerel kilolardan kurtulmanıza yardımcı olur. Göbek ile karnınızda oluşan şişliği sadece yürüyüş ile doğru davranışlar yaparak düzeltebilirsiniz. 
  • Lavabo ile banyo sonrasında kesinlikle vajina içi yıkama işlemi yapılmamalıdır.
  • Ameliyattan belli bir zaman sonra doktorunuz sizi kontrole çağıracaktır. Bunu kesinlikle göz ardı etmeyin mutlaka düzenli bir şekilde gidin. 
  • İlk haftalar içerisinde yalnızca yürüyüş yapın ve çok fazla efor harcamayı gerektiren spor teknikleri kesinlikle yapmayın.
  • Çok fazla dikiş yerlerinde ağrı, ateş, kusma, öğürme, kanama ve bulantı var ise hemen hastaneye gidin. Bu belirtilerin sizde ortaya çıkması durumunda hiçbir şikayetiniz olmasa dahi doktorunuza gerçekleşen durumu kesinlikle söylemeniz gerekir.
  • Vajinadan oldukça kötü kokan akıntı geliyor ise bu durumu kesinlikle doktorunuza söyleyin. Çünkü bu durum enfeksiyon kaptığınız anlamına gelebilir.
  • Hastaneden taburcu olur iken size verilecek olan reçetede ki ilaç ile çeşitlerini mutlaka alıp kullanmalısınız. Bu bebeğiniz ile sizin için çok önemlidir. Eğer verilen ilaçları kullanmaz ihmal eder iseniz ağrılarınız olur. 
  • Bu dönem içerisinde sık, sık emzireceğinizden dolayı çok özenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat edin. Çünkü emziren annenin beslenmesine yansır.
]]>
Sezeryan Estetik Dikiş https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-estetik-dikis.html Wed, 14 Nov 2018 16:52:54 +0000 Sezeryan Estetik Dikiş, dışarıdan görünmeyecek şekilde cildin altına atılan dikiştir. Eskiden sezeryan da cilt tel zımba yada iple dikiş atılırdı. Şimdi çoğunlukla estetik dikiş ön planda. Benimde iki çocuğum var ve ikisi Sezeryan Estetik Dikiş, dışarıdan görünmeyecek şekilde cildin altına atılan dikiştir. Eskiden sezeryan da cilt tel zımba yada iple dikiş atılırdı. Şimdi çoğunlukla estetik dikiş ön planda. Benimde iki çocuğum var ve ikisi de sezeryan doğumla dünyaya geldi. Bende estetik dikiş tercih ettim ve gayet memnunum hiç bir sorunla karşılaşmadım. Sezeryan estetik dikişin sevdiğim bir yanı da hiç bir şekilde yan etkisi olmaması ve dikişten kötü, çirkin bir iz kalmamasıdır. Sadece cildimde kalemle çizik atılmış şekilde iz kalması pekte sorun olmadı. 

Sezeryan ameliyatta uterus, fasya, cilt altı, cilt gibi türlü dokulara katmanlar biçiminde dikişler konularak ameliyat bitirilir. Cildin kapatılması için atılan dikişler hem kozmetik açıdan hem de sezeryan yara yerinde enfeksiyon, açılma vb. istenmeyen durumların ortaya çıkması durumunu önlemek açısında da önemlidir. Sezeryan ameliyatında alışılagelen olarak uygulanan cilt kesesi karnın alt kısmında yatay olarak uygulanan "pfannenstiel insizyon" adı verilen kesidir. Çok nadir olarak bazı durumlarda göbekten aşağıya uzanan kesi uygulaması gerekebilmektedir, buna "göbek altı midline kesi" denilir. İkisine de aynı dikiş yöntemleri cilt kesisi için uygulanmaktadır. Bir de hastanın memnun olması gerekir ki buda rutin uygulanan pfannenstiel kesinin çok daha iyi sonuç veriyor olması ile sağlanır. Ayrı yet ten de daha az ağrıya sebep olmaktadır. 

Sezeryan Estetik Dikiş, Cildin altına dışarıdan görünmeyecek bir şekilde atılan dikiştir. Bu duruma subkutikuler sütur denilmektedir. Genellikle kendiliğinden eriyebilen (absorbable) dikiş materyalleri kullanılmaktadır. Dikiş tek tek değil sürekli (continue) olacak bir şekilde atılmaktadır. Halk arasında buna "estetik dikiş" ismi verilmiştir. Sezeryan estetik dikiş deniliyor olmasının nedeni dikişin dıştan gözükmemesi ve en önemlisi de az miktarda iz bırakıyor olmasıdır. En sık kullanılan sezeryan estetik denilen dikiştir. Birçok araştırmaya göre zımba ile kapatmada yara yerinin açılması ve enfeksiyon kapması daha fazla izlenmiştir. Lakin yara yeri görüntüsü, ağrı, hasta memnuniyeti üzeri konularda başkalık izlenmemiştir. Bir başka araştırmalara göre de aynı şekilde zımba ile kapatmada yara yerinde açılma ve enfeksiyon iki kat daha fazla görülmüştür. Diğer bir kaynakta, cilt altı subkutüküler dikiş yönteminin kozmetik açısından daha güzel ve iyi bir sonuç verdiği saptanmaktadır. 

Sezeryan Estetik Dikiş Ne Zaman İyileşir 

Cildin en üst epitel tabakasının oluşması 24-48 saat içinde gerçekleşmektedir. Bu sebeple genelde ameliyattan 2-3 gün sonrasında hastanın banyo yapmasına izin verilmektedir. Cilt dokusunun karşı karşıya güçlü, sağlam bir şekilde yapışması ve tamamen kapanması takribi 1 haftada gerçekleşmektedir. 

Estetik Dikiş Alınır Mı 

Rutin uygulanan cilt altı süturlar kendiliğinden eriyerek kaybolduğu için alınmazlar. Hastaya eğer erimeyen sütur ile dikiş atıldı ise genellikle ameliyattan 6-7 gün sonra alınmaktadır. Bazı durumlara göre de dikiş alma zamanı değişebilmektedir.
]]>
Sezeryan Sonrası İlişki https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-iliski.html Thu, 15 Nov 2018 02:02:59 +0000 Sezaryen Sonrası İlişki: Doğum yapmak kadının tüm vücut anatomisini değiştirecek ve vücudunun tekrar toparlanabilmesi için belirli bir zamana ihtiyacı olacaktır. Bebeğin dünyaya gelmesi  ile bebek bakımı, bedende yaşanan de Sezaryen Sonrası İlişki: Doğum yapmak kadının tüm vücut anatomisini değiştirecek ve vücudunun tekrar toparlanabilmesi için belirli bir zamana ihtiyacı olacaktır. Bebeğin dünyaya gelmesi  ile bebek bakımı, bedende yaşanan değişimlerden  psikolojik olarak etkilenmek ve sezaryenden dolayı vücutta  bulunan dikişlerin iyileşebilmesi adına toplamda 6 haftalık zamana ihtiyaç vardır. Zaten bu dönem halk arasında lohusalık dönemi olarak bilinmektedir. Özellikle doğumdan sonra ilk kırk gün cinsel ilişki yaşanmamakta, sonrasında vücut doğumdan önceki halini almaya başlayarak kendini toparlanmaktadır. Yani sezaryen doğum sonrası ilişkiye başlamak için lohusalık döneminin sona ermesi gerekmektedir. Sezaryen doğumlardan sonra her bayanın cinsel ilişki için kendini hazır hissetme zamanında değişiklik olabilir. Bazıları aylarca kendilerini hazır olarak hissedemezken, kimileri de 6 hafta içerisinde kendilerini cinsel ilişkiye hazır hissedebilirler. Özellikle sezaryen doğum sonrası dikişlerde oluşabilecek enfeksiyon durumu bu zamanı uzatabilecek bir etken olmaktadır. Hamilelik döneminden önce kilolu olma ve aynı zamanda gebelikle alınan fazla kilolar sonrasında sezaryen ile doğum yapmak dikişlerin daha zor tutması ve daha zor iyileşmesi adına biraz daha sıkıntı yaratacaktır. Bu durumda bayanlar sezaryen sonrasında cinsel ilişki yaşayabilmek için daha uzun süre beklemek isteyebilir ve geçen yoğun dönemin etkisini üzerinden atamayabilir. Psikolojik etkenlerin neden olabileceği birçok faktör bayanı ya da erkeği cinsel anlamda isteksizliğe itip belirli dönem bu istek ertelenebilir.

Sezaryen sonrası ilişki, cinsel istekte artma-azalma durumları: Hamilelik ve doğum yapmak kadına ait en özel durum olduğu için kendi vücudunu da özel hissederek bazı değişiklikler yaşayabilmektedir. 10 aya yakın bir süre bebeği taşımak, onun doğumuna vesile olmak ve sonrasında onu kendi sütü ile besliyor olmak sadece bebeğe ait bir yaşam şekline dönüşmekte ve yoğun annelik duygusu ile bir takım arzularına gem vurabilmektedir. Özellikle zorlu ve sıkıntılı bir hamilelik dönemi yaşanmış ve zor bebek sahibi olunmuş ise psikolojik olarak bebeğe bağlılık durumu ve bu bağlılık nedeni ile cinsel anlamda isteksizlik yaşayabilecektir. Bazen de aynı durum erkekte görülebilecek ve cinsel anlamda erkeğe ati soğukluk oluşabilecektir. Bu ihtimaller oldukça zayıf olup  geçici bir dönemi kapsamaktadır. 

Sezaryen sonrası ilişki yaşamak için bayanın anatomik olarak da bir zamana ihtiyacı olacaktır. Kanamanın kesilmesi, dikişlerin iyileşmesi, rahmin toparlanması, akıntıların son bulması ve vücudun tam anlamı ile kendine gelebilmesi için 6 hafta kadar zamana gereksinim olacaktır.Bazı bayanlarda cinsel ilişki için bu kadar süre beklemek istenmeyerek, kısa sürede normal cinsel yaşama dönme isteği olabilecektir. Sezaryen ile doğum yapıldıktan sonra cinsel manada isteksiz olmaktan ziyade; vücutta sanki inşaat oluyormuş gibi değişik bir yapılanma oluşu, kadını dikişlerin açılabileceği ve rahmin zarar görebileceği ihtimalleri ile korkutabilir. Doktor hastasına bir uyarı yapmadığı ve her şey yolunda gittiği sürece sezaryenle doğumdan sonra 6 haftaya kadar eski normal cinsel hayatlarına dönebileceklerdir.
]]>
Sezeryan Sonrası Akıntı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-akinti.html Thu, 15 Nov 2018 09:08:54 +0000 Sezeryan Sonrası Akıntı, Sezeryan doğum normal doğuma göre kadın için daha acısız sızısız geçer. Doğum sonrası akıntı normal yollarla yapılan doğum da görüldüğü gibi sezeryan sonrası akıntı da görül Sezeryan Sonrası Akıntı, Sezeryan doğum normal doğuma göre kadın için daha acısız sızısız geçer. Doğum sonrası akıntı normal yollarla yapılan doğum da görüldüğü gibi sezeryan sonrası akıntı da görülür. Ancak sezeryan ile normal doğum arasındaki fark sezeryan sonrası akıntı normal doğuma kıyasla biraz daha uzun sürer. sezeryan doğum sonrası aynen normal doğum yöntemi ile anne olan hanımlar gibi bebeğinize kavuşursunuz. Ancak iyileşme döneminde sezeryan ile doğum yapanlar da normal yöntem ele doğum yapmış olanlar gibi bazı akıntı sorunları yaşarlar. Sadece sezeryan yöntemi ile yapılan doğum karından yapılan bir cerrahi operasyon yöntemi ile yapılan bir doğum olduğundan, fazlalık olarak sezeryan yöntemi ile doğum yapmış kadınlar karın bölgesinde de bazı ağrılar çekmek zorunda kalırlar. Bu yüzden karın bölgesindeki ağrının etkisiyle sezeryan yöntemini kullanan anneler daha zor ya da uzun bir iyileşme dönemi geçirebilirler.

Sezaryen yöntemi ile doğum sonrası akıntı ilk bir iki gün parlak kırmızı ve ağır bir kan akışı olabilir. sezeryan sonrası akıntı da pıhtı da olabilir. Sezaryen sonrası bu akıntı yavaş bir şekilde incelir, azalır ve daha sulu bir şekilde geçen bu akıntı, pembeden kahverengiye, sarıya veya beyaza dönüşebilir. Sezeryan sonrası akıntı ile karşılaşan kadın enfeksiyon riski olduğu için bu akıntıyı dindirmek için tampon yerine temizlik mendili kullanmalıdır. Eğer sezeryan sonrası akıntı fazla ise ve iki saat gibi bir sürede dört beş paket temizlik mendili kullandıysanız mutlaka bir doktora başvurulması gerekir. Ayrıca doğum sonrası akıntı az olsa bile ateşiniz 38 derece ( 100,4F ) veya daha yüksek ateş durumunda ise mutlaka bir doktora başvurulması gerekir.

Sezeryan Sonrası Kanama Ne Kadar Sürebilir

Sezeryan sonrası akıntı yaşayan loğusa kadın doktorun bu durum için verdiği ilaçları düzenli bir şekilde kullanmalıdır. Yine de sezeryan sonrası 30-40 gün kadar etkisi giderek azalan şekilde kanama devam eder. bu süre içerisinde bile akıntısı olan kadının akıntısı çok fazla olursa mutlaka bir doktora başvurulması gerekir.

Akıntının Geçmesi İçin Yapılması Gerekenler

Sezaryen yöntemiyle doğum sonrası oluşan bazı yara ya da kesiklerin iyileşmesi 4-6 hafta kadar sürebilir. Sezeryan sonrası akıntı ile karşılaşmanız ve bitkin hissetmeniz son derece normaldir. Loğusa kadının çabuk iyileşmesi ve akıntıdan kurtulması için su hususlara dikkat edilmesi gerekir.

  • Öncelikle loğusa dönemindeki kadının sakin olması ve bol bol dinlenmesi gerekir. Mümkün olduğunca hiçbir iş yapmamalıdır.
  • Loğusa kadının sürekli karnını desteklemesi gerekir. Özellikle hapşırma, öksürme ya da gülme gibi bazı ani hareketlerde karın bölgesindeki kesik olan yer tutulmalıdır.
  • Loğusa kadın bol miktarda sıvı tüketmelidir. Bol miktarda sıvı tüketilmesi doğum esnasında kadının kaybettiği sıvıları tekrar almasına yardımcı olacaktır.
  • Kadının ağrıları ya da akıntıları artarsa gerekirse ilaç alın. Hangi ilacı kullanabileceğinizi hekiminize sorunuz. Bazı ilaçlar emziren kadın için güvenli değildir.

]]>
Sezeryan Sonrası Yatış Pozisyonu https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-yatis-pozisyonu.html Thu, 15 Nov 2018 10:14:38 +0000 Sezeryan Sonrası Yatış Pozisyonu, sezeryan sonrası loğusa annenin hangi pozisyonlarda uyuması ya da bebeğini emzirmesi gerektiği gibi konulardan bahsedeceğiz ve hangi pozisyonlarda durmanın loğusa anneye daha yararlı olacağı Sezeryan Sonrası Yatış Pozisyonu, sezeryan sonrası loğusa annenin hangi pozisyonlarda uyuması ya da bebeğini emzirmesi gerektiği gibi konulardan bahsedeceğiz ve hangi pozisyonlarda durmanın loğusa anneye daha yararlı olacağını anlatmaya çalışacağız. Sezeryan yöntemi ile doğum normal yöntemler ile doğumlara göre anne bu süre boyunca uyuduğu için daha az acılı ve sızılı geçer. ancak normal yöntem ile doğum yapan anneye göre sezeryen yönetme ile doğum yapan annenin loğusalık dönemi biraz daha uzun ve de zorlu geçer. çünkü sezeryan yöntemi ile doğumda anne adayının karnından bir cerrahi işlem yapıldığı için loğusa kadın birde karın bölgesinde ağrı sızı gibi çeşitli komplikasyonlar ile karşı karşıya kalır.

Doğumdan sonra sezeryan yöntemi ile doğum yapmış anneler de geçen bu loğusalık döneminde daha çok ağrı, akıntılar görülür ayrıca buna ek olarak da karın bölgesinde oluşan ağrı, sızı ya da kanama gibi çeşitli komplikasyonlar ile de yüz yüze gelirler. İste loğusa dönemindeki anne bu ağrıları, sızıları ya da akıntıları azaltmak için çeşitli yöntemler uygular. Bu kullanılan yöntemlerden birisi de annenin sezeryan sonrası yatış pozisyonu ya da çocuğunu emzirirken hangi pozisyonda kalmalı gibi bazı durumlardır. Anne sezeryan sonrası yatış pozisyonu ya da emzirme pozisyonu gibi durumlara biraz daha dikkat ederse bu loğusalık dönemi biraz daha ağrısız, sızısız ve de çabuk geçecektir.

Sezeryan Sonrası Emzirme Pozisyonları

Sezeryan sonrası karında oluşan yara yüzünden annenin çocuğunu emzirmesi biraz ağrılı olabilir. bunu önlemek için loğusa dönemindeki anne karın bölgesinin oraya bir yastık koyması güzel bir çözüm olabilir.

Daha rahat emzirmek için uygulanan bir iki pozisyonda vardır. bunlardan birisi sezeryan sonrası yatış pozisyonu olarak adlandırılabilen bir pozisyondur. Bu pozisyonda anne bir yere yan bir şekilde yatar ve bebeğini de bir elinden destek alarak ağzı meme ucuna gelecek şekilde yatırılır. Bebek bu şekilde emzirilir.

Bir diğer pozisyon ise futbol tutuşu adlı pozisyondur. Bu pozisyonda loğusa dönemindeki anne bebeğinin bir eliyle başını ve omzunu tutarken diğer eli ile bebeğin belinden tutar ve bebeğin ayaklarını elinin altından koltuk altına doğru yönlendirir. Bu pozisyon sezeryan sonrası yatış pozisyonlarından emzirmek için kullanılan en ideal pozisyondur.

Sezeryan Sonrası Yatış Pozisyonu Nasıl Olmalıdır

Aslında sezeryan sonrası uyurken yatış pozisyonu diye bir şey tam olarak yoktur. Çünkü normal bir insan zaten uyku sırasında bütün bir gece boyunca aynı pozisyonda kalamaz, fizyolojik olarak da bu pek mümkün değildir. ortalama olarak sekiz saatlik bir uyku sırasında ortalama olarak 25 – 30 kez pozisyonunu değiştirir. Bunun için sezeryan sonrası yatış pozisyonu olarak şu pozisyonda uyumanız sizin için daha yararlıdır gibi bir pozisyon önerilmez. Çünkü kişi ne kadar çabalasa da o pozisyonda uzun süre kalamaz. Ancak sezeryan sonrası annenin kendisini toparlaması için uyku çok önemlidir. Bu uykunun daha rahat olması için loğusa dönemindeki anne yan bir şekilde yatarak bacak arasına da bir yastık koyarak uyumaya başlaması onu biraz rahat ettirir. Annenin daha verimli bir uyku geçirmesi için yüz üstü yatmamaya çalışması önemlidir. Ancak daha önce dediğimiz gibi bunu sağlayabilmek çok zordur. Ayrıca annenin uyuduğu ortamın sessiz olması ya da ışığı az alan bir yerde uyuması daha verimli bir uyku geçirmesini sağlayacaktır.

]]>
Sezeryan Sonrası Süt Gelmesi İçin Ne Yapmalı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-sut-gelmesi-icin-ne-yapmali.html Thu, 15 Nov 2018 17:04:17 +0000 Sezeryan Sonrası Süt Gelmesi İçin Ne Yapılmalı, Anne adayının normal doğum yapmasına engel durumlarda sezeryan ameliyatı tercih edilir. Bazen de anne adayı ya da bebeğin durumun da tehlikeli bir durum söz konusu ol Sezeryan Sonrası Süt Gelmesi İçin Ne Yapılmalı, Anne adayının normal doğum yapmasına engel durumlarda sezeryan ameliyatı tercih edilir. Bazen de anne adayı ya da bebeğin durumun da tehlikeli bir durum söz konusu olursa acil olarak bu ameliyat türü tercih edilebilir. Sezeryan gebeliğin gidişatına bakılarak farklı haftalarda yapılabilir. Sezeryan doğumunda anne sütünün yaklaşık 2 gün sonra aktif halde gelmeye başladığı bilinen bir gerçektir. Normal doğum yapan anneler de ise doğumdan hemen sonra süt gelemeye başlar. Bu eşi benzeri bulunmaz sütü anneler bebeklerine vermek için doğumdan sonra bir süre alışma evresi geçirirler. Her ne şekilde doğum gerçekleşirse gerçekleşsin normal ya da sezaryen anne sütü ilk 6 saat içinde gelir fakat belirttiğimiz gibi sezeryan da bu durum yani sütün aktif hale gelmesi 2 günü bulabilmektedir. Bebek doğduktan sonraki en önemli safha  bir anne için bebeğini sorunsuz şekilde anne sütüyle beslemektir. Dolayısıyla zaten endişe içinde olan annenin mümkün olduğunca rahatlatılması gerekir. Zaten günümüzde artık bu konu da o kadar bilinçliyiz ki doğum yapılan sağlık kuruluşu tüm annelere emzirme eğitimi vermektedir. Bu konunun üzerinde önemle durulmaktadır. Bundan dolayı anne adaylarının strese girmemesi en önemli şeydir. Haklı olarak sütüm gelecek mi, bebeğimi yeterince besleyebilecek miyim, acaba süt yeterli mi, doyuyor mu ya da her ağlama sebebini aç olmasından mı kaynaklı diye düşünmekten kendimizi alamayız. Ama sütün yeterli ve verimli bir şekilde gelmesini sağlayacak bir takım yöntemler vardır, bunları bilirsek sıkıntısız bir şekilde emzirme işlemini gerçekleştirip bebeğimizin doyduğundan emin olabiliriz.

Sezeyan sonrası süt gelmesi için ne yapılmalı

  • En önemli şey stresten uzak durmak ve yeterince dinlenmektir. Çünkü anne dinlendikçe süt hormonları daha çok çalışır. Doğumdan sonra mümkünse evdeki düzeni aksatmamak ve günlük işlerin yapılması için bir büyüğünüzden ya da imkanınız varsa bir yardımcıdan destek almanız sizi çok rahatlatacaktır.
  • Ilık duş almak hem stresinizi azaltır hem de süt kanallarının açılmasını sağlayarak sütü daha rahat ve aktif bir şekilde vermenizi sağlar.
  • Göğüslere saat yönünde yapılan masaj süt bezlerini harekete geçirir.
  • Göğüs çevresine ıslatılmış sıcak havlu ile kompres yapmak yine süt bezlerini harekete geçirir.
  • Süt artırıcı çaylar artık her eczanede ve bebek ürünleri satılan mağazalarda fazlasıyla bulunmaktadır. Bunlardan 3-4 fincan tüketmek çok işe yarar. Aynı şekilde malt içeceklerinin de sütü artırdığı bilinmektedir.
  • Emzirme döneminde neredeyse spor yapmış gibi kalori harcayacağınızdan yeterli ve dengeli beslenmeye önem vermeniz gerekir, unutmayın ki ne yerseniz bebeğinize de onu vermiş olursunuz bu yüzden beslenmek çok önemlidir.
  • Bebeğinizi 2 saatte bir her iki göğsü boşaltacak şekilde emzirmek süt üretimini artırır. Bebek ne kadar çok emerse o kadar çok süt gelir.
  • Bebeğinizle olan ten teması süt üretimi için çok önemli bir faktör olup mümkün olduğunca kucağınıza alın sarılın, öpün, koklayın sütün nasıl arttığına inanamayacaksınız.
  • Anne sütünü artıran bazı gıdalar vardır: dereotu, kimyon, susam, ceviz, kuru incir, kuru kayısı, çörek oto en bilinenler arasındadır. Ve kalsiyumlu gıdalar tüketmeyi ihmal etmeyin.
  • Süt artırımında en önemli şey bol, bol su tüketmektir. Günde 2-3 litre su mutlaka düzenli olarak tüketilmelidir.

Sağlıklı günler dileğiyle.

]]>
Sezeryan Sonrası Kanama https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-kanama.html Fri, 16 Nov 2018 12:14:41 +0000 Sezaryen Sonrası Kanama, Sezaryen ile yapılan doğum sonrasında normal bir şekilde doğum yapmış olan anneler gibi bebeğinize kavuşursunuz. Ancak iyileşme süreci sezaryen ile doğum yapanlarda normal doğum yapan annele Sezaryen Sonrası Kanama, Sezaryen ile yapılan doğum sonrasında normal bir şekilde doğum yapmış olan anneler gibi bebeğinize kavuşursunuz. Ancak iyileşme süreci sezaryen ile doğum yapanlarda normal doğum yapan anneler gibi kanam problemi yaşarlar. Yalnızca sezaryen karından yapılmakta olan bir doğum olduğundan dolayı bu bölgenin şiddetli ağrılarını çekmek zorunda kalırsınız. Bu yüzden de karın bölgesinde hissedilen ağrını etkisi ile anneler normal doğum yapanlar göre iyileşme zamanı daha uzun olur. 

Sezaryen Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer

Sezaryen ile doğum yaptıktan sonra hastaneden eve geldiğinizde verilen anestezinin etkisi zaten çoktan geçmiş olur. Doğumun diğer etkileri daha net hissedilmeye başlar. Genel bir halsizlik hissi, ağrı ile kabızlık sorunun yanı sıra ilk zamanlarda fazlaca kanama olur. Bu durum sizi korkutmasın oldukça normal bir durumdur. İlk zamanda gelen kanamanın içinde pıhtılaşmada olduğundan dolayı gelen kanın rengi fazlasıyla koyu olur. Biraz zaman geçtikten sonra kanamanın rengi pembe sonra sarıya sonrada beyaz renge döner. Sezaryen doğumdan sonra iyileşme döneminde doktorunuzun önermiş olduğu ilaçları düzenli bir şekilde kullanmaya özen gösterin. 

Doktorunuzun kontrolü altında almış olduğunuz bu ilaçlar kanamanın biraz hafiflemesine yardımcı olur. Kullandığınız bu ilaçlar sayesinde rahminiz normal boyutuna geri döner. Bayan bu dönem içinde ayını adet kanamasında olduğu gibi kasılmalarda hisseder bu durum rahmin kasılmasını göstermektedir. Bu sayede kan damarları daralır ve gelen kanamanın önüne geçmek mümkün olur. Sezaryen sonrası kanama ne zamana kadar devam eder diye merak eden bayanlar bu kasılmaları mutlaka takip etmeleri gerekir. Bu kasılmalar olduğu sürece kanama giderek hafifler ve zamanla biter. Tabii kide bu süreçte kesinlikle ağır kaldırmamak yapmış olduğunuz fiziksel aktivitelere çok dikkat etmek rahminizin çok daha kolay düzene girmesini sağlar. Siz yinede sezaryenden sonra otuz, kırk gün kadar etkisi giderek azalır ama tamamen kesilmez. Bütün bunlara rağmen hiç hafiflemeyen hatta giderek artan kanamalar olduğu zaman mutlaka doktora giderek gereken tedbirleri alın. Göz ardı kesinlikle etmeyin kanamanın azalması gerekir iken giderek çoğalır ise bunu ihmal etmemeniz gerekir.

]]>
Sezeryandan Sonra Beslenme https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryandan-sonra-beslenme.html Fri, 16 Nov 2018 14:43:02 +0000 Sezeryandan sonra beslenme, Bazı nedenlere bağlı olarak annenin karnından operasyonla bebeğin dünyaya getirilmesine halk arasında Sezeryan ameliyatı denir. Ameliyatı takip eden bu süreçte doğumdan önceki bir beslenme şekli uygula Sezeryandan sonra beslenme, Bazı nedenlere bağlı olarak annenin karnından operasyonla bebeğin dünyaya getirilmesine halk arasında Sezeryan ameliyatı denir. Ameliyatı takip eden bu süreçte doğumdan önceki bir beslenme şekli uygulanmalıdır. Sezeryandan sonra beslenme 6 saat sonra yeyip içilebilmektedir. Sezeryandan sonra beslenmenin annenin iyileşme sürecini ve bebeğin beslenmesini etkileyeceğini unutmamak gerekir. Annenin sütünün miktarı yediği gıdalarla ve besleyiciliği ile alakalı bir durumdur. Bu süreçte bol miktarda sıvı tüketmesi gerekir. Süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı alması gerekiyor. Bu miktar size çok gelmesin. Vücudun kendini onarması ve toparlaması için suya ihtiyaç duyar. Annenin kalsiyum oranının iyi olması gerekir. Çünkü kalsiyum anneden alınıp bebeğe aktarılır. Bu sebepten kalsiyum eksikliği anneyi ve bebeği olumsuz etkilemektedir. Sezeryandan sonra beslenmede kafein içeren içecekler  süt verimini ve kalitesini düşürmektedir. Bu nedenle tüketmekten uzak durun.

 Sezeryandan sonra beslenme için tüketilmesi uygun olan gıdalar, 
  • Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yumurta, yoğurt peynir tüketmeye özen gösterin. 
  • C vitamini içeren gıdalardan bolca tüketin. Örneğin, portakal, mandalina, greyfurt  ve kivi gibi meyveleri eksik etmeyin. 
  • Yeşil sebzelerden salata yaparak bolca tüketilebilir. Bu sezeryandan sonra beslenme de taze sebzelerin tüketilmesi önemlidir. 
  • Kişiye göre değişen gaz yapıcı yiyeceklerin beslenme listesinden çıkarılması gerekir. 
  • Kuru meyveler ve kuru yemişler tüketilmesi gerekir. 
  • Tadlandırmak için bal ve pekmez kullanılmalıdır. Şekerin besleyici bir özelliği yoktur. 
  • Taze sıkılmış meyve suları tüketin. Örneğin, nar, narenciye, havuç vs. 
  • Çorbalarda sezeryandan sonra beslenmede çok önemlidir. Hem besleyici hemde doyurucu rahatsızlık hissi vermeyen mercimek çorbası, yayla çorbası, et suyu tavuk suyu çorbalar, sebze çorbaları vs. 
]]>
Sezeryandan Sonra Göbek Nasıl Gider https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryandan-sonra-gobek-nasil-gider.html Fri, 16 Nov 2018 17:07:06 +0000 Sezeryan sonrası göbek nasıl gider, sezeryan ile doğum yapan tüm kadınların doğum sonrasında araştırdıkları en önemli hususlardan biridir. Bir taraftan bebeğini en iyi şekilde beslemek için uğraşan anneler bir taraftan d Sezeryan sonrası göbek nasıl gider, sezeryan ile doğum yapan tüm kadınların doğum sonrasında araştırdıkları en önemli hususlardan biridir. Bir taraftan bebeğini en iyi şekilde beslemek için uğraşan anneler bir taraftan da doğumdan sonra üzerinde kalan fazla yağların özellikle de göbek çevresindeki fazlalıkların nasıl giderileceğini kara kara düşünmektedirler. Bebeğini kucağına almış anneler aile büyüklerinin bilhassa kayın valide ve annelerinin “bak yemezsen sütün olmaz” diye korkutmalarıyla da işin ucunu iyice kaçırırlar.    

Sizler için beslenme, diyet ve sağlıklı yaşamın bir arada bulunduğu sezeryan sonrası göbek eritmek için öneriler:

Sezeryan sonrası göbek ve çevresinde oluşan fazlalıklardan kurtulmanın en etkili ve sağlıklı yolu yapılacak fiziksel egzersizlerdir. Vücudunuzun kalori kaybetmesi ve her bölgeden incelmesini sağlayacak daha iyi bir yoldur.  Bu nedenle, hamilelik sonrasında göbek yağlarını kaybetmek için daha fazla hareket etmek gerekir. Ancak bu süreçte vücudunuz hamilelik ve sezaryen sonrası hala iyileşme aşamasında olduğundan bir spor salonuna gitmeyi ya da ağır bir egzersiz programı takip etmeyi düşünmeyin. Doğumdan sonra pek çok değişiklik geçiriyorsunuz. Herhangi bir fiziksel stres de iyileşmenin doğal sürecini etkileyebilir. Burada fiziksel aktivite ile kastedilen şey vücudunuza fazla yük getirmeden fakat kalori yakmanıza da yardımcı olan egzersizleri düzenli bir şekilde yapmaktır. Örneğin günlük düzenli olarak yapılacak yürüyüşler de sizi amacınıza ulaştıracaktır Çünkü yürüyüş tüm yağ yakma egzersizlerinin en iyisidir. Eğer mümkünse bisiklet, yüzme ve dans ile uğraşabilirsiniz. Bu egzersizler bir kaç dakika içinde kalp atışlarını yükseltir ve vücudun yağ yakmasını sağlar. Sezaryen sonrası karın yağlarını kaybetmek için en iyi egzersiz, pilatestir. Sezeryan sonrası göbeğin yok edilmesindeki en temel yöntem disiplindir. Egzersiz programınıza sadık olursanız kocaman olan göbeğinizin birkaç ay içinde sıkılaştığını göreceksiniz.

Sezeryan sonrası göbek nasıl gider, fazlalıklardan kurtulmanın bir diğer yolu beslenme şekline dikkat etmektir.

Doğumdan çıkıldığında yaklaşık 6 kilo verilebilir. Bu verilen kilo bebeğin ve suyun ağırlığıdır. Eğer hamilelik süresince ortalama olarak 12 kilo almışsanız sizin için eski kilonuza kavuşmak hiç zor olmayacaktır. Doğumdan sonra ki ilk altı haftanın bitiminde rahim eski boyutlarına hemen kavuşacak ve vücuttaki tüm fazla sıvı atılmış olacaktır. Eğer bu zaman zarfında düzenli ve dengeli beslenmeye devam edilir ise ve hayatınızdan tatlıyı çıkarmışsanız bu sayede de yaklaşık 1-2 kilo daha verebilirsiniz. Böylece halen hamile gibi duran görüntünüz ortadan kalkacaktır. Göbekte kalan fazlalıkları da hiç diyet yapmadan yalnızca yediklerinizde birazcık dikkat ederek vereceksiniz.

Ancak hamilelik süresince alınan kilolar 12 kilonun üzerinde ise basit diyetler ile göbeğin erimesi güçleşebilir. Eğer emziriyorsanız bazı diyetler de sütünüzün kesilmesine neden olabilir. Doğum sonrasında vücut bir iyileşme sürecine girer. Bu dönemde emziriyor olmak anne üzerinde bir yüktür. Bu nedenle az yağlı bir diyeti uygulamak akıllıca değildir. Vücudunuzun yağ ile birlikte pek çok besine ihtiyacı vardır. Fakat yağlı gıdaların tüketimini kontrol edebilirsiniz. Aksi takdirde göbek çevresindeki fazlalıklarınızdan kurtulamazsınız. Protein yönünden zengin bir diyet uygulamak gerekir. Proteinler hem uzun süre tokluk hissi verir hem de vücudun iyileşme süreci için faydalıdır. Ayrıca bol su tüketin. Su, en iyi metabolizma hızlandırıcıdır. Hızlı bir metabolizma, yağları hızlı yakma konusunda vücudunuza yardımcı olur. Diğer yandan diyetinizdeki lif alımını artırılması gerekir. Lif tokluk hissi uyandırır. Bu nedenle fazla yemek yemenizi engeller.

]]>
Genel Anestezi İle Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/genel-anestezi-ile-sezeryan.html Sat, 17 Nov 2018 06:55:22 +0000 Genel anestezi ile sezeryan, sezeryan, doğumun vajinal yolla değil de karın boşluğundan bir kesi açılarak gerçekleştirilmesidir. Normal doğum için engeli olan ya da normal doğumdan korkan anne adayları için uygulanır. Sezer Genel anestezi ile sezeryan, sezeryan, doğumun vajinal yolla değil de karın boşluğundan bir kesi açılarak gerçekleştirilmesidir. Normal doğum için engeli olan ya da normal doğumdan korkan anne adayları için uygulanır. Sezeryan bir cerrahi operasyondur ve dünya genelinde en çok kullanılan operasyonlardan biridir. Genel anestezi, halk arasında narkoz ve ürkütücü bir kavram olarak bilinmektedir. Ameliyat korkusundan ziyade genel anestezi alacak olmak bile çoğu hastayı korkutur. Genel anestezi sezeryan doğum sırasında yaşanacak ağrının tamamen ortadan kaldırılmasını sağlar. Anestezinin iki türü vardır. Biri genel anestezi diğeri ise lokal anestezidir. Lokal anestezi ufak çaplı ameliyatlarda yalnızca ameliyat bölgesini uyuşturmak için kullanılır. Ya da belirli bölgeleri uyuşturmak adına spinal ya da epidural anestezi olarak tercihe dilebilir. Dünya genelinde tüm ameliyat türleri göz önünde bulundurulduğunda en fazla tercihe dilen anestezi türü genel anestezidir. Fakat sezeryan doğumda dış gelişmiş ülkeler dahil genel anestezi ile sezeryan yerine epidural ya da spinal anestezi tercih etmektedir. Epidural anestezi ülkemizde henüz yaygın şekilde kullanılmamaktadır. Çünkü, epidural anestezi uygulamak özel bir eğitim gerektirmektedir. Bu eğitimi alan anesteziyog ülkemizde henüz çok fazla değildir. Epidural anesteziyi uygulamak için tecrübe ve özel bir eğitim gerekir.

Genel anestezi, günümüzde modern tıp sayesinde damar yoluyla verilen ilaçlar sayesinde uygulanır. Damardan hastaya ilaç verilerek hasta uyutulur. Sezeryan doğum boyunca hasta uyur ve doğum bitene kadar hasta anestezi uzmanı kontrolü altında olur. Anestezi uygulanmadan önce hastanın damar yolu açılarak sıvı verilir. Bu arada göğüs üstüne özel aletler yerleştirilerek anne adayının kalp elktrosu alınarak monitör yardımıyla takip edilir. Damar yolu açılmayan diğer kola tansiyon aleti takılır, parmak ucuna ise kanda oksijen oranını ölçen bir alet takılarak sezeryan doğuma hazırlanılır. Ardından anestezi uzmanı hazırlıklarını yapmaya başalr. Hastanın ağız ve burnunu kapatan bir maske takılır. Bu maske ile hasta oksijen solur ve beraberinde anestezik ilaç hastaya verilir. Hasta ilacı aldıktan birkaç saniye sonra uyur. Bu aşamadan sonra anne adayının ağzından soluk borusuna andotrakeal olarak isimlendirilen bir tüp takılır. Bu aşamadan sonra hastanın solunumu tamamen anestezi uzmanı kontrolünde olur. Anne adayına daha sonra ameliyatın gidişatına göre mide asidi giderici, aks gevşetici ya da salgı azaltıcı ilaçlar enjekte edilebilir. Bu tür ilaçlar anne adayında tüm refleksleri ortadan kaldırır. Sezeeyan doğum tamamlandıktan sonra anne adayına verilen tüm anestezik ilaçlar kesilir. Kas gevşetici ilaçları bloke eden ilaçlar enjekte dilerek hastanın refleksleri geri kazandırılır. Anne artık kendi iradesiyle soluk almaya başlar. Takılan tüp çıkarılır. Hastanın bilinci kontrol edilir. Eğer sorulan sorulara cevap vermeye başlamışsa artık ayılma bölümüne alınır. Ayılma bölümünde tam anlamıyla kendine gelen anne odasına alınır.

Genel anestezi ile sezeryan avantajları

Genel anestezi ile sezeryan doğumda epidural anesteziye nazaran çok daha çabuk uygulanır. Epidural anestezi için özel bir hazırlığa ihtiyaç duyulur. Başarılı bir epidural anestezide tansiyon düşmesini engellemek için epidural uygulanmadan 60 dakika önce anneye 1 litre sıvı verilir. Bu sıvı damar yatağını doldurmak içindir. Genel anestezide bu tür bir hazırlığa ihtiyaç duyulmaz. Genel anestezide tansiyonun seyri daha kolay yapılır. Epidural anesteziye göre genel anestezi ile sezeryan doğumda hastanın solunum daha rahat kontrol edilir. Fakat tüm bu avantajların önemi çok fazla değildir. Bu nedenle genel anestezi sezeryanda çok acil durumlarda tercih edilir. Bunun haricinde anne adayı epidural anesteziyi istemiyorsa ya da epidural için tıbbi bir sorun varsa yine genel anestezi tercih edilir.

Genel anestezi ile sezeryan doğum dezavantajları

Genel anes]]> Sezeryan Doğum Çeşitleri https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-cesitleri.html Sat, 17 Nov 2018 07:17:59 +0000 Sezeryan doğum çeşitleri, doğum herkesin bildiği gibi normal doğum dediğimiz vajinal doğum ve sezeryan doğum olarak iki türlü yapılmaktadır. Sezeryan doğum bazen zorunluluktan dolayı, bazen de anne adayının kendi isteğiyle ya Sezeryan doğum çeşitleri, doğum herkesin bildiği gibi normal doğum dediğimiz vajinal doğum ve sezeryan doğum olarak iki türlü yapılmaktadır. Sezeryan doğum bazen zorunluluktan dolayı, bazen de anne adayının kendi isteğiyle yapılan bir doğum türüdür. Sezeryan aynı şekilde yapılsa da, doğum sırasında kullanılan anestezi türüne göre çeşitlendirilir. Sezeryan doğum genel anestezi yöntemiyle yani hastanın tam olarak uyutulduğu şekilde ve sadece belden aşağısı uyuşturularak yani epidural anestezi ya da spinal anestezi kullanılarak iki farklı şekilde olur. Bu sezeryan doğum çeşitlerini daha detaylı açıklayalım.

Sezeryan doğum çeşitleri

Spinal ve epidural anestezi ile sezeryan doğum: Bu şekilde yapılan sezeryan doğum sırasında kadının bilinci tamamen açık olur. Ancak belden aşağısını ve bacaklarını hissetmez. Sezeryan doğumda bazen spinal anestezi, bazen epidural anestezi ayrı olarak kullanılabilir. Bazı durumlarda ise ikisi birden kullanılabilir. Normal doğum yapan annelerde ise, sadece epidural anestezi kullanılır. Buna ağrısız doğum denir. Normal doğumda spinal anestezi yöntemi kullanılmaz. Anestezi uzmanı tarafından uygulanan bu yöntemler doktorun kararıyla belirlenir. Uygulama yapılırken hasta yan yatar şekilde ya da oturur şekilde pozisyon alır. Bel bölgesi temizlenir ve ardından belden ince bir iğneyle girilerek, 1-2 dakikada ilaç verilerek anestezi yapılmış olur. Hasta anesteziyi aldıktan sonra 1-2 dakika içinde bacaklarda ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma başlar. Bu yöntemlerle yapılan anestezi sonucunda, bebeğe herhangi bir şekilde ilaç etki etmez. Bu yüzden sezeryanla doğum süresi uzun sürse de, bebeğin etkilenmesi söz konusu değildir. Normal doğuma göre kadına daha fazla anestezi verildiği için, kadının doğum sırasında bacaklarını hareket ettirmesi mümkün olmaz. Normal doğumda yapılan epidural anestezi sırasında verilen ilaç az olduğundan, kadının bacaklarını oynatmasında sorun olmaz.

Spinal ve epidural anestezi ile sezeryan doğum sırasında ilaç belden omuriliğe verilir. Spinal anestezide ise sadece verilen ilaç omurilik çevresindeki dura zarından daha içe doğru bulunan sıvıya ilaç verilir. Epidural anestezide ise, bu zarın dışına ilaç verilmektedir. Bu nedenle uyuşma etkisi spinal anestezide hemen başlamakta, epidural anestezide ise, 15-20 dakika içinde uyuşma başlar. Spinal anestezinin etkisi daha kısa sürer ve yeniden ilaç verilemez. Epidural anestezide etki ondan daha uzundur. Sonradan yine ilaç verilerek uyuşma süresi uzatılabilir. Kadının bel bölgesinde enfeksiyon olması halinde ya da kanama ve pıhtılaşma bozukluğu bulunuyorsa, sezeryan doğumda epidural ve spinal anestezi yöntemleri kullanılamaz. Bazı sezeryan doğumlarda ise, her iki yöntemde beraber uygulanabilir. Bu konudaki kararı anestezi uzmanı verecektir.

Genel anestezi ile sezeryan doğum: Sezeryan doğum çeşitleri arasındaki bu yöntemde kadına genel anestezi uygulanır. Bu şekildeki anestezide kadın doğum sırasında tam olarak uyutulur. Sezeryan doğumlarda genellikle epidural ve spinal anestezi kullanılsa da, bazı hallerde genel anestezi de tercih edilir. Özellikle acilen doğum gerçekleştirilecekse, genel anestezi yöntemi kullanılır. Çünkü genel anestezi uygulandığında, doğum daha kısa sürede başlatılabilir. Bu acil durumlar bebeğin sıkışması, annede kanama olması gibi haller olabilir. Bunun dışında annede kanama pıhtılaşma bozukluğu, belde enfeksiyon gibi sorunların olması halinde de, genel anestezi yöntemi tercih edilir. Bu gibi olumsuzluklar dışında sezeryan doğumun epidural ve spinal anestezi ile gerçekleşmesi hem anne için, hem de bebek için daha avantajlı kabul edilir. Ancak ülkemizde hala genel anestezi sezeryan doğumda yaygın şekilde kullanılır. Bunun nedeni anestezi uzmanlarının genel anestezi alanında daha deneyimli olmalarından kaynaklanır. Genel anestezi ile sezeryan doğum sırasında anne ve bebeğin ilaçlardan etkilenmemesi için, uzman bir anestezi doktoruna ihtiyaç vardır.
]]> Sezeryan Yarası https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-yarasi.html Sat, 17 Nov 2018 23:31:41 +0000 Sezeryan yarası, bilindiği gibi sezeryan doğum yapan kadınlarda yapılan doğum sonrasında  ciddi bir sorun haline gelmektedir. Özellikle son yıllarda iyice artmış olan sezeryan doğumlarda sezeryan yaraları kadınlarda çok karşı Sezeryan yarası, bilindiği gibi sezeryan doğum yapan kadınlarda yapılan doğum sonrasında  ciddi bir sorun haline gelmektedir. Özellikle son yıllarda iyice artmış olan sezeryan doğumlarda sezeryan yaraları kadınlarda çok karşılaşılır. Normal doğum yolunu tercih etmeyen kadınlarda doğum sırasında yapılan ameliyattan geri kalan iz olarak büyük bir ara açığa çıkar. Tıbbi olarak kontrol altında olan ve dikişli olan bu yaranın her ne kadar kontrollü olduğu bilinse bile yine de bakımları eksik edilmemelidir. Sezeryan yarası, yaklaşık olarak birkaç ay içerisinde tamamen iyileşebilecek bir yaradır. Bu yaraların kontrollü olarak bakımlarının yapılması hızlı bir iyileşme sürecinin olmasını sağlamaktadır. Sezeryan yaraları, kadınlarda bazen stresin oluşmasına da neden olabilmektedir. Çünkü bu yaralar her ne kadar iyileşse bile yine de iyileşme sonrasında karın bölgesinde iz olarak kalmaktadır. Bu nedenle cildin altından atılan dikiş yöntemleri uygulanarak iyileşme sonrasında çok büyük izler kalması önlenmektedir. Bu nedenle sezeryan yarasının en çok korkulan yönü ortadan kalkmış olur. Sezeryan yarası üzerinde bulunan dikişlerin aldırma derdi de günümüzde bulunmamaktadır. Çünkü sezeryan yarası üzerinde bulunan dikişler, belli bir süre sonra kendiliğinden eriyen türdendir. Bu nedenle yaraların iyileşmesi sonrasında hastaneye giderek dikişleri aldırmanıza gerek kalmayacaktır. 

Sezeryan yarası için dikkat edilecek durumlar:
  • Sezeryan yarası bulunan kadınların ameliyattan sonraki bir ay boyunca bazı zorlayıcı egzersizleri yapmaması gerekmektedir. Ameliyat bölgesinin ve sezeryan yarasının yeni olması nedeniyle bu bölgelerde ciddi rahatsızlıklar meydana gelebilmektedir. Son derece önemli problemlere neden olabilecek bazı egzersizlerden belli bir süre uzak durmanız sizleri için çok daha iyi olacaktır. 
  • Sezeryan yarası üzerinde ameliyattan sonra iki haftaya kadar herhangi bir kanama, sulanma ya da koku oluşursa kesinlikle zaman kaybetmeden uzman bir doktora görünmelisiniz. Çünkü bu gibi belirtiler direk olarak sezeryan yarasının enfeksiyon kaptığının göstergesidir. Böyle durumlarda erken müdahale ile meydana gelen enfeksiyonların önüne geçilebilir. 
  • Sezeryan yarası üzerinde hafif olarak yanmalar ve ağrı meydana gelmesi normaldir. Bu durum özellikle iyileşme dönemlerinde kaşıntı durumlarıyla birlikte görülmeye başlar. Meydana gelen ağrılar ve kaşıntılar dikişlerin uç bölgelerinde yoğunlaşabilir. 
  • Sezeryan yarası üzerindeki dikişlerin açılmamasına dikkat etmelisiniz. Bu dikişlerin açılması ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. 
  • Sezeryan yarasının daha da hızlı bir şekilde iyileşebilmesi için bol bol et ve kemik suyu tüketmelisiniz. Çünkü bu gibi besinlerin tüketilmesi durumunda sezeryan yarası çok daha hızlı iyileşir. Bunun yanında doğal antiseptikler kullanmalısınız. Bu şekilde hızlı bir iyileşme sağlayabilirsiniz. 
Sezeryan yarası, sık sık kontrol gerektiren bir durumdur. Bu kontroller hem sezeryan yarası için hem de meydana gelen doğum sonrasında ortaya çıkabilecek rahatsızlıklarında daha önceden kontrol edilebilmesi için çok büyük önem taşımaktadır. Sezeryan doğum yapacak olan tüm insanlarda kaçınılmaz olan bu yaraların görülmesi durumunda temizlik tutumu çok önemlidir. Özellikle anne ve bebeğin bulunduğu ortamın çok temiz olması sizler için çok daha iyi olacaktır. 
]]>
Sezeryan İzi https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-izi.html Sun, 18 Nov 2018 23:30:50 +0000 Sezeryan izi: Doğumu gerçekleştirecek uzmanların anne veya bebeğin tehdit altında olduğu bir durumda annenin alt tarafı yukarıdan aşağı kesilir ve bebek anne karnından çıkarılır. Sezeryan bir tıbbi doğum yöntemidir. Normal Sezeryan izi: Doğumu gerçekleştirecek uzmanların anne veya bebeğin tehdit altında olduğu bir durumda annenin alt tarafı yukarıdan aşağı kesilir ve bebek anne karnından çıkarılır. Sezeryan bir tıbbi doğum yöntemidir. Normal doğum yapmayan anneler için de sezeryan uygulanabilir. Bebeğin iri olması durumunda normal doğum yerine sezeryan tercih edilir. Eğer rahim bebek doğurmak için uygun gelişmişlikte değilse de sezeryan yapılır. Rahimde kanama varsa, rahmin hasar alması sonucunda kanama başlamışsa da normal doğum yerine sezeryan uygulanır. Annenin bir hastalığı varsa ve bu durum ıkınmasını engelliyorsa sezeryan ile doğum uygulanır. 

Sezeryan ile doğum yapan kadınların sezeryan izi bazılarında belli belirsizken bazılarında kabarık kırmızı görünümlüdür ve bu dışarıdan insanları rahatsız edebilir. Dikiş izi görüntüsünün dışında bazı kadınlarda bu izden dolayı göbek sarkması oluşabilmektedir. Bu tür sarkmalar yara izi düzeltme işlemi ile düzelebilmektedir. Yara düzeltme işlemi Bölgesel uyuşturma yani lokal anestezi uygulanarak düzeltilir. Karında gevşeme ve büyük oranda sarkma varsa mini karın germe veya tam karın germe işlemi uygulanmaktadır. Bazı durumlarda dikişler cerrahi olarak çıkarılıp yeniden dikilebilir. Sezeryan izinde ağrı, kırmızı kabarma varsa, dikişte keloid varsa, sezeryan izi çukurlaşmış ve sarkıyorsa, giyilen dar elbise ve mayodan çukur izi belli oluyorsa bu durumdaki kişilerin eski dikişleri cerrahi yöntemi ile çıkarılıp yeniden dikilmesi uygundur. Dikiş izi düzeltilmesi yapılacak bir kişiye bölgesel uyuşturma uygulanır ve hasta aynı gün evine gönderilir. Eğere karın germe işlemi uygulanırsa o zaman genel anestezi tercih edilir ve hasta evine gönderilir. Hasta aynı gün işe başlayamaz birkaç gün dinlenmesi gerekir. Bu tür dikişlerin iyileşme süreci 10 gündür. Bu süre içerisinde hastalar dikişlerine dikkat etmeli ve ağır şeyler kaldırmamalıdır. Arada yürümelidir. 
]]>
4 Sezeryan Riskleri https://www.sezeryan.gen.tr/4-sezeryan-riskleri.html Mon, 19 Nov 2018 02:04:01 +0000 4 Sezeryan Riskleri, Doğum yapmaya hazırlanan bayanların genelde tereddüt ettikleri ve aynı zamanda da sezeryan ile doğum yapmaya çok eğimli oldukları gözlenmektedir. İlk Doğuma hazırlanan bayanların korkulu rüyası doğum san 4 Sezeryan Riskleri, Doğum yapmaya hazırlanan bayanların genelde tereddüt ettikleri ve aynı zamanda da sezeryan ile doğum yapmaya çok eğimli oldukları gözlenmektedir. İlk Doğuma hazırlanan bayanların korkulu rüyası doğum sancıları korkusudur.Kendisinin ilk doğumu olmasına rağmen doğum sancısını beyninde aşırı derecede büyütür. Bu korkuların etkenlerinden birisi ve en önemlisi,  genç kızların doğum yapan bayanların doğum sancılarını izlemesi ve bu durumdan etkilenmesidir. Belki de genç kız iken  korkuya kapılmasa bu kadar doğurmaktan korkmayacak.

İkinci bir husus ise maalesef bazı doğum yaptıran doktorlar,hastaya sezeryan la yapılan  doğumun risklerini ayrıntılarıyla anlatmayıp hastanın tercihine bırakıyorlar. Sezeryan ile  doğumun çok kolay ve ağrısız  olduğunu hastaya söylüyorlar.  Doğum yapacak bayanları adeta sezeryana teşvik ediyorlar. Halbuki her sezeryan ile  yapılan doğumda, rahim içi yapışıklıklar oluşur,sezeryan sayısı arttıkça bebeğin eşinin aşağıya yerleşme ve rahme yapışma olabilir. Genelde ilk 3 sezeryan dan sonra risk olur denir,ama yapılan her ameliyatın bir riski vardır. Sezeryan doğumun sayısı arttıkça risklerin sayısında artar.

4 Sezeryan Risklerini sıralayacak olursak
  • Doğum kanalını plasenta kapatır.
  • Bebeğin eşinin rahim duvarına yapışması.
  • Rahimin hasar görmesi.
  • Barsak ve mesanenin hasar görmesi. 
  • Doğumdan sonra bacak damarlarında oluşan pıhtı akciğerlere atma riski vardır.
  • Doğumdan sonra normal doğuma göre ağrı ve sancılar daha fazladır
  • Hastanın normal doğuma göre iyileşmesi daha geç olur.
  • Normal doğumda bebekler doğum kanalından doğarken akciğerlerindeki suyu dışarı atar. Sezeryan ile doğumda bu olmaz.
  • Rahim kanamalarından dolayı rahmin ameliyatla alınma riski vardır.
  • Sezeryan doğumundan sonra normal doğum yapma olanağı azalır. 
  • Sezeryan doğumdan sonra bebeklerde solunum sıkıntısı normal doğuma göre daha fazladır.
  • Sezeryan la doğum yapanların ileride kısırlık olasılığı olma riski daha fazladır.
]]>
Sezeryan Sonrası Belde Ağrı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-belde-agri.html Mon, 19 Nov 2018 14:52:47 +0000 Sezeryan Sonrası Belde Ağrı, sezeryan doğum yapan anne adaylarının yaşadıkları şikayetler çoğunlukla ilk iki gün atlatıldıktan sonra sona ermektedir. Ancak sezeryan doğum yapan kadınların bazılarında ağrı şikayetleri dev Sezeryan Sonrası Belde Ağrı, sezeryan doğum yapan anne adaylarının yaşadıkları şikayetler çoğunlukla ilk iki gün atlatıldıktan sonra sona ermektedir. Ancak sezeryan doğum yapan kadınların bazılarında ağrı şikayetleri devam edebilmektedir. Sezeryan doğum için genellikle epidural ya da spinal anestezi uygulanmasından dolayı en yoğun olarak ağrılar hissedilebilir ve doğum sonrası dönemde bel ağrıları fazlası ile hissedilebilmektedir. Bel ağrısı bazı kişilerde anestezinin etkisinin geçmesi ile daha fazla artış göstererek hissedilebilmektedir. Sezeryan doğum sonrasında belde meydana gelen ağrı kişinin ani hareketlerde bulunmasından kaynaklı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Kişi dikkat etmeden eğilip, kalkarken ya da yatarken dikkat etmez ise bel bölgesinde ağrılar hissedebilir. Çoğunlukla her ameliyat sonrasında cerrahi işlem uygulanan bölgede cilt altındaki mevcut olan kas ile fasya dokularının kesilmesinden kaynaklı karın bölgesinde ağrılarda hissedilmektedir. 

Sezeryan Sonrasında Belde Ağrı Neden Olur, sezeryan doğum yapan anne aday ilk zamanlarda bebeğini emzirirken bel kısmında vuran ağrılar söz konusu olabilir. Emzirme esnasında ortaya çıkan bu ağrının sebebi ise, refkelkslerin uyarılması ile rahmin eski haline dönmesinde kaynaklı olarak görülebilir. Ayrıca sezeryan doğumunda belden yapılan epidural ve spinal anestezi genel olarak belde ağrılara sebep olabilmektedir. Bel ağrısı sezeryan doğumun ardından 1-2 hafta sonra kendiliğinden geçmektedir. Eğer sürekli devam eden ve geçmeyen ağrı şikayetleri söz konusuysa, mutlaka hemen doktora başvurulmalıdır. Sezeryan sonrasında belde oluşan ağrının geçmesi için doktorun önermiş olduğu ağrı kesici ilaçları kullanabilirsiniz. Bunun dışında kas gevşetici ilaçlarda doktor kontrolünde önerilebilir. Ancak sezeryan doğumdan sonra sırt, kaburga ve belde meydana gelen ağrı şikayetlerinde herhangi bir korkulacak durum söz konusu değildir. Çünkü sezeryan ile doğum yapan her 10 anne adayının 8'inde bel ağrısı görülebilmektedir. Sezeryan doğumu sonrasında anne adayının mutlaka dilenmesi önerilmektedir, eğer çok fazla ayakta kalır,  iş yaparsa belde ağrı şikayeti yaşaması kaçınılmaz olmaktadır. Sezeryan doğumundan sonra 1-2 hafta bebek uyuduğu zaman sizde uyuyarak kendinizi dinlendirin. Bunlara dikkat ederseniz sezeryan doğum sonrasında belde ağrınız varsa kısa zamanda hemen geçecektir. 
]]>
Belden Uyuşturmalı Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/belden-uyusturmali-sezeryan.html Mon, 19 Nov 2018 20:44:03 +0000 Belden Uyuşturmalı Sezaryen, Sezaryen ameliyatı genel anestezi ile hasta uyutularak ya da belden aşağıyı uyuşturarak iki şekilde yapılan bir ameliyat çeşididir. Belden aşağısını uyuşturma diye de bilinir, anestezi spinal ya Belden Uyuşturmalı Sezaryen, Sezaryen ameliyatı genel anestezi ile hasta uyutularak ya da belden aşağıyı uyuşturarak iki şekilde yapılan bir ameliyat çeşididir. Belden aşağısını uyuşturma diye de bilinir, anestezi spinal ya da epidural anestezi diye iki şekilde yapılabilmektedir. Spinal ve epidural anestezide hastanın bilinci yerin de olur yani bilinci açık olur, ama belden aşağısı uyuşturulduğu için hissetmez şekle getirilir bu duruma gelmesi için hastaya belden iğne ile anestezi yapılır. Sezaryende hem spinal hem de epidural hatta bazen ikisi de yapılır. Fakat normal doğumda hastaya yalnızca epidural anestezi yapılır, diğer bir adı ise halk arasında ağrısız doğum diye bilinir. Spinal anestezi normal doğumda  yapılmaz. Bu tür uygulamalar bu konuda uzman olan kişiler tarafından yapılmalıdır, yani anestezi uzmanları yapmalıdır. Belden uyuşturmalı sezaryen de hasta oturur veya yan yatar şekilde olur bel kısmı iyice temizlenir daha sonra ince uçlu bir iğne ile belden içeri girilir ve 2-3 dakika kadar kısa bir sürede ilaç verilir ve anestezi işlemi bitmiş olur ve hastaya belden aşağısının hissedip hissetmediği sorulur bu soru sorulurken hastanın bacağına iğne veya başka bir şeyle dokunulur hasta hissetmiyorsa ameliyata başlanır. Bu şekilde bebeğe ilaç hiç gitmediği için bebek hiç etkilenmez. Ameliyat bazen bir az normalden uzun süre bilir ama bebek kesinlikle hiç bir şekilde etkilenmez. Normal doğumda yapılan epidural anestezide çok daha az ilaç kullanıldığı için hasta yani anne doğum esnasında bacaklarını hareket ettirebilirken, sezaryende ise bacaklarını hareket ettiremez.

Belden Uyuşturmalı Sezaryen Nasıl Yapılır

Spinal ve epidural anestezinin her ikisinde de aynı şekilde belden omuriliğe doğru iğne ile ilaç verilir. Fakat spinal anestezide ilaç omurilik çevresindeki duran zarı geçerek daha içeriye sıvının içine verilir. Epidural anestezide ise ilaç bu zarın dışına bırakılır, zarın arkasında olan sıvıya kadar gidemez. Spinal anestezide ilaç etkisini hemen gösterir, epidural anestezide ise etki zamanı 15 ile 20 dakika sonra başlar yani ilaç etkisini 15 ya da 20 dakika sonra gösterir. Spinal  anestezinin etkisi kısa zamanda geçer, iğne bir kez yapılır. Yeniden ilaç vererek etki süresi uzatılamaz. Epidural anestezide etki zamanı bir az daha uzun olabilir, tekrar ilaç vererek anestezi biraz uzatılabilir. Epidural anestezide hastanın belinde takılı bir katarater yani ince bir boru bırakılır ve ameliyattan sonra bu kateterden yeniden ilaç verilebilir böylece hasta ağrı hissetmez, spinal anestezide anestezinin yapıldığı yer hemen kapatılır ve katereter bırakılmaz. Spinal anestezide ameliyattan sonra baş ağrısı riski epidural anesteziye nazaran çok daha fazla olur. Bel kısmında bir rahatsızlık var ise yada hastada kanama pıhtılaşma bozukluğu var ise spinal ve epidural anestezi yapılamaz. Bazen sezaryende hem epidural hem de spinal anestezi ikisi birlikte yapılır. Buna da kombine anestezi adı verilir. Hangisinin hasta için uygun olduğuna anestezi uzmanı karar verecektir. 

Oluşacak Sorunların Önlenmesi: Epidural  uygulama sırasında meydana gelebilecek en büyük ancak az görülen sorunlardan biri anestezinin başarısız olmasıdır ve bu durum genellikle hamilelikte aşırı kilo almış anne adaylarında ortaya çıkmaktadır. Bu tür olaylarda normal doğumda, alternatif ağrı kesme metotlarına, sezaryende ise normal anesteziye geçiş yapılır. Epidural uygulandıktan itibaren en sık karşılaşılan  iki sorun tansiyon düşmesi ve bulantı hissinin meydana gelmesi olup anestezi doktorunun aldığı önlemlerle geriye dönülebilir. Epidural, kombine anestezi ve özellikle de spinal anesteziden sonra karşılaşılan sorunlardan biri de 24-72 saat sonra ortaya çıkan baş ağrısı problemidir. Bu ağrının sebebi iğnenin uygulandığı yerden işlemden sonra beyin omurilik sıvısının sızmaya devam etmesidir. Bu durum saf spinal anestezilerde daha sık ortaya çıkmasına rağmen günümüzde kullanılan ince uçlu iğneler sayesinde daha az görülür ve meydana geldiği zaman daha kısa sürede]]> Sezeryan Sonrası Karın https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-karin.html Tue, 20 Nov 2018 20:15:15 +0000 Sezeryan Sonrası Karın, Hamile olan ve sezeryanla doğum yapan kadınların en büyük korkulu rüyası, doğumdan sonra geriye kalan karın bölgesi ve göbek'tir. Ancak karında bulunan şişlik ve dikiş nedeni ile sezeryan doğum yapan k Sezeryan Sonrası Karın, Hamile olan ve sezeryanla doğum yapan kadınların en büyük korkulu rüyası, doğumdan sonra geriye kalan karın bölgesi ve göbek'tir. Ancak karında bulunan şişlik ve dikiş nedeni ile sezeryan doğum yapan kadınlar bir süre ani hareket etmemek zorundadırlar. Üstelik emzirme dönemi nedeni ile de karında bulunan şişlik ve göbek hızla büyümektedir. Bu nedenle bu aylarda yapılabilecek en uygun adım beslenme düzenine ve beslenme tarzına verilen dikkattir. Daha çok yağsız ve tuzsuz beslenmek vücutta ödem birikmesini ve karında yağ oluşunu engeller. Düzenli diyet yaparak bol bol su içmek bu süreci kolay atlatmaya yardımcı olacaktır. 

Sezeryan Sonrası Karın, Sezeryan ameliyatı ile doğum yapan kadınların alt karınlarında ince uzun çizgi şeklinde bir dikiş bulunur. Dikişin tam kaynayana kadar herhangi bir enfeksiyona maruz kalmaması gerekir. Burada oluşacak olan iltihap doğum yapan kadında ciddi hasarlar bırakabilir. Ayrıca beli sıkan, dar ve korseli giyimlerden uzak durulmalıdır. Yoksa dikişler patlayarak burada kanamaya hatta enfeksiyona neden olabilir. Bu dönemi çabuk atlatmanın yolu vücuda vitamin ve mineral depolamak ve bol bol su tüketmektir. Böylelikle vücutta sıkışıp kalan doğum sonrası iç de oluşan enfeksiyon, idrar yolu ile vücuttan atılır. 

Sezeryan Sonrası Karın İçinde Oluşan Şişlik Nasıl Gider

Sezeryan ile doğum yapan kadınların büyük bir kısmı sorunsuz bir ameliyat yaşar. Bir kaç ay beslenme düzenine başladıktan sonra, yavaş yavaş dikişlerin düzelmesi ile artık karın egzersizleri ve yürüyüş yaparak karında oluşan istenmeyen şişliklerden ve yağlardan kurtulabilir. Ancak egzersizleri yaparken yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kesinlikle uzak durun. Yoksa egzersiz ile damarları açıp zayıflayayım derken daha çok kilo alırsınız. Bu nedenle kendinize en uygun diyeti uygulayarak ve dikişlerinizi zorlamadan egzersizleri uygulayın. Ayrıca sezeryan doğum sonrası pilates yapmakta karın kaslarının çalışmasına ve karının istenilen forma ulaşmasında inanılmaz etkileri vardır. 

Plates yaparken normal bir insanın yaptığı hareketleri yapabileceğinizi düşünmeyin. Çünkü sezeryan doğum zor bir ameliyattır. Dikişler her an patlayabilir. Bu nedenle ilk aylar çok basit hareketler ile vücuda baskı vermeden hareketleri yapın. Hareketleri yaparken de en az günde iki litre su tüketin. Su vücudun metabolizmasını hızlandırarak daha çok kalori ve yağ yakmanızı sağlayacaktır. Ayrıca lifli gıdalar tüketin. Kas gelişini hızlandıracak ve sizi az yemek yiyerek tokluk hissi verecek aynı zamanda bebeğinize süt oluşunda da fayda sağlayacaktır. 
]]>
Sezeryandan Sonra Adet https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryandan-sonra-adet.html Wed, 21 Nov 2018 12:56:13 +0000 Sezeryandan Sonra Adet, Sezeryanla doğum yapmış olmanın adet üzerinde hiçbir olumsuz yönü yoktur. Sezeryan doğum ve normal doğumda aynı şekilde anne bebeğine başka bir ek gıda vermeyip yalnızca bebeğini emziriyorsa genellikle Sezeryandan Sonra Adet, Sezeryanla doğum yapmış olmanın adet üzerinde hiçbir olumsuz yönü yoktur. Sezeryan doğum ve normal doğumda aynı şekilde anne bebeğine başka bir ek gıda vermeyip yalnızca bebeğini emziriyorsa genellikle ilk adet kanaması doğumdan sonraki 3. ayda başlar. Sezeryan doğumdan sonra ilk bir ya da iki ayda 40 sonu olarak adlandırılan adet kanaması ile karıştırılan bir kanama da görülebilir. Bu kanama adet kanamasının başladığı anlamına gelmez. 

Sezeryandan sonra adet kanamaları bazı annelerde daha kısa zamanda yaşanırken bazılarında ise 10 aya kadar uzayabilir Bu nedenle anneler kesinlikle telaşa kapılmamalıdır. Çünkü yaşanan bu durum kısa bir zaman içerisinde düzene girecektir. Sezeryan doğumdan sonra annelerin bazılarında ise adetler hemen başlayabilir düzenli bir şekilde görülebilir. Bazı emziren annelerde ise, emzirilen döneminde salgılanan hormonlar nedeniyle yumurta üretimi olmayacağı için yeniden gebe kalma durumu olmayabilir. Adetin düzenli olup olmaması kesinlikle annenin büyümesi ile ilgili bir durumdur ve her kadında farklı bir şekilde görülebilir. Ancak bilinmelidir ki doğumdan sonra adet kanaması görmemek ya da bebeği emzirmek hamile kalmayı engellemez. Bu nedenle adet döngüsü başlamamış olsa dahi ve emzirme durumu devam etse bile her annenin korunma yöntemlerine başlaması gerekir. Çünkü emzirmek gebelikten koruyan bir faktör değildir. Sezeryan doğumundan sonra yaşanan ilk kanama genellikle kırmızı renkte bir akıntı ile başlar ve daha sonra pembe rengi veya kahverengi sarımsı ve beyaz renge dönüşerek devam edebilir.
Sezeryan doğumundan sonra emzirmeler bittiği halde bile adet kanamaları başlamadı ise veya adet düzensizlikleri yaşanıyorsa ve şiddetli kanama durumu varsa doktora görünmekte fayda vardır.
]]>
Sezeryan Sonrası Şişlik https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-sislik.html Wed, 21 Nov 2018 18:22:54 +0000 Sezeryan Sonrası Şişlik, Birçok annenin ortak sorunu olan sezeryan doğum sonrasında şişlik veya ödem, yaşanması normal bir durumdur ve doğru şekilde hareket edildiği takdirde zaman içerisinde bu sorundan kurtulmak mümkündür. Sezeryan Sonrası Şişlik, Birçok annenin ortak sorunu olan sezeryan doğum sonrasında şişlik veya ödem, yaşanması normal bir durumdur ve doğru şekilde hareket edildiği takdirde zaman içerisinde bu sorundan kurtulmak mümkündür. Doğumdan sonra birçok anne bebeğini kucağına aldığı zaman hafiflediğini ve karnındaki kişiliğin ineceğini düşünür. Fakat lohusalık denilen ilk 40 günde anneler kendilerini çok yorgun ve ağır hissedebilir. Sezeryan doğumda, normal doğuma göre şişlik ve ağırlık durumu daha fazla yaşanması normaldir. Bilinmelidir ki bebeğini ilk altı ay emziren ve 6 aydan sonra 1 yaşına kadar da ek gıdalarla beraber emzirmeyi  sürdüren annelerin şişkinliğini atıp doğumdan önceki haline dönebilmesi daha kısa sürede ve kolay olur.

Sezeryan sonrası şişlik için neler yapılabilir

Emzirme, yukarıda bahsedildiği gibi sezeryan sonrası şişlikten kurtulmak için en önemli ve ilk yapılması gereken bebeği emzirmek olmalıdır. Emzirme hem annedeki şişlikleri azalır hem de bebekleri için faydalı olur.

Beslenme, sezeryan sonrası şişlikten kurtulmak için emzirmenin yanı sıra bazı beslenme noktalarına da dikkat etmek gerekir. Örneğin bol miktarda su içmek hem şişlik ve ödemi azaltır hem de anne sütünün artmasını sağlar. Şişlik sorunu yaşayan anneler 4 saatten uzun süre aç kalmamalı, 2-3 saat ara ile sabah, öğle ve akşam ana öğün ile ara öğünlerde olmak üzere 6 öğün beslenmelidir. Ara öğünlerde ise oldukça hafif fakat protein ve karbonhidrat içerikli ve vitamin yönünden zengin gıdalar tüketilmelidir. Aynı zamanda  içerisinde yoğun katkı maddesi bulunan yiyecek ve içecekleri tüketmemeye özen göstermeli, çay ve kahve fazla tüketilmemelidir. Düzenli beslenmek ve zamanında yemek vücutta oluşan şişliği engeller ve dolaşım bozukluğu ortadan kaldırır.

Uyku, doğum sonrasında yeni doğan bebeklerin uyku düzeni oluşturmak oldukça zaman alır. Fakat gün içerisinde yeni doğan bebeğiniz uyuduğu zaman sizinde vücudunuzu dinlendirmeniz için uymamız gerekir. Bu sayede gece yaşadığınız uyku açıklığını kapatmış, vücudunuzu dinlendirilmiş ve kan dolaşımının dengelenmiş olursunuz. 

Hamilelik dönemi, bunların yanı sıra sezeryan sonrası şişlik yaşamamak için hamilelik döneminde de sağlıklı beslenmek ve sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirilmesi doğum sonrası şişkinlik ve sıkıntılardan kurtulmak için oldukça önemlidir. Bunun için hamilelik döneminde iyi beslenmeli, rahat ve sakin bir hamilelik dönemi geçirmeye dikkat edilmelidir.
]]>
Sezeryan Sonrası Rahim Toparlanması https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-rahim-toparlanmasi.html Thu, 22 Nov 2018 16:14:42 +0000 Sezeryan Sonrası Rahim Toparlanması: Lohusalık, doğumdan sonraki 6 hafta (42 gün) sonunda gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik farklılıklar gebelik önceki haline dönmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç her Sezeryan Sonrası Rahim Toparlanması: Lohusalık, doğumdan sonraki 6 hafta (42 gün) sonunda gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik farklılıklar gebelik önceki haline dönmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu süreç her organ ve sistem için farklı zamanlar almakta ve halk arasında "lohusanın mezarı 40 gün açık kalır" sözü yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu söz bir yerde gerçekleri yansıta bilmektedir. Çünkü doğum ve lohusalık döneminde ortaya çıkan hastalıklar hayatı tehdit edici boyutlarda olabilmektedir. Çok erken lohusalık doğumdan sonraki ilk 24 saati, erken lohusalık ilk 1 haftayı, geç lohusalık da geri kalan süreyi temsil etmektedir. Üreme organları 6 haftada normal haline dönmekte ve emzirmeyen annelerin büyük bir çoğunluğu bu dönem sonunda adet görmeye başlamaktadır. Emzirenlerde ise adetlerin normale dönmesi 6 ayı bulabilmekte, hatta bu süreyi bir miktar daha aşabilmektedir. Doğum sonrası belirgin olarak fark edilebilen ilk değişiklik rahmin eski haline dönmesi yani küçülmesi olayıdır. 

Sezeryan Sonrası Rahim Toparlanması: Rahim involüsyonu da denilen bu olay rahimin doğumdan sonra gebelik öncesi durumuna dönmesine verilen isme denilir. Gebelik boyunca rahim ağırlık olarak yaklaşık 20 kat büyümekte fakat doğumdan sonra hızla küçülmeye başlamaktadır. Bebek doğduktan hemen sonra yaklaşık 20. gebelik haftasında olduğu boyuta indiği bilinmektedir. Bu evrede ağırlığı yaklaşık 1 kg kadardır. Birinci haftanın sonunda 12. gebelik haftasında olan büyüklüğüne dönmekte olan rahimin hacmi 6 hafta sonunda gebelik öncesi büyüklüğüne ulaşır. Vücudumuzda ağırlık ve hacim olarak bu kadar çok büyüyerek sonrasında küçülen ikinci bir organımız yer almamaktadır. Uterus un bu özelliği bilim dünyasını günümüzde de şaşkınlığa uğratmakta ve ve halen bilimsel yönden tam olarak açıklaması yapılmamıştır. Doğumdan hemen sonra rahim kasılmalarının gücü doğum sırasındaki güçlerden çok daha fazla olmakta, bunları takip eden ağrılar (afterpains) adı verilmektedir. Bu ağrılar 2-3 gün boyunca devam edebilmektedir. Daha önce doğum yapmış bayanlarda (multiparlarda) daha fazla hissedilmektedir. İlk 12 saatte sıklıkları daha fazla olmakta bu saatten sonra gerek sıklığı gerekse şiddeti giderek azalmaktadır. Özellik  ile lohusanın bebeğini emzirmesi sırasında, uyarı ile beraber beyinden salgılanmakta olan oksitosin hormonuna bağlı bir şekilde rahim kasılması sonucu kasık ve karın bölgelerinde ağrılar hissedilebilmektedir. Doğumda sırasında plasentanın ayrılmasından hemen sonra, plasentanın uterusa yapıştığı alan yarı yarıya küçülme gösterir. Bu küçülme sayesinde açıkta olan damar uçları kapanarak kanama azalmaktadır. Rahim içerisini döşeyen ve endometrium adı verilmekte olan zar tabakasının normale dönme süresi yaklaşık olarak 3 haftayı bulurken plasentanın yerleştiği alan 6 haftada iyileşmektedir. İyileşmenin tam olmadığı durumlarda ise kanamalar görülebilmektedir. Gebelik süresince genişleyen ve esneyen karın kasları ve pelvik kaslar 6 hafta sonra toparlanmakta ve bu dönemden sonra egzersiz önerilmektedir. Dolaşım, endokrin boşaltım, gibi farklı sistemlerde ki olan değişiklikler de 6 hafta sonunda normal haline döner.

]]>
Sezeryan Sonrası Ayak Şişmesi https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-ayak-sismesi.html Fri, 23 Nov 2018 15:54:40 +0000 Sezeryan sonrası ayak şişmesi, Hamilelik döneminde her kadın olduğundan daha fazla su tüketimi yapar. Fazla derecede alınan bu sıvı tüketimi belirli bir zaman sonra hamile vücutta ödem yapma riski oluşturur. Bu dönemde kadınlar Sezeryan sonrası ayak şişmesi, Hamilelik döneminde her kadın olduğundan daha fazla su tüketimi yapar. Fazla derecede alınan bu sıvı tüketimi belirli bir zaman sonra hamile vücutta ödem yapma riski oluşturur. Bu dönemde kadınlardaki kan akış hız seviyesi çok yüksek olduğundan artan kan hacmi ile damarlarda genişlemeler olur ve bu durumdan ötürü alınan fazla sıvılar hücreler arasında birikim yapar bu durum neticesinde de şişkinlikler meydana gelir. Bu şişliklerin en belirgin olanı ise ayaklarda olan şişliklerdir. 

Sezeryan sonrası ayak şişmesi; doğum sonrasında bu vücutta oluşan ödemler kendisini göstermeye başlar ve loğusa kadınlarda bu ödemlerden dolayı oluşan rahatsızlıklar görülmeye başlanır. Özellikle tüm ameliyatlarda ayak şişme olguları görülmektedir. Bu bir doğum ameliyatı olan sezeryan ameliyatları içinde geçerlidir. Bu tür ayak şişmelerinin nedeni yer çekimine bağlı olabileceği gibi toplar damar dolaşımının bozulmasından da kaynaklanabilir. Doğum sonrasında alt bacaklarda ve ayak bileğinde oluşan ödem nedeni ile şişlikler meydana gelir. Bu gibi ödem durumlarında loğusa kadınların özellikle ayakları aşağı sarkıtmaması ve bol sıvı tüketmesi gerekmektedir. 

Özellikle sezeryan ameliyatından sonra ayaklarda oluşan şişlikler için yapılması gerekenler;
  • Ayakların sık sık soğuk su ile yıkanması,
  • Oturma esnasında ayaklar sarkıtılmadan oturulmalıdır.
  • Bir günde en az on bardak su içilmelidir. 
  • Doğum yapan kadınlarda varis var ise mutlaka doktoruna söylemesi ve varis çorabı kullanması gerekir.
Sezeryan sonrası ayak şişmesi vakıaları normalde ameliyattan on beş yirmi gün sonra normale dönmelidir. Eğer dönmedi ise ciddi bir sorun teşkil etme riski yüksek olduğundan en kısa zamanda hekime başvurulması gerekir. Sezeryan sonrası oluşan ayak şişmeleri genellikle hamilelik döneminde başlayan belirtilerdir. Buda gebeliğin annede yaptığı değişikliklerin bir yansımasıdır. Düzenli olarak yapılacak olan dengeli beslenmek, ayakları dinlendirme ve doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekir. Unutmayın her ameliyat risklidir. Ameliyatın başarılı geçmesi devamında bir sorun getirmeyeceğinin garantisi yoktur. O yüzdende mutlaka sezeryan sonrasında bedeniniz de olan değişimleri mutlaka hekiminiz ile paylaşmanız gerekir. böylelikle bu tür ayak şişmesi gibi sorunların büyümeden önüne geçilmesi imkanı olacaktır. Sağlıkla kalın.
]]>
Sezeryandan Sonra Normal Doğum https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryandan-sonra-normal-dogum.html Sat, 24 Nov 2018 06:03:04 +0000 Sezeryandan sonra normal doğum, sezeryanla doğum yapmış bir kadının, daha sonraki gebelik sürecinde vajinal yolla doğum yapmasına sezeryan sonrası doğum olarak adlandırılır. Daha önce sezeryan olanlar normal doğum yapabilmeleri Sezeryandan sonra normal doğum, sezeryanla doğum yapmış bir kadının, daha sonraki gebelik sürecinde vajinal yolla doğum yapmasına sezeryan sonrası doğum olarak adlandırılır. Daha önce sezeryan olanlar normal doğum yapabilmeleri için bazı şartların sağlanması gerekir. Sezeryan sırasında gerçekleşen doğumlar anne, daha sonraki gebelik sürecinde sezeryanla doğum yapmaktan kurtulmuş olur. Kanama, ağrı, enfeksiyon gibi hastalığa yakalanması minimum seviyeye inmiş olur. Bir kadının sezeryandan sonra normal doğum yapabilmesi için bazı şartların sağlanması gerekir.

Sezeryandan sonra normal doğum hangi şartlarda ve Kimler için uygundur
  • Bir kadının önceki gebelik sürecinde bir kez sezeryanla doğum yapmış olması
  • Kadının doğum kanalı normal doğum yapmaya uygun olması
  • Sezeryan haricinde vajinada ameliyat geçirmemiş olmak
  • Normal doğuma engel olabilecek hastalığın olmaması
  • Doğacak bebeğin kilolusu normal sınırları aşmaması
  • Bebeğin başı rahim tarafına gelmiş olması gerekir
Hangi durumlarda sezeryan sonrası normal doğum uygun değildir 
  • Önceki doğumda sezeryanla doğum yapmış bir annenin normal doğum yapmasına engel olan özel nedenlerin olmaması
  • İlk sezeryan doğum ameliyatından vajina kesilip dikiş atılmışsa normal doğumda yırtılma riski yüksektir
  • Sezeryan gerektirecek durumun doğum yapısının uygunsuz olması ve durumun değişip değişmeyecekse normal doğum yapılamaz.
  • Hipertansiyon ve şeker hastalığı olanlar
  • Sezeryan ameliyatı yapılmayacak hallerde sezeryandan sonra denenmemelidir.
Sezeryandan sonra normal doğum mümkün müdür
Bir doğum olayında risk oluşturacak durum meydana gelmişse ve risk teşkil ediyorsa anne ve çocuk için tehlike doğmuşsa yapılan bir operasyonla bebeğin anne karnından çıkarmasıdır. Doğum yapacak kadının sezeryan isteme hakkı yoktur. Çünkü bunu istemesi halinde vücudunun şekilden şekile sokulacağı, vücudunun herhangi bir yerinin kesileceği ve nadir de olsa rahminin alınmasına neden olabilir.  Sezeryan ameliyatıyla yapılan bebek normal doğan bebekler gibi sağlık açısından aynı seviyede olması muhtemel değil. Sezeryanla yapılan doğum, iç organlardan alınan bir organla eşdeğer olabilir. Mecbur kalmadıkça yapılmaması gerekir. Sezeryanla doğum yapmış bir kadının daha sonraki doğumlarında normal doğum yapabilir. Çünkü bütün doğumlarında sezeryanla olma zorunluluğu yoktur.
]]>
Sezeryan Sonrası Göbek https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-gobek.html Sun, 25 Nov 2018 01:50:29 +0000 Sezeryan Sonrası Göbek, Sezeryan yöntemi ile doğum yapan bayanların en büyük sorunu göbek ile karın bölgesini eritmektir. Sezeryan sonrasında kalan göbeği eritebilmek aslında düzenli egzersiz ve sabır gerektiren bir süre Sezeryan Sonrası Göbek, Sezeryan yöntemi ile doğum yapan bayanların en büyük sorunu göbek ile karın bölgesini eritmektir. Sezeryan sonrasında kalan göbeği eritebilmek aslında düzenli egzersiz ve sabır gerektiren bir süreçtir. Doğumda alınan fazla kilolar doğum yaptıktan sonra emzirme işlemleri çok aşırı göbek yapmaktadır. Sezeryandan sonra belli bir zaman geçtikten sonra bayanlar egzersiz hareketleri yapmaya başlayabilirler. Sezeryan genelde alt karın bölgesinde göbek yapar. Bu durumda kişilerin vücut şekillerini bozar ve değiştirir. Alt bölgede meydana gelen göbeği eritmek oldukça zor olur. Bayanlar sezeryan ile doğumdan sonra oluşan bu göbeği eritmenin çeşitli birçok yolu vardır. Bazı kişiler diyet uygulayarak bazıları düzenli spor yaparak bu göbek probleminden kurtulmaya çalışırlar. Bu yöntemleri uygulayarak olumlu sonuçlar alamayan kişiler bu seferde ameliyat olurlar. 

Sezeryan Sonrası Göbekten Kurtulmak İçin Egzersiz Hareketleri
Sezeryandan sonra kalan göbeği eritmenin en iyi yolu bol, bol ve düzenli bir şekilde egzersiz yapmaktır. Bölgesel zayıflamalar da vücut kalori yakmasında en etkili yöntem egzersiz yapmaktır. Bundan başkada etkili başka bir şey yoktur. Gebelik döneminin sonrasında ve özellikle de sezeryan ile yapılan doğum sonrasında normal hareketler ile egzersiz yapmayı kesinlikle düşünmeyin. Bu durum vücudunuza zarar verir. Sezeryan yöntemi ameliyat olduğundan dolayı vücut çok çabuk iyileşmez. Bu sebepten dolayı vücudun iyileşme sürecinde egzersiz hareketlerine yavaş, yavaş başlanılması gerekir. Sezeryan ile yapılan doğum sonrasında göbeği eritmek için vücuda çok fazla yük almadan kalori yakmanıza yardımcı olacak hareketler yapın. Mesela bol, bol yürüyün gün içerisinde devamlı harekete edin ve eğer yapabilirseniz aerobik egzersizleri de yapın. Egzersiz hareketleri yapar iken karın kısmınızı çalıştıran hareketler yapın özellikle de mesela mekik yada plates göbek eritmek için en ideal ve etkili hareketlerdir. 

Sezeryan Sonrası Göbek İçin Tavsiye Edilen Diyet
Gebelik sürecinde bayanların beslenme alışkanlıkları çok değişir. Doğum yaptıktan sonra belli bir süreden sonra vücut kendini toparlama ve eski haline dönmeye başlar. Aynı zamanda da da doğum yaptıktan sonra emzirme döneminde de anneler mutlaka yemelerine dikkat etmelilerdir. Bu zaman zarfında bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için anneler her besine ihtiyaç duyarlar. Ancak sezeryan göbeğini eritmek için yağlı yiyecekler yemek konusunda çok dikkatli olmanız gerekir. Mümkün olduğunca yağlı yiyeceklerden uzak durun.  Sezeryan sonrası doğumdan sonra beslenme sürecinde aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durun protein ağırlıklı beslenin. Protein hem sizi gün boyu tok tutar ve vücudunuzun iyileşme sürecini hızlandırır ve çok yardımcı olur. Sezeryan göbeğinden kurtulmanın bir diğer yolu da bol, bol su içmektir. Çünkü su metabolizmayı çok hızlandırır. Ayrıca bol su içmek vücudun yağ yakma konusunda da son derece yardımcı olur. Tüm bunların yanı sıra diyet yaparkende lifli gıdalar tüketmeyi unutmayın. Çünkü lifli besinler yemeniz sizi aynı proteinli besinlerde olduğu gibi gün boyu tok tutar aşırı yemek yemenizin önüne geçer. Lifli yiyecekler yemek için sebze ve meyve yemeniz yeterli olur. Ayrıca sebze ve meyvelerde metabolizmayı fayda sağlar ve hızlandırır.
]]>
Rüyada Sezeryanla Doğum Yapmak https://www.sezeryan.gen.tr/ruyada-sezeryanla-dogum-yapmak.html Sun, 25 Nov 2018 21:45:24 +0000 Rüyada sezeryanla doğum yapmak,  bu rüyayı gören kişinin uzun zamandır sıkıntılar içinde beklediği ve çok istediği bir şeyi elde edeceği anlamını taşıyor. Bu kişi toplu yaşamında oldukça mutlu olacak, üzerinde maddi a Rüyada sezeryanla doğum yapmak,  bu rüyayı gören kişinin uzun zamandır sıkıntılar içinde beklediği ve çok istediği bir şeyi elde edeceği anlamını taşıyor. Bu kişi toplu yaşamında oldukça mutlu olacak, üzerinde maddi açıdan yükünü taşıdığı bir kişiden kurtulacak şeklinde yorumlanır.

Rüyada sezeryanla doğum yapmak, bu rüya çok hayırlıdır. Rüya sahibinin hayatında çözümlenmesi çok zor sorunlar olduğunun ama sorunların çözüleceğini, hayatının kötülükten, şerden uzak, mutlu, huzurlu geçeceğini, kaybettiği saygınlığını geri kazanacağını işaret eder. Rüyada sezeryanla doğum yapmak, kimilerine göre de tam tersi şeklinde yorumlanır. Normal doğum yapamayarak sezeryanla doğum yaptığı ve normal doğumdaki terslikler düşünülerek işlerinin bozulacağı, bir çok zorlukla karşılaşacağı, elindekileri kaybetmemek için çok zorlanacağı zorluklar yaşayacağı anlamına gelir.

Rüyada sezeryanla doğum yapmak, bu rüyayı gören kişinin inandığı işte sabırla ve zorluklara göğüs gererek sancılı dönemleri atlatacağına, istediği sonucu elde edeceğine delalettir.

Rüyada sezeryanla doğum yapmak, bu rüyayı gören kişinin çocuğu yok ise hamile kalacak ve çocuk sahibi olacak. Rüyada sezeryanla doğum yapmak, mutlu müjdeli haber alınacağına, bazende bir nişan, düğün veya mutlu bir toplantıda sevilen insanlarla bir arada bulunulacağı anlamını taşır.

Rüyada sezeryanla doğum yapmak, bu rüyayı psikolojik olarak düşünerek yorumlamak istersek, genellikle hamile ve doğumu yakın anne adaylarının doğum korkusu, doğumun nasıl olacağı düşüncelerinin yarattığı stresin rüyalarına yansımasıdır.

Rüyada sezeryanla doğum yapmak, rüya sahibinin düşüncesinde uzun zamandır plan ve projesini yaptığı işler var, bu işleri bir kişi yardımı ile uygulamaya geçirecek ve oldukça başarılı olacak şeklinde yorumlanır.
]]>
Sezeryan Sonrası Kilo Verme https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-kilo-verme.html Mon, 26 Nov 2018 04:27:39 +0000 Sezeryan sonrası kilo verme, yeni doğum yapan tüm kadınların ortak derdi gebelikten önceki kilolarına bir an önce dönmek istemeleridir. Ancak doğumdan sonra yaklaşık 40 gün süren halk arasında lohusa dönemi denilen Sezeryan sonrası kilo verme, yeni doğum yapan tüm kadınların ortak derdi gebelikten önceki kilolarına bir an önce dönmek istemeleridir. Ancak doğumdan sonra yaklaşık 40 gün süren halk arasında lohusa dönemi denilen bir süreç vardır. Doğumdan sonra kadının rahmi yaklaşık göbeğinin hizasında olur. Rahmin normal pozisyonuna gelmesi bile 4-6 hafta içinde gerçekleşir. Gebelik süresince karın duvarında, leğen kemiğinde bulunan bağ dokusunun da esnekliğini kaybetmesi nedeniyle, düzelme için kadınların 4-5 ay süreye ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca doğumdan sonra kadınların uygun olmayan hareketleri yapması bile, zarar verici olabilir. Bu nedenle kadınlar sezeryan sonrası kilo verme konusunda bir uzmandan destek almalıdır. Zaten gebelikte yaklaşık 6 kg kadar yük taşıyan leğen kemiklerinde bağlarda esneme gibi sorunlar gelişebilir. Bunun için doğumdan sonra kegel egzersizleri sayesinde öncelikle bu bölgede güçlenme sağlanmalıdır.

Sezeryan Sonrası Kilo Verme

Sezeryan sonrası kilo verme, kadının gebelikte aldığı kiloya göre farklılık gösterebilir. Fazla kilo almayan kadınlar bunu lohusa döneminde tolere edebilir. Ancak yeni doğum yapan kadınlara bilinçsizce diyet yapmayı uzmanlar tavsiye etmiyor. Çünkü bu şekildeki diyetler emzirme döneminde olan kadınlardaki süt verimini oldukça düşürmektedir. Normalde sezeryan sonrası kilo verme kadınlarda ilk 4 ay süresince ayda 1 kg olması uygun görülmektedir. Eğer doğumdan sonra çok kilolu olan kadınlarda ise, aylık 2 kg verilmesi uygundur. Yapılan diyetin hafif egzersizler ve yürüyüşlerle desteklenmesi sağlıklı kilo vermeye yardımcı olur. Diyette her gün protein ve kalsiyum alımına, yeteri miktarda su içmeye dikkat edilmelidir.

Belirttiğimiz gibi yeni doğum yapan kadınlar kilo verme konusunda sabırsız olmamalı, bir uzmandan destek alarak bilinçli şekilde kilo vermelidir. Sezeryan sonrası kilo verme bilinçli bir diyet ve egzersiz programıyla birlikte yürütülmelidir. Bu süreçte bebeğinizi emzirdiğinizi de unutmamalısınız.

]]>
Sezeryan Doğum Sonrası Kanama https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-sonrasi-kanama.html Mon, 26 Nov 2018 10:47:31 +0000 Sezaryen doğum sonrası kanama, sezaryen doğum bebeğin dışarıya karından girilerek, rahme atılan kesiyle çıkarılmasıdır. Sezaryen doğumun normal doğumla arasındaki fark sadece karın bölgesinden yapılan kesinin v Sezaryen doğum sonrası kanama, sezaryen doğum bebeğin dışarıya karından girilerek, rahme atılan kesiyle çıkarılmasıdır. Sezaryen doğumun normal doğumla arasındaki fark sadece karın bölgesinden yapılan kesinin verdiği rahatsızlıktır. Bunun dışında aynı normal doğumdaki etkileri burada da yaşarsınız. Yine yaklaşık 35-40 gün süreyle kanama olur, kabızlık, mide yanması, halsizlik gibi etkiler görülür. Doğumdan sonra lohusalık döneminde kadında ilk başlarda kırmızı renkte olan kanama gün geçtikçe daha pembe renkte gelmeye başlar. Bu şekilde azalarak 35-40 günde tamamen biter.

Sezaryen doğumda kesi yapılan karın bölgesinde kanama olmaz. Bu bölgede iyileşme döneminde sızlama, ağrı gibi etkiler olur. Doğumdan sonra gelen kanama rahimde kalan kalıntılardan kaynaklanır. Bu kalıntılar başlangıçta daha fazla olur. Giderek azalır, pembe, kahverengi renkli kanamaya dönüşür. Bunun miktarı da azalır. Bu nedenle sezaryen doğum yapacak anne adayları hiç panik yapmasınlar. Aynı normal doğumdaki gibi iyileşme etkileri yaşayacaklar.

Sezeryan Doğum Sonrası Kanama

Sezaryen doğum sonrası kanama ne zaman riskli olur

Bu şekilde oluşan kanama normal adet kanamasından daha az olur. İlk hafta sonrasında lekelenme tarzında kanama olur. Eğer çok aşırı miktarda kanama geliyorsa, kötü kokulu olursa ya da sürekli parçalı şekilde kanama oluyorsa, mutlaka doktorun bilgilendirilmesi gerekir. Sezaryen doğum sonrası kanama bu şekilde fazla gelirse, parçalı gelirse rahimde kalan parçalardan ya da enfeksiyondan dolayı olabilir. Bu nedenle mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir.

]]>
Spinal Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/spinal-sezeryan.html Tue, 27 Nov 2018 02:20:23 +0000 Spinal sezeryan, sezeryan ile doğum hastanın tamamen uyutulduğu genel anesteziyle ya da belden aşağısının uyuşturulmasıyla yapılabilir. Bu şekilde yani belden aşağısının uyuşturulmasıyla spinal anesteziyle ya d Spinal sezeryan, sezeryan ile doğum hastanın tamamen uyutulduğu genel anesteziyle ya da belden aşağısının uyuşturulmasıyla yapılabilir. Bu şekilde yani belden aşağısının uyuşturulmasıyla spinal anesteziyle ya da epidural anesteziyle yapılabilir. Bu türdeki anesteziler kullanıldığında, hastaların bilinci açık olup, belden aşağısı, bacaklar hissedilmez. Sezeryan spinal anesteziyle, epidural anesteziyle ya da her ikisi kullanılarak yapılabilir. Epidural anestezi aynı zamanda normal doğumda da kullanılır. Spinal anestezi sadece sezeryan ile yapılan doğumda kullanılır.

Spinal sezeryan anestezi uzmanı tarafından uygulanmaktadır. Anestezi hastaya belden omuriliğe doğru iğneyle verilir. Bu anestezik ilaç omurilik çevresindeki dura zarı geçilir ve içeriye ilaç enjekte edilir. Bu yüzden anestezinin etkisi hemen başlar. Epidural anestezi de belden yapılan iğneyle olsa da, bunun  etkisi 15-20 dakikayı bulur. Spinal anestezi ile yapılan sezeryan doğumda bel bölgesindeki anestezi verilen yer hemen kapatılır. Bu bölgede epidural anestezide olduğu gibi katater yerleştirilmez. Bu yöntemle yapılan sezeryan doğumların ardından, hastada baş ağrısı görülme olasılığı yüksek olur. Eğer hastanın bel bölgesinde herhangi bir enfeksiyon ya da kanama ve pıhtılaşma bozukluğu olursa, spinal sezeryan yöntemi uygulanamaz.

Spinal sezeryan neden tercih edilir

Bu tür doğumlarda kadının sadece belden aşağısı uyuşturulduğu için, dünyaya gelen bebeklerinin ilk anını görebilmek, bu sırada bebeklerinin sesini duyabilmek, onları koklamak için tercih edilebilir. Acı eşiği düşük olan kişiler bile sezeryan doğumunu bu anestezi türüyle yapabilirler. Sezeryan bilindiği gibi genel anestezi ile de yapılabilir. Bu konuda anestezi doktoruyla birlikte görüşülerek karar verilmesi uygun olur.

Spinal Sezeryan

Hastanın bel bölgesine yapılan iğne hiç hissedilmez. Sadece önce bir soğukluk hissi, daha sonra bacaklardan itibaren ısınma hissi duyulur. Daha sonra anne adayı masaya yatırılır, üzeri örtülerek spinal sezeryan doğuma geçilir. Bu durumda anne adayı herhangi bir şey görmez. Başında bekleyen hemşire kendisine her konuda yardımcı olur. Bu sırada doktor hastanın karnını açarak, rahne ulaşır ve bebeği dışarıya çıkarır. Anne adayı bu sırada bebeğinin sesini, kendisini görebilme şansına sahip olur. Bu yüzden spinal sezeryan anne adaylarının sezeryan ile doğumda tercih ettikleri anestezi türüdür.

]]>
Sezeryan Doğum Kaçıncı Haftada Yapılır https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-kacinci-haftada-yapilir.html Tue, 27 Nov 2018 17:17:04 +0000 Sezeryan doğum kaçıncı haftada yapılır,  günümüzde sezeryan doğum oranında giderek artış yaşanmaktadır. Son derece teknolojik şekilde gerçekleştirilmeye başlayan sezeryan doğumlar nedeniyle, bazen tıbbi gerek Sezeryan doğum kaçıncı haftada yapılır,  günümüzde sezeryan doğum oranında giderek artış yaşanmaktadır. Son derece teknolojik şekilde gerçekleştirilmeye başlayan sezeryan doğumlar nedeniyle, bazen tıbbi gereklilik olmadan bile sezeryan doğum yapma tercihi yapılmaktadır. Sezeryan gerek tıbbi zorunluluk yüzünden yapılsın, gerekse kendi isteğiyle tercih edilsin, sezeryan ile ilgili bazı konuların bilinmesi gerekir. Bunların içinde en önemlisi sezeryan doğum kaçıncı haftada yapılır, gerçeğidir. Bu bilgiler sayesinde sağlıklı bir doğum yapılabilir, sağlıklı bir bebek sahibi olunabilir.

Sezeryan gebeliğin kaçıncı haftasında yapılır

Gebelik hesabında normalde 40 haftalık süreç dikkate alınır. Fakat normalde de doğumlar 40 haftadan önce gerçekleşir. Nadiren bu süreden 2 hafta kadar kayma olabilir. Sezeryan doğum yapılması gerektiğinde ya da doğumun sezeryanla olması istendiğinde, gebeliğin 38. haftasında ve bunu takip eden 6 gün içinde yapılması doktorlar tarafından uygun görülmektedir. Sezeryan doğum için bu sürenin tespit edilmesinin nedeni, anne karnındaki bebeklerin 38. haftada akciğer gelişimini tamamlamış olması yüzündendir. Zaten normal doğum bile 37. ve 42. haftalara arasında olabilir. Akciğerleri gelişmiş olan bebeklerde doğumdan sonra sorun gelişme riski oldukça düşük olur. Bu yüzden sezeryan doğum 38. haftada yapılır.

Sezeryan Doğum Kaçıncı Haftada Yapılır

Sezeryan doğum kararı bebeğin anne karnında yan durması, doğum yolunun kapalı olması, bebeğin fazla kilolu olması, anne adayının daha önceki gebeliğinin sezeryanla olması, çoğul gebeliğin olması ya da anne adayının normal doğumdan çekinmesi gibi etkenlerle alınabilir. Bu durumda gereken tetkikler yapılarak, doktor tarafından 38 hafta itibarıyla en uygun zaman tercih edilir.






]]>
Sezeryan Doğum Sonrası Hamilelik https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-sonrasi-hamilelik.html Wed, 28 Nov 2018 00:26:25 +0000 Sezeryan doğum sonrası hamilelik, gebelikler arasında verilmesi gereken arayı ifade eder. Sezeryanla gerçekleşen doğumun ardından, sonraki gebeliğin ne zaman başlaması gerektiği oldukça önemlidir. Kadının k Sezeryan doğum sonrası hamilelik, gebelikler arasında verilmesi gereken arayı ifade eder. Sezeryanla gerçekleşen doğumun ardından, sonraki gebeliğin ne zaman başlaması gerektiği oldukça önemlidir. Kadının kendini toparlaması, ruhen ve fiziki olarak ikinci hamileliğe hazırlanmış olması gerekir. Bu konuda bazı araştırmalar yapılmıştır. Hem normal doğum yapmış, hem de sezeryan doğum yapmış kadınlar arasında, uzun süre ya da kısa süre hamileliğe ara verenler karşılaştırılmıştır. Bu araştırmalar sırasında belirli ir sürenin altında ve üstünde bazı risklerin artış gösterdiği belirlenmiştir. Sezeryan doğum sonrası hamilelik genellikle 2 yıldan kısa olduğunda ve 5 yıldan uzun olduğunda, ikinci gebelikteki riskler daha fazla olmaktadır. Özellikle 6 aydan az süreyle meydana gelen ikinci gebeliklerde daha fazla risk ortaya çıkmaktadır.

Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü WHO gebeliklerin arasında geçecek sürenin 2 yıldan az olmasının olabilecek riskleri arttırdığını belirtir. Bu yüzden yaşı 35 in altında olan kadınların ikinci gebelik için, en az 2 yıl süreyle ara vermelerini, 35 yaşın üzerindeki kadınların ise ikinci gebelikleri için en az 1 yıl süreyle beklemelerini tavsiye etmiştir. Çünkü 35 yaşından sonra kadınlardaki doğurganlık kapasitesi azalmakta, ayrıca gebelikle ilgili sorunların yaşanma olasılığı artmaktadır.

Sezeryan Doğum Sonrası Hamilelik

Sezeryan doğum sonrası erken hamilelikte olabilecek riskler

  • Anne adayında anemi
  • PPROM riski ve erken doğum olasılığı
  • Konjenital anormallikler
  • Otizm
  • Düşük doğum ağırlığı
  • Neonatal ölüm, ölü doğum riski
  • Ayrıca erken dönemde yaşanan bir gebelikte annenin bebeğini emzirmeyi bırakacaktır. Bu ilk bebeğin anne sütünden yararlanma süresini azaltacağından, oldukça zararlıdır.

Sezeryan doğum sonrası tavsiye edilen sürede doğum olması sakıncalı olmaz. Bu yüzden sezeryan sonrası en az 2 yıl ara vererek, ikinci gebeliğe karar verilmelidir. Bu hem anne, hem de bebek sağlığı bakımından oldukça önemlidir. Bu yüzden ülkemizde de toplumun bilinçlendirilmesi ve doğum kontrol yöntemlerinin öğretilmesi konusunda çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

]]>
Sezeryan Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-kanama-ne-kadar-surer.html Wed, 28 Nov 2018 11:41:21 +0000 Sezeryan sonrası kanama ne kadar sürer, sezeryan doğum sonrası aynı normal doğum yapan anneler gibi bebeğinize kavuşuyorsunuz. Ancak iyileşme sürecinde sezeryanla doğum yapanlarda normal doğum yapmış olanlar gibi kan Sezeryan sonrası kanama ne kadar sürer, sezeryan doğum sonrası aynı normal doğum yapan anneler gibi bebeğinize kavuşuyorsunuz. Ancak iyileşme sürecinde sezeryanla doğum yapanlarda normal doğum yapmış olanlar gibi kanama sorunu yaşarlar. Sadece sezeryan karından yapılan bir doğum olduğundan, fazlalık olarak bu bölgenin ağrılarını çekmek zorunda kalırsınız. Bu yüzden karın bölgesindeki ağrının etkisiyle anneler daha zor bir iyileşme süreci geçirirler.

Sezeryan sonrası kanama ne kadar sürer

Sezeryan sonrası hastaneden eve gelindiğinde, verilen anestezinin etkisi geçmiş olur. Doğumun diğer etkileri daha kolay hissedilmeye başlar. Genel bir halsizlik, kabızlık, ağrı gibi etkilerin yanında, ilk başlarda fazla miktarda kanama olabilir. Bu oldukça normal bir etkidir. İlk başta kanamanın içeriğinde pıhtı da olduğundan, rengi koyu kırmızı olur. Daha sonraki zamanlarda bu pembe renge, sonrasında sarımsı beyaza döner. İyileşme döneminde doktorun önereceği ilaçların düzenli olarak kullanılması kanamanın biraz azalmasına yardımcı olur. Bu ilaçlar yavaşça rahmin eski ebatlarına dönmesini de sağlar. Kadın bu dönemde adet kanamasında olduğu gibi kasılmalar da hissedebilir. Bu rahmin kasılmasını gösterir. Bu sayede kan damarları daralmakta ve kanamanın önlenmesi mümkün olmaktadır. Sezeryan Sonrası Kanama Ne Kadar SürerSezaryen sonrası bu şekilde rahim kasılması olmazsa yani rahim gevşek kalırsa, kanama süresi daha fazla devam eder. Bu nedenle sezaryen sonrası kanama ne kadar sürer diye merak eden kadınlar bu kasılmaları takip etmelidir. Kasılmalar olduğu sürece kanama azalarak hızla sona erecektir. Tabi bu süreçte ağır kaldırmamak, fiziksel aktivitelere dikkat etmek, rahmin daha kolay düzene girmesini sağlayacaktır. Yine de sezeryan sonrası 30-40 gün kadar etkisi giderek azalan şekilde kanama devam eder. Buna rağmen anormal derecede bir kanama olursa, mutlaka doktora gidilmelidir.

]]>
38 Haftalık Sezeryan Doğum Yapanlar https://www.sezeryan.gen.tr/38-haftalik-sezeryan-dogum-yapanlar.html Thu, 29 Nov 2018 01:54:29 +0000 38 haftalık sezeryan doğum yapanlar, normal olması gereken zamanda doğum yapmış olurlar. Çünkü bebeklerin akciğerleri bu zamana kadar yeteri kadar geliştiğinden doğumun sonrasında herhangi bir problem yaşanmaz. Norm 38 haftalık sezeryan doğum yapanlar, normal olması gereken zamanda doğum yapmış olurlar. Çünkü bebeklerin akciğerleri bu zamana kadar yeteri kadar geliştiğinden doğumun sonrasında herhangi bir problem yaşanmaz. Normalde gebelik süresi 40 hafta olarak kabul edilir. Ancak normal doğumlar 37. ve 42. haftalarda gerçekleşir. Bu doğumlarda bebekler sağlıklı bir şekilde doğar. Bu nedenle 38 haftalık sezeryan doğum yapanlar, normal sürede doğumlarını yapmış olurlar.

Sezeryan ile doğum günümüzde kadınların neredeyse keyfi olarak tercih ettiği bir doğum yöntemi haline gelmiştir. Doğru bilinçlendirilmeyen toplumda normal doğumdan korkma yüzünden bile sezeryan doğum yapılmaktadır. Kadınlar açısından sezeryan daha kolay doğum yapma yöntemi olarak görülse de, sezeryan normal doğumdan daha fazla komplikasyona neden olabilir. Doğumun gününü, saatini belirleme, suyu azaldığında, başı büyük olduğunda, iri bir bebek olduğunda, her zamanki doktorunun doğum zamanında tatilde olmasından çekinen anne adayları bazen sezeryan doğumu bir an önce olmak isterler. Ancak bu son derece yanlıştır. Sezeryan doğum için en uygun tarihi doktorunuz belirlemelidir. Bunun için en doğru zaman 38 hafta ve bunun devamındaki 6 gündür. 38 haftalık sezeryan doğum yapanlar, sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilir, annelerde sağlıklı bir şekilde doğum yapmış olur.

38 Haftalık Sezeryan Doğum Yapanlar

Amerika'da yapılan bir araştırmada 13.258 adet sezeryan doğumun yarısından fazlasının gebe kadınların  isteğine göre yapıldığı belirlenmiştir. Fakat sezeryan keyfe bağlı olarak 37. haftada yapılırsa, komplikasyon riski de % 50 oranında artar. Yine Amerika'da yapılan değerlendirmeye göre, sezeryan doğum için 39. hafta güvenli olarak açıklanmıştır. 39 hafta dolmadan 3 gün önce sezeryan yapılırsa, olumsuzluklarda artma görüleceği belirlenmiştir. Aynı araştırmada bebeklerin normalde % 36 oranında erken dünyaya getirildiği tespit edilmiştir. Bunun sebebi muhtemel olarak bebeğin gelişimini 37. haftada tamamladığının düşünülmesidir. Gebe kadınlar bebeklerini görmek için heyecanlı olsa da, sezeryan yapılması için acele etmemelidir. 38 haftalık sezeryan doğun yapanlar, daha sağlıklı bir karar almış olurlar.







]]>
Sezeryan Sonrası Banyo https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-banyo.html Thu, 29 Nov 2018 03:11:32 +0000 Sezaryen sonrası banyo yapma konusu normal doğum yapmış kişilerin hastaneden  geç taburcu olmaları ile ilgilidir. Normal doğum gerçekleştirmiş bir anne 24 saatin sonrasında hastaneden ayrılırken, sezaryen ile d

Sezaryen sonrası banyo yapma konusu normal doğum yapmış kişilerin hastaneden  geç taburcu olmaları ile ilgilidir. Normal doğum gerçekleştirmiş bir anne 24 saatin sonrasında hastaneden ayrılırken, sezaryen ile doğumu gerçekleşmiş anne ve bebeği iki gün sonra taburcu edilip evine gönderilir. Bilhassa sezaryen doğum etmiş bir annenin İlgi etmesi gerekli meydana gelen birtakım mühim noktalar vardır;    

Sezeryan Sonrası Banyo

Sezaryen doğum sonrası uyulması gerekenler;  

  • Bebek sık sık ve her istediğinde emzirilmelidir.  
  • Sezaryen ile ameliyat olmuş anneler bebeklerini çok fazla miktarda sık emzirmeleri sütün gelmesi kolaylaştırmak önemlidir. Milletçe aralarında sık sık duyduğumuz süt anında gelmez ya da az gelir tabiri esaslı değildir. Bebek ne denli çok miktarda emerse süt kanalları o denli çok miktarda uyarılır. Yani emzirme bebek ve anne bakımından oldukça mühim bir noktadır. Bebeğin emme süresince annede meme bakımına önem vermelidir. Bilhassa ilk annelik deneyimi yaşıyor iseniz esaslı emzirmeniz bebeğinizi esaslı bir pozisyonda tutmanız gereklidir.  
  • Sezaryen sonrası dikişlerin bakımı mühimdir. Çoğunlukla doktorlar 3 gün sonra banyo yapmanıza müsaade verebilir. Fakat bu vaziyet bireyin dikiş durumuna ve vücuduna göre çeşitlilik gösterebilir. Bu konuda doktorunuzun önerisine kulak vermelisiniz. O sizi esaslı yönde bilgilendirecektir.   
  • Doğum sonrası dinlenme ve uykunuza vakit ayırın. Bu aşama bebeğin gelmesi ile beraber sizin oldukça zahmetli bir aşama olabilmektedir. Bebeğinizin sizlere izin verdiği zamanları iyi değerlendirin. Bol, bol dinlenin ve kendinizi yoracak işlerden uzak durun.  
  • Doğumun sonrasında edinilen kilolarınızdan şikayetçi iseniz günde 25-30 dk yürüyüş  için kendinize vakit ayırın. Bu yürüyüşler hamilelik sonrası edinilen ve birtakım bölgelerde birikinti yapmaya başlayan yerel kilolarınızdan kurtulmanız için gereklidir. Karındaki ve göbeğinizde oluşmuş şişkinliği yalnızca davranış ve yürüyüşle düzelmesini ve henüz önceki yapısına dönmesini sağlayacaktır.  
  • İlk haftaların içinde yalnızca yürüyüş yapmalısınız ve fazla güç harcamayı gerektiren spor tekniklerine başlamamalısınız.  
  • Sezaryen sonrası vajinadan belli belirsiz kan gelmesi sıradan bir vaziyettir. Korkmanıza gerek yok bu vaziyet bir ay sürebilir ve gitgide azalacaktır. Bu durumda sağlıklı pedlerden kullanabilirsiniz. Fakat bu husus da şüphesiz bölgeye tampon uygulanmamalıdır. Duşun sonrasında ve lavabo ihtiyacının sonrasında şüphesiz vajinanın içine yıkama işlemi uygulanmamalıdır.    
  • Sezaryen sonrası seksüel ilişkiler için doktorlar 4-6 hafta benzeri bir zaman ayırmıştır. Bu müddetin sonrasında seksüel aktiviteler başlayabilir.  
  • Bu dönemde bebeğinizi sık emzireceğiniz için itinalı ve sağlıklı beslenmeye önem vermelisiniz. Emziren annenin beslenmesi bebeğine yansıyacaktır.  
  • Vajinadan kötü kokulu bir akıntı geliyor ise bunu doktorunuza bildirmelisiniz. Bu vaziyet enfeksiyon habercisi olabilmektedir.  
  • Fazla miktarda ateş, bulantı, öğürme, kanama ve dikiş yerlerinde ağrı, açılma oluşmuş ise hastaneye başvurmalısınız. Bu belirtilerin sizde belirmesi şeklinde hiçbir şikayetiniz olmasa bile doktorunuza gerçekleşen durumu bildirmeniz de yarar vardır.  
  • Ameliyatın sonrasında belirli bir henüz sonra doktorunuz sizi kontrol için çağıracaktır bunu ihmal etmemelisiniz.    
  • Hastaneden ayrılırken sizlere verilen reçetedeki ilaç ve türlerini kesinlikle alıp uygulamalısınız. Bu sizin ve bebeğinizin sağlığı içindir. Verilen ilaçların ihmal edilir ve kullanılması aksar ise ağrı ve sızınız olabilmektedir.  

]]>
Sezeryan Sonrası Beslenme https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-beslenme.html Thu, 29 Nov 2018 21:36:11 +0000 Sezeryan doğum sonrası beslenme, Doğumdan sonraki beslenme, gebelikdeki gibidir. Bol sıvı almayı ihmal etmeyin. Gaz yapıcı gıdaları yemeyin. Bundan sonraki süreçte beslenme şekliniz bebeğinizide etkileyeceğini un Sezeryan doğum sonrası beslenme, Doğumdan sonraki beslenme, gebelikdeki gibidir. Bol sıvı almayı ihmal etmeyin. Gaz yapıcı gıdaları yemeyin. Bundan sonraki süreçte beslenme şekliniz bebeğinizide etkileyeceğini unutmayın. Anne sütü bebek için çok önemli olduğunu unutmayın. Anne sütünün kalitesi annenin yediği gıdalardan direkt engellemez ama sütün miktarı annenin aldığı sıvı gıdalarla orantılıdır. Bu nedenle süt miktarının yeterli olabilmesi için annenin günde en az 3 litre sıvı gıda alması gerekmektedir.

 Ayrıca annenin kalsiyum eksikliği bebek için önemli olmakta birlikte, annenin kalsiyumu kendi kemiğinden alınıp bebeğe aktarılmaktadır. Kalsiyum eksikliği hem anneyi, hem de bebeğin gelişimini olumsuz olarak etkilemektedir. Emzirme döneminde anne ve bebek için iyot gereksinimide önemlidir ve annelerde bu dönemlerde iyot normalden fazla olduğu görülmektedir. Özellikle guatr rahatsızlığına engel olan iyot gereksinimi anne ve bebek için eksik edilmemelidir. Yeterli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebek sağlığı açısından vazgeçilmezdir.
Sezeryan Sonrası Beslenme

Doğumdan sonra bebek emzirilirken doğum öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 3 litre  olmalıdır. Bu miktarı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde vücudumuza yararlı olan sıvılarla karşılanmalıdır. Bu dönemde bize faydası olmayan kafein içeren çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini ve kalitesini azalttığı bilinmesi gerekmektedir.

  • Kalsiyum yönünden zengin olan yumurta, süt, yoğurt ve peynir çok tüketilmelidir.
  • Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, greyfurt,domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir. Bireysel özelliklere göre gaz yapan besinler çıkartılabilir.
  • D vitamini eksikliği bol bol güneşlenme ile karşılanmalıdır.
  • Kuru meyveler ve kuru yemişler bolca tüketilmelidir.
  • Çay, ikindi gibi öğün aralarında, yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon suyu eklenerek faydalı hale getirilmesi uygun olunur. İçecek olarak yeşil çay, ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bize faydalı bitki çayları tüketilmelidir.
  • Taze sıkılmış meyve suları, ayran, limonata tercih edilmelidir.
  • Pekmez kan yapıcıdır, şeker enerji sağlamaz.
]]>
Sezeryan Dikişi https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dikisi.html Fri, 30 Nov 2018 10:11:59 +0000 Sezeryan Dikişi, Sezeryan günümüzde normal doğum yapamayan yada ani bir rahatsızlığı olan anne adaylarına yapılan operasyon sonucu doğum yapmasına denilmektedir. Sezeryan normal doğuma göre daha ağrılı olan ve sonucunda Sezeryan Dikişi, Sezeryan günümüzde normal doğum yapamayan yada ani bir rahatsızlığı olan anne adaylarına yapılan operasyon sonucu doğum yapmasına denilmektedir. Sezeryan normal doğuma göre daha ağrılı olan ve sonucunda iz bırakan bir işlem olmaktadır. Sezaryen ameliyatında uterus, fasya, cilt altı, cilt gibi çeşitli dokulara katmanlar şeklinde dikişler atılarak ameliyata son verilmektedir. Cildin kapanması  için atılan dikişler hem kozmetik açıdan hem de yara yerinde enfeksiyon, açılmaların oluşması ve buna benzer komplikasyonların meydana gelmesini önlemek amacıyla oldukça önemli olmaktadır. Sezaryen doğum ameliyatında en fazla gerçekleşen kesi yatay olarak ve pubik tüylerin hemen üzerinde uygulanan bir kesi olmaktadır ve bu nedenle dikiş sonrası iz kalsa bile giyilen iç çamaşırların altında kaldığından dolayı çirkin bir görünümü neden olmamaktadır. Sezaryan doğum ameliyatı gerçekleşirken 4 farklı dikiş yönteminden biri uygulanmaktadır. Subkutikuler sütur yani kendiliğinden eriyen ve absorable dikiş ipliği kullanılan dikiş yöntemi olmaktadır. Günümüzde ise halkımızın estetik dikiş dediği bir dikiş şeklidir. Diğer dikişlere nazaran oldukça az bir şekilde iz bırakmaktadır ve dıştan bakıldığında dikiş atılmış durmamasından dolayı estetik dikiş denilmektedir. Birde bu dikiş yanı sıra 3 dikiş şeklide bulunmaktadır. Bu dikişler ise kendiliğinden erimemekte ve estetik dikiş dediğimiz dikiş şekline göre biraz daha ağrılı olmaktadır.

Sezeryan Dikişi
İlk olarak atılmakta olan dikiş kırtasiye ürünlerinden bilinen  tel zımbaya benzer bir aparat olup ve tel zımbanın çalışma mantığına çok yakın bir sisteme sahip olan cihazlarla yapılan bu dikişte ise  kesilen bölgeye tek tek zımbalama işlemi yapılarak açık kenar kısımlar birbirine denkleştirilir. Bir hafta teller vücutta kalarak bir hafta sonrasında alınır. Açık kenarlar birbirine birleştiğinden dolayı ciltte bulunan teller ağrısız ve rahatlıkla alınabilmektedir fakat alınana kadar ağrısını devam ettirir ve kaşıntı yapar. İkinci dikiş yöntemi ise iplik ile vücuda tek tek atılan dikiş olmaktadır. Bu dikiş yöntemi genellikle kendiliğinden erime gerçekleşmeyen süturlerle açılmaktadır ve yapılan dikişten ortalama olarak 1 hafta sonra dikişler tek tek alınmalıdır. Fakat dikiş vücutta olduğu sürece ağır kaldırılmamalı ve ani hareket edilmemelidir. Son olarak strip yöntemi ile yapılan dikiş bulunmaktadır. Yara kısmına strip adı verilen yapışkan bant yapıştırıyor ve yaranın açık kenarları birbiriyle birleştirilir. Vücutta fazla gerilmeyecek kısımlarda ve küçük olarak kesi oluşturulan ameliyatlarda daha çok tercih edilen dikiş yöntemi olmaktadır fakat sezeryan için çokta sağlıklı görülmemektedir. Fakat bu açıkladığım dikiş türlerine hasta tek başına karar verememektedir. Doktor başarılı geçen bir ameliyat sonucunda anne ile ortak karar alarak uygulamaktadır. 

Sezeryan dikişi genellikle atıldıktan sonra 24-48 saat içerisinde cilt üzerinde epitel tabaka oluşturduğu için banyo yapılmamalıdır. Ciltteki kesinin iyileşmesi ve birleşmesi ise bir hafta olup dikişlerin dökülmesi yaklaşık iki haftaya denk gelmektedir. Fakat alınan dikiş atılmış ise 6 günün sonunda alınır.  Fakat sezeryan dikişi kesinlikle ağır kaldırılması sonucu birleşmeyip açılma yapabilir buna ise halk arasında dikişin patlaması olarak bilinir. 
]]>
Sezeryan Sonrası Ağrı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-agri.html Fri, 30 Nov 2018 18:56:11 +0000 Sezaryen sonrası ağrı, sezaryen normal doğumun mümkün olmadığı durumlarda, karın duvarı ve uterusun açılarak gerçekleştirildiği bir doğum türüdür. Uygulanan kesi kasık üzerinde karın bölgesinde gerçekleşi Sezaryen sonrası ağrı, sezaryen normal doğumun mümkün olmadığı durumlarda, karın duvarı ve uterusun açılarak gerçekleştirildiği bir doğum türüdür. Uygulanan kesi kasık üzerinde karın bölgesinde gerçekleşir. Uterus açılarak amnion sıvısı boşaltılarak bebek alınır. Sezaryen doğum genel ya da lokal anestezi kullanılarak gerçekleştirilir. Spinal ya da epidural anestezi verildiğinde doğum anında anne adayı her hangi bir ağrıya maruz kalmaz ve doğuma şahitlik edebilir. Bu tür anestezi ile doğan bebekler genel anestezi ile doğan bebeklere nazaran daha aktif olurlar.

Sezaryen ameliyatında da her ameliyatta olduğu gibi sonrasında bazı ağılara maruz kalınabilir. Ancak günümüzde kullanılan gelişmiş teknoloji ve bazı ağrı kesici ilaçlar sayesinde ameliyat sonrasında yaşanabilecek ağrılar oldukça azaltılabilmektedir. Sezaryen ameliyatından sonra yaşanan ağrının nedeni cilt ve cilt altındaki dokuların kesilmesidir. Tıpkı normal doğumun ardından olduğu gibi sezaryen doğum sonrası da kanamayı durdurmak için rahimde kasılma yaşanır. Rahim kasılması doğal olarak ağrıya yol açar.

Sezaryen Sonrası Ağrı Nasıl Hafifletilir

Sezaryen ameliyatından sonra ağrı en çok ilk 4 saat içinde yaşanır. Spinal ya da epidural anestezi ağrı konusunda oldukça faydalıdır. Belden anne adayına ilaç verilerek gerçekleştirilen doğum sonrasında, verilen ilacın etkisi hala sürdüğü için anne adayı ameliyat sonra ağrı yaşamaz. Genel anestezi uygulanarak gerçekleştirilen sezaryen doğumlardan sonra anne adayının ağrı hissetmemesi için narkotik analjezik ya da non steroid antienflamatuar adlı ağrı kesici ilaçlar uygulanır. Anne adayına ameliyattan sonra verilen serumun içine de ağrı kesici ilaç katılarak ağrıların hafiflemesi sağlanabilir.

Sezaryen Sonrası Ağrı Kesici (Hasta Kontrolü (PCA, Patient Conrrolled Analgesia): Bu yöntem hastanın kendi kontrolü altında ağrı kesici verilen bir yöntemdir. Hasta doğum sonrası ağrıya maruz kaldığında bağlı olduğu cihazın düğmesine basarak ilaç salgılanmasını sağlar. Epidural anestezi katateri doğumdan sonra hastanın belinden çıkarılmaz. Hasta düğmeye basarak kataterden bel boşluğuna çok az miktarda ilaç salgılanır. Aynı işlem damar yolu ile de gerçekleştirilebilir. Aynı yöntem sezaryen ameliyatı haricinde daha birçok ameliyat türünde de uygulanabilir. PCA yönteminin avantajı ilacın yalnızca hasta kontrolünde, hastanın ağrı hissettiği anda verilmesidir. Bu sayede ilacın aşırı dozda kullanımı engellenebilir.

Sezeryan Sonrası Ağrı

Sezaryen Sonrası Ağrı Ne Zaman Geçer

Sezaryen ile doğum gerçekleştikten 6 saat sonra annenin maruz kaldığı ağrılar oldukça hafifler. Anne kendini daha iyi ve rahat hisseder. Ameliyattan 6 saat sonra anne ayağa kalkarak yürüyebilecek düzeye ulaşır. Fakat yürüyüş anında kasık ve karın bölgesinde kramp tarzı hafif ağrılar oluşabilir. Ameliyattan sonraki ilk gün ağrı daha hafiftir, bu süreçte artık şiddetli ağrılar görülmez. Anne hastaneden taburcu edildikten sonra evde kullanması için ağrı kesici ilaçlar reçete edilir. Anne adayı kontrole gideceği güne kadar reçete edilen ilaçları düzenli kullanmalıdır ve evde oturup kalkarken hareketlerine dikkat etmelidir. Oturup kalkarken ya da eğilirken ani hareketlerde şiddetli olmasa da ağrı hissi yaşanabilir.

]]>
Sezeryan Sonrası Egzersiz https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-egzersiz.html Sat, 01 Dec 2018 17:43:32 +0000 Sezaryen sonrası egzersiz, sezaryen doğumdan sonra yapılan egzersizler yalnızca göbek bölgesinde biriken yağları eritmek amaçlı değil, annenin sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmasını sağlamak için de tavsiy Sezaryen sonrası egzersiz, sezaryen doğumdan sonra yapılan egzersizler yalnızca göbek bölgesinde biriken yağları eritmek amaçlı değil, annenin sağlıklı ve formda bir vücuda sahip olmasını sağlamak için de tavsiye edilir. Gebelik süresinde her anne adayı vücut yapısına ve beslenme şekline bağlı olarak az ya da çok kilo alabilir. Alınan kilonun düzenli ve orantılı olmasına dikkat edilmelidir. Gebelik döneminde kilo kontrolünü sağlamak için 9 ay boyunca beslenme kurallarına dikkat edilmelidir. Gebelik süresinde çok fazla kilo alan anne adaylarının normal ya da sezaryen doğumdan sonra kilo vermesi oldukça zordur. Gebelik normal seyretmişse 9-12 kilo alınması normal kabul edilir. Fakat anne gebeliğe düşük kilolarda başlamışsa bu kilo aralığı artabilir. Sezaryen doğum gerçekleştikten sonra ilk hafta anne adayları az 5 kilo verir. Bu oran doğan bebeğin, eşinin ve suyunun ağırlığıdır. Çok az miktarda olsa anneden de kilo gidebilir.

Sezaryen doğumdan sonra uygulanan egzersizler annenin sağlığı ve vücut şekli için şarttır. Sezaryen doğumdan sonra doktor kontrollerinde her hangi bir aksilik yoksa ve anne adayı kendini iyi hissediyorsa doğumdan 1 ay sonra egzersize başlayabilir.

Sezaryenden Sonra Karın Ve Göbek Yağlarını Eritmek İçin Uygulanabilecek Egzersizler

Sezaryenden sonra karın ve göbek bölgesinde toplanan yağları eritmek için en faydalı egzersiz mekik hareketleridir. Ancak mekik bölgedeki sorunu çözümlemek için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle mekik ile beraber tüm vücudu etkileyen ve çalıştıran, kilo vermek için yeteri miktarda kalori yakmaya yardımcı olan egzersizlerin de yapılaması gerekir. Günlük annenin çekebileceği kadar mekik çekmesi ve beraberinde günlük en az yarım saatlik yürüyüş yapması gerekir. Yürüyüş karın bölgesinde toplanan yağların erimesine yardımcı olan en kolay egzersizlerden biridir. Tüm bunların haricinde imkanı olan kişiler yüzme ve plates gibi egzersizler de yapabilir. Ne kadar egzersiz yapılırsa yapılsın beslenme kurallarına uyulmadığı sürece egzersiz yapmak faydalı olmayacaktır.

Sezeryan Sonrası Egzersiz

Sezaryen doğumdan sonra karın bölgesindeki fazlalıklardan kurtulmak için çoğu kadın korse kullanmayı tercih eder. Ancak korse kullanımı bölgedeki yağların erimesine yardımcı olmaz. Korse kullanımının yararı olmadığı gibi zararı da yoktur. Fakat günde en fazla 3-4 saat kullanılmalıdır. Yine korse ile birlikte mutlaka egzersiz yapmaya özen gösterilmelidir.

]]>
Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-bas-agrisi.html Sat, 01 Dec 2018 19:04:31 +0000 Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı, Sezeryan sonrasında oluşan baş ağrıları, spinal tap yani lomber ponksiyon veya sezeryan yapılacak olan kişiye spinal anestezi uygulanmasıyla baş ağrısı yaklaşık olarak yüzde 40'ında meyda Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı, Sezeryan sonrasında oluşan baş ağrıları, spinal tap yani lomber ponksiyon veya sezeryan yapılacak olan kişiye spinal anestezi uygulanmasıyla baş ağrısı yaklaşık olarak yüzde 40'ında meydana gelmektedir. Her iki uygulama da omuriliği saran sert zarın yani alt omurgada, lomber bölgesinde ve sakral sinir köklerinde uygulanır ve bu bölgelerin delinmesini gerektirir. Bir spinal tap uygulaması esnasında, beyin omurilik sıvısı spinal kanaldan geriye çekilmektedir. Spinal anestezi esnasında, verilen ilacın vücudun alt yarısındaki sinirleri uyuşturması amacıyla ilaç spinal kanal içerisine enjekte edilmektedir. Oluşturulan küçük deliklerden sızmakta olan omurilik sıvısı sızıntısı, sezeryan sonrası baş ağrısı gelişmesine sebep olabilir. Sezeryan sonrası baş ağrısı aynı zamanda post-lomber ponksiyon baş ağrısı olarak da bilinir. Oluşmakta olan baş ağrıları olası bir tedavi gerektirmez ve kendi kendine geçer. Fakat, 24 saat süre zarfında yada daha uzun süren baş ağrılarında tedavi gerektirebilir.

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı Belirtileri:

  • Hafif oluşumlu ağrılarla başlayarak dayanılamayacak şiddete kadar oluşan baş ağrılarının seyretmesi,
  • Genellikle otururken, ayağa kalkarken kötüleşen ve uzandığında geçen baş ağrıları,
  • Baş dönmesinin belirmesi,
  • Kulaklarda çınlamasının belirli aralıklarla kendini göstermesi yani tinnitus oluşumu,
  • Işığa karşı duyarlılık yani fotofobi oluşumunun meydana gelmesi,
  • Sürekli olarak beliren bulantı oluşumu,
  • Boyun tutulmalarının meydana gelmesi,

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı Nedenleri

Sezeryan sonrası baş ağrısı, omuriliği oluşturan zarda oluşturulan delikten akan omurilik sıvısından kaynaklı olmaktadır. Bu kaçak beyin ve omuriliğe basınç uygulayan omurilik sıvısının azalmasıyla birlikte baş ağrılarına neden olur. Sezeryan sonrası oluşan baş ağrısı genellikle uygulanan spinal tap yada spinal anestezi sonrasında 12-24 saat içerisinde ortaya çıkar. Bazen epidural anestezi uygulaması da sezeryan sonrası baş ağrısına neden olabilir. Epidural anestezi sadece omuriliği çevreleyen zarın dış bölgesine enjekte edilmesine rağmen, istem dışı oluşan bir delik baş ağrısı oluşturabilir.

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı Risk Faktörleri

Sezeryan sonrası baş ağrısı için oluşan risk faktörleri şunlardır:

  • Sezeryan sonrası baş ağrısı öyküsünün olması,
  • 18-30 yaş arasında olmak,
  • Omuriliği saran zarda daha büyük iğnelerin kullanılmasını ya da birden fazla delik açılmasını gerektiren işlemler.

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı Testleri ve Teşhis

Sürekli olarak kontrol olduğunuz doktorunuz baş sizlere ağrısı hakkında soru soracaktır ve fiziksel bir test uygulayacaktır. Özellikle yakın zamanda bir spinal yada spinal anestezi gibi herhangi bir işlem geçirmişseniz belirtmeniz gerekmektedir. Bazen doktorunuz oluşan baş ağrıları için muhtemel olabilecek diğer nedenleri yok etmek için bir manyetik rezonans görüntüleme yani MR filmi önerebilir. Bu test sırasında, bir manyetik alan ve radyo dalgaları aracılığıyla beynin kesitsel görüntüleri belirlenecektir.

Sezeryan Sonrası Baş Ağrısı Tedavisi ve Kullanılan İlaçlar

Sezeryan sonrası baş ağrısı tedavisi konservatif olarak başlar. Doktorunuz yatak istirahati verir, sıvı tüketmenizi önerir, kafein ve oral ağrı kesiciler kullanmanızı önerecektir. Sezeryan sonrası oluşan baş ağrıları 24 saat içinde geçmezse, doktorunuz aşağıdaki belirtilen tedavilerden birini veya önerir. Bunlar:

  • Epidural kan yaması: Uygulama yapılması için oluşturulan deliğin içerisine kanınızdan küçük bir miktar enjekte edilir, delik sızdırmayacak şekilde bir pıhtı meydana getirir. Bu işlem basıncı normal düzeylere alır ve baş ağrılarının yatışmasına sebep olur. İşlem kendi kendine iyileşmeyen sürekli sezeryan s]]> Epidural Anestezi İle Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/epidural-anestezi-ile-sezeryan.html Sun, 02 Dec 2018 15:59:24 +0000 Epidural Anestezi İle Sezeryan, bir diğer adı ağrısız doğum olarak da bilinen epidural anestezi hem sezeryan doğum hem de normal doğum tercih eden anne adaylarının tercihleri arasındadır.Epidural anestezi vücudun bel Epidural Anestezi İle Sezeryan, bir diğer adı ağrısız doğum olarak da bilinen epidural anestezi hem sezeryan doğum hem de normal doğum tercih eden anne adaylarının tercihleri arasındadır.Epidural anestezi vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı iletimini durduran bölgesel veya lokal bir anestezi çeşididir.Doğum ağrısının kontrol altına alınmasına yardımcı olan bu yöntem bir anestezi uzmanı (anestezist) tarafından uygulanır.Uygulama şu şekilde olmaktadır.Omuriliği çevreleyen "dura" adı verilen zarın etrafına lokal anestezik madde verilerek ağrı sinyallerinin beyine ulaşması engellenir,böylelikle ağrı hissinin ortadan kaybolması ile epidural anestezi sağlanmış olur.Bu bölgede ki motor işlevlerini sağlayan sinirlerde verilen anestezinin etkisi altına girerse tam bir anestezi meydana gelir ve uygulama yapılan bölgenin altında kalan kısımdaki hissizlik ve hareket kabiliyetinin ortadan kaybolması şeklinde tam bir hareketsizlik sağlanır.Kişi bu durumda geçici bir süre bacaklarını hissedemez,hareket ettiremez.Sezeryan ameliyatlarında uygulanan epidural anestezi bu şekilde yapılır.Normal doğumda uygulanışı ise rahim kasılmaları düzenli bir hale geldikten sonra veya rahim açıklığı 4cm'ye ulaştığında (bu dönem artık doğum sancısının başladığı dönemdir buna aktif faz denir) epidural anestezi yapılabilir.

    Epidural Anestezi İle Sezeryan

    Epidural Anestezi İle Sezeryan'da anestezi etkisinin başlaması için 15-30 dakika beklenir.Anne adayı yan yatarken veya oturur pozisyonda iken belden iğnenin girileceği bölge antiseptik (mikrop öldürücü) maddeyle silinir.Sonrasında oldukça ince bir iğneyle epidural aralığa girilerek anestezik veya aneljezik ilaç verilir.İlaçlar tek dozda verilebileceği gibi kalıcı bir katater takılarak gerekirse anestezik madde takviyesi yapılabilinir.Uygulanmasının sakıncalı olduğu durumlar çok azdır.Güvenli ve başarılı bir yöntemdir.Annenin bebeğini bilinci açık bir şekilde kucaklaması ve emzirmesi de anne adayı için ayrı bir konfordur.Uygulamaya bağlı olarak anestezinin başarısız olması en büyük fakat en az karşılaşılacak sorunlardan biridir.Epidural uygulandıktan sonra en sık karşılaşılan diğer iki sorun ise tansiyon düşmesi ve bulantı hissinin ortaya çıkması olup anestezi doktorunun aldığı önlemlerle önüne geçilebilinir.

    ]]>
    İkinci Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/ikinci-sezeryan.html Mon, 03 Dec 2018 15:04:37 +0000 İkinci sezaryen, sezaryen sonrası alışılagelen doğum mümkündür, bir defa sezaryen meydana gelen bir kadının öbür tüm doğumlarında sezaryen inşa etme benzeri bir mecburiyeti yoktur. (işin kötü tarafı ilk doğumda düzenl İkinci sezaryen, sezaryen sonrası alışılagelen doğum mümkündür, bir defa sezaryen meydana gelen bir kadının öbür tüm doğumlarında sezaryen inşa etme benzeri bir mecburiyeti yoktur. (işin kötü tarafı ilk doğumda düzenlenen sezaryen olmasa dahi, bir defa sezaryen meydana gelen kadınları öbür doğumlarda düzenlenen olarak sezaryene alıyorlar ve bunu da 38. haftada yapıyorlar.  

    Bunun tabi ki birtakım şartları ve birtakım rizikoları var. İki doğum aralarında en az iki sene mazi olması gereklidir. Sezaryen kesişinin dikey değil yatay olması gereklidir, ki ülkemizdeki sezaryenlerde kesi çoğunlukla yataydır. Ssvd'yi destekleyici bir eşe sahip olmak, kendisi de bu konuda istekli ve tüm sual işaretlerini geride bırakmış olmak, tevekkül edip Allah'ın dilediğinden başkasının olmayacağına güvenmek işin manevi boyutudur. Bilhassa bundan önceki doğumunda doğum başladıktan, belirli bir açılma olduktan daha sonra sezaryene edinilen kadınların, ssvd inşa etme ihtimali çok fazla daha yüksektir. Rizikoları de var elbet, gruptur denilen sezaryenden artan kesinin yırtılma ve kanama inşa etme ihtimali vardır, bu ihtimal çok fazla çok az bir ihtimal olmakla beraber, annenin alışılagelen sancıdan çeşitli olarak hissedebileceği ve doktorunu anında uyaracağı bir vaziyettir. Yani yırtılma hatıranı yalnızca o an anne anlayabilir ve ivedi olarak müdahalede bulunulması gereklidir.  

    İkinci Sezeryan

    Bu sebeple tıbbı ekipman donanım tam olmalıdır ssvd yapılmış meydana gelen bir hastanede. Ülkemizdeki jinekologların ve hastanelerin ssvd desteklememesinin en kocaman nedeni bu riski almak istememeleri ve yeterlidir donanıma sahip olmamalarıdır. Bilhassa hükümet hastanelerinin ssvd desteklemesi gerektiğini ve bu konuda bir siyaset başlatmaları gerektiğini düşünüyorum. Ancak unutmamak gereklidir ki, alışılagelen dediğimiz doğum da başlı başına rizikolu bir olaydır. Anne ya da bebek ölümü ile sonuçlanabilir, sakatlıklar olabilmektedir ,dikişlerde sorun olabilmektedir. Ama bu risklerden hiç bahsedilmediği amaçlı ssvd fazladan fazla korkulan bir olay olmuş daima. Elbet bu bizim ülkemiz amaçlı geçerli. İki-nadiren üç-sezaryen sonrası alışılagelen doğum yerine getiren kadın örnekleri var. SSVD yapmayı talep eden anneleri bekleyen en kocaman problemlerden bir tanesi maddiyat ülkemizde. 3-10.000 TL arası değişen ücretlerle ssvd yapmak olası ama bu da alışılagelen gelirli bir aile amaçlı önemli bir sıkıntı. Zira, ssvd yapmak istiyorsanız özel doktorlara gitmek zorundasınız, hastaneye gidip direk doğum yapamadığınızdan yalnızca sağlık kurumu masrafı ile kurtulmuyorsunuz. Özel olarak ssvd destekleyici doktorları bulup, onlara bin bir TL bayılıp, ssvd deneyim ihtimaliniz var. Doğum laf konusu olduğunda en çok fazla ehemmiyet verdiğim konu "doğum tarzı " konusudur. Doğum tarzı diyerek bir madde yoktur, doğum doğumdur! Yani şimdilerde bizim adına  " alışılagelen " diyerek bir ek taktığımız doğumun tek tarzı vardır. O da sancı gelip sancıyı bebeğin gelme müddetine civarı çekip, vajinal yoldan bebeğin dünyaya gelmesidir. Sezaryen dediğimiz ise bir ameliyattır.   

    Bu anlamda hiçbir annenin tercihen ben sezaryen talep ediyorum deme hakkı olmamalıdır. Zira bu, akılcı bir davranış değildir. Sezaryeni tercih etmek kabul etmek, benim canım operasyon istiyor doktor, beni kesin amaçlı, bir organımı da alın, daha sonra da dikin demeye benziyor. Bile bu biraz bencilce bir yaklaşım oluyor ve bir anneye de yakışmıyor. Zira, sezaryen yolları ile dünyaya iştirak eden bebek, alışılagelen bir doğumda sancılar sırasında salınan hormonun tesiriyle bağışıklığını güçlendiremiyor, ansızın bire rahatça yattığı yerden  dünyaya getiriliyor. 

     

    ]]>
    Sezeryan Korsesi https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-korsesi.html Tue, 04 Dec 2018 00:02:30 +0000 Sezaryen korsesi, sezaryen doğumdan sonra göbekte sarkma, karın bölgesinde aşırı yağlanma gibi problemler anneleri endişelendiren bir problemdir. Bu tür endişeler karşısında anneler durumu kontrol altına almak için Sezaryen korsesi, sezaryen doğumdan sonra göbekte sarkma, karın bölgesinde aşırı yağlanma gibi problemler anneleri endişelendiren bir problemdir. Bu tür endişeler karşısında anneler durumu kontrol altına almak için korse ya da egzersiz yapmayı planlar. Doğum sonrası göbek ve karın bölgesini eski formuna kavuşturmak için şüphesiz ki en etkili yöntem düzenli beslenme ve egzersiz yapmaktır. Sezaryen sonrası korse kullanımı, karnın düzelmesi ve göbeğin erimesi için faydalı değildir. Çünkü sorun gebelik boyunca alınan kilolardan kaynaklanmaktadır. Karın kaslarında kuvvet kaybı ve bölgede yağlanma çoğu kişinin estetik kaygı yaşamasına yol açar. Bu problemi çözümlemek için korse yerine egzersiz yapmak gerekir. Karın kaslarını kuvvetlendirecek egzersizler önceki zamandan daha iyi bir karın kası yapısına sahip olmayı sağlar.

    Sezaryenden sonra korse kullanımının alınan kiloları geri vermek ya da göbek bölgesini eritmeye hiçbir faydası yoktur. Bu tür korseler zayıflatıcı korseler adı altında da satışa sunulmaktadır. Gebelik boyunca aşırı esneyen ve kuvvetini kaybeden karın kasları korse kullanımı ile güçlenmez. Korse kullanırken karın ve göbek bölgesinde gerçekleşen değişiklikler doğumun ardından verilen kilolara bağlıdır. Korse ile bir alakası yoktur. Eğer sezaryen doğum sonrası karın bölgesinde ciddi anlamda düzelme isteniyorsa korse yerine egzersize yönelmek gerekir. Egzersiz ve düzenli beslenme kurallarına uygun gerçekleşmediği sürece korse kullanımı ile kalıcı fayda sağlamak mümkün değildir.

    Sezeryan Korsesi

    Sezaryen sonrası korse kullanılacaksa bile uzun dönem kullanımından kaçınılmalıdır. Aksi halde bel sağlığı açısından tehlikeli olabilir. Uzun dönem korse kullanımı bel bölgesindeki kaslarda kuvvet kaybına, aks tutulmasına ve ciddi bel ağrılarına yol açabilir. Dolayısı kesinlikle bir uzmana danışmadan bilinçsiz bir şekilde korse kullanılmamalıdır. Eğer kullanılacaksa da günlük en faz 4 saat kullanılmalıdır. Korse gece çıkarılmalı, çok sıkı olmamasına dikkat edilmeli ve pamuklu yapıda olanlar tercih edilmelidir. Bel bölgesi ile alakalı sorunu olan kişiler bir ortopedi uzmanına ya da beyin cerrahine danışarak kullanmaya özen göstermelidir.

    ]]>
    Sezeryan Doğum Sonrası https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-sonrasi.html Tue, 04 Dec 2018 19:00:48 +0000 Sezeryan doğum sonrası, Sezeryan doğum yapmış ve bebeğinizi kucağına almış mutlu bir annesiniz.Normal doğum yapan annelerin yaşadığı sıkıntılara ek ameliyat bölgesindeki ağrılar eklenmiştir. Bunun için ilk haftalard Sezeryan doğum sonrası, Sezeryan doğum yapmış ve bebeğinizi kucağına almış mutlu bir annesiniz.Normal doğum yapan annelerin yaşadığı sıkıntılara ek ameliyat bölgesindeki ağrılar eklenmiştir. Bunun için ilk haftalarda bebek de dahil olmak üzere ağır kaldırılmamalı aileden yardım alınmalıdır.

Sezeryan doğum sonrası 2-3 gün içerisinde anne bebeği ile taburcu edilir. Genellikle bir hafta sonra kontrole gelinir. Anne evde geçireceği bir hafta ise uyması gereken bazı önemli hususlar vardır. Öncelikle bebeğinizi sık sık emzirin. Sezeryan sonrası hemen süt gelmez diye toplumumuzda bir anlayış vardır. Bu yanlış bir düşüncedir süt miktarı ve kalitesi annenin yeterli ve dengeli beslenmesine bağlıdır. Anne bol sıvı tüketmeli, bu miktar günlük 3 lt den az olmamalı, tükettiğimiz sıvılar su, süt, meyve suları vb. olmalı.  Her gün 20-30 dk yürüyüş yapılmalı bu doğum sonrasında alınan kiloların yol açtığı göbek sarkmalarını engeller ve daha çabuk kilo vermemize olanak sağlar. İlk hafta yürüyüş dışında ağır egzersizlerden ve spordan kaçınılmalıdır. Genellikle ameliyattan 3 gün sonra banyo yapılmasına ve dikiş bölgesinin ıslanmasına izin verilir, ancak bu konu dikişinizin durumuna ve doktorunuzun önerilerine göre değişebilir. Dinlenmeye ve uyumaya fırsat buldukça vakit ayırın. Sezaryenden sonra az miktarda vajinal kanama olması normaldir. Bu  bir ay kadar azalarak devam eder. Fazla miktarda kanama, ateş, kötü kokulu vajinal akıntı, dikiş yerlerinde açılma veya akıntı, kanama, göğüslerde aşırı ağrı ve kızarma, bacaklarda ani şişme ve kızarıklık görülmesi gibi durumlarda hemen doktora başvurulmalıdır. Hiçbir şikayet olmasa dahi doktorunuzun belirlediği tarihte mutlaka kontrole gitmelisiniz, bu genellikle ameliyattan 7-10 gün sonrası olur. Doktor izin verirse 5-6 hafta sonra cinsel birliktelik olabilir.

Sezeryan Doğum Sonrası
Sezeryan doğum sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar:
  • Öncelikle doktorumuzun uyardığı bütün konulara dikkat etmek. Verdiği ilaçları zamanında almak.
  • Bol sıvı tüketmek,bol sıvı anne sütü miktarının etkilediği için bebeğimiz için önemli hususlardan biride budur.
  • Yeterli ve dengeli beslenme.kalsiyum, vitamin,mineral protein bakımından zengin olan yiyeceklerden yeterince faydalanmak.
  • D vitamini yiyeceklerde fazla bulunmayan ihtiyacımız olan gereksinimlerden biridir. Bunu karşılamak için bol güneş ışığından faydalanmalıdır.
  • Günlük uyku düzeni ve az beden yorgunluğuna dikkat etmek. Doğumun ilk zamanları yorucu geçeceği için dinlenmeye de zaman ayırılmalıdır.
Toplumumuzda korse kullanımı gibi bir düşünce yerleşmiştir. Korse kullanmanın normal ve sezeryan doğum sonrasında karnın düzelmesinde hiçbir faydası yoktur. Aksine zararı  da olabilir. Problem doğum öncesinde alınan kilolara bağlı karın bölgesinde yağ birikimidir. Bunun çözümü de doğru beslenme ve egzersizlerdir. Görüldüğü gibi korse kullanmak hiç faydası yoktur. Buna piyasada zayıflatıcı korse adında satılan korselerde dahildir.
]]> Sezeryan Doğum https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum.html Wed, 05 Dec 2018 15:42:58 +0000 Sezeryan doğum, vajinal doğumun çeşitli nedenlerle gerçekleşmemesi durumunda karın bölgesinden açılan bir kesi yadımı ile bebeğin ameliyatla dünyaya getirilme işlemine sezeryan doğum adı verilir. Sezeryan doğum Sezeryan doğum, vajinal doğumun çeşitli nedenlerle gerçekleşmemesi durumunda karın bölgesinden açılan bir kesi yadımı ile bebeğin ameliyatla dünyaya getirilme işlemine sezeryan doğum adı verilir. Sezeryan doğum olarak da sıkça tabir edilen bu doğum şekli genellikle 1 saati süreyle yapılır. Şimdi sezeryan doğum hakkında bütün merak ettiklerinizi bu makalemizde ayrıntılı olarak inceleyelim. Sezeryan doğum cerrahi bir operasyon aracılığıyla karın bölgesinde açılan bir kesikten anne karnında bulunan bebeğin doğum ameliyatıdır. Normal şartlarda yarım saat süreyle 45 dakika süresince olmakta olan sezeryan doğum, küçük aksaklıklar olursa eğer bir saat kadar uzayabilir. Normal doğumdan farklı olarak sezeryan doğumda normal doğum sırasında kullanılan anestezinin iki katı kadar yoğun anestezi kullanımı sağlanır.

Sezeryan doğum sonrasında normal doğum genel olarak, önceki yıllarda ilk doğumu sezeryan doğum gerçekleştirerek yapmış olan bayanların, daha sonraki doğumlarını normal doğum yapmaları pek mümkün olmayacaktır. Fakat günümüz şartlarında gerçekleşen tıbbi gelişmeler sayesinde bu süreçte gerçekleşen normal doğum mümkün hale geldi. Doğum sırasında yapılan cerrahi müdahalelerin sonraki doğumun normal doğum olabilme olasılığını yüzde altmış oranına düşürür. İlk doğumun sezeryan ile yapılmasının sonrasında, diğer doğumu normal doğum olarak gerçekleştirmek isteyen bayanların yüzde kırk beşlik bir bölümü bu kararlarından vazgeçerek tekrar sezeryan doğuma yönelir. Normal doğumun sancıları, kas kasılmaları ilk doğumda yaşanan cerrahi müdahalelerin yırtılma ihtimalleri gözlenerek doğum yapan bayanların, nasıl doğum yapacağına uzman olan hekimler karar vermektedir. Sezeryan doğum sonrasında sezeryan ameliyatı sonrası 8-12 saat içerisinde hastanın yataktan kaldırılmaması gerekmekte, akciğerlerin hava almasına engel olmak gerekmekte, damar tıkanıklığının önlenmesine, bağırsak fonksiyonlarının düzeninin sağlanması ve özellikle de gaz sancısı yaşanmamasına yardımcı olunur. Sezeryan ameliyatıyla yapılan doğum sonrası hastalar ilk gün rahatça ayağa kalkar, etrafta dolaşabilirler. Doğumdan ilk 6 saat sonra öncelikli olarak sıvı besinlerle ve daha sonrasında katı gıdalarla beslenmeye devam edebilirler. Oluşabilecek enfeksiyon risklerini en alt seviyelere indirmek amacıyla hastaya sonda uygulaması yapılabilir.

Sezeryan Doğum
Sezeryan Doğum Yararları: Gerçekleşen doğumun normal yolla yani vajinal doğum olarak gerçekleşmesi doğanın anneye ve bebeğe göre en mükemmel şekilde dizayn ettiği bir yöntem olduğundan dolayı hiçbir ameliyat yada başka bir yöntem sezeryan ameliyatından daha avantajlı olmamaktadır. Fakat normal doğumun mümkün olmadığı durumlarda mecburen yapılacak sezeryan ameliyatı anne ve bebeği bazı risklerden korumak amacıyla fayda sağlayacaktır. Sezeryan doğum ameliyatının normal doğum ameliyatının mümkün olmadığı durumlarda yada  normal doğum sırasında anne ile bebek açısından riskli bazı durumlar meydana geldiğinde bu risklerden kaçınmak için başvurulan bir ameliyat yöntemidir. Ortada herhangi bir risk durumu olmadığı durumlarda ve normal olarak gerçekleşen doğum mümkünken sadece isteğe bağlı olarak yapılan bir sezeryan doğum ameliyatı herhangi bir fayda sağlamaz. Anneyi ve bebeği normal doğumun birçok faydasından mahrum etmektedir. Ayrıca sezeryan ameliyatının kısa ve uzun süreli bazı dezavantajları da bulunmaktadır. Planlı ve istemli  olarak gerçekleşecek olan sezeryan ameliyatı olmak isteyen bir bayan bu fayda ve zarar şartlarını iyi bilerek karar oluşturmalıdır.
]]>
Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan.html Thu, 06 Dec 2018 01:39:10 +0000 Sezeryan, bebeğin anne karnından uterus açılarak çıkartılması işlemidir. Annenin ve bebeğin sağlığını tehdit eden her türlü durumda yada vajinal yolla doğumun imkansız olduğu zamanlarda sezeryan ile doğum yapılı

Sezeryan, bebeğin anne karnından uterus açılarak çıkartılması işlemidir. Annenin ve bebeğin sağlığını tehdit eden her türlü durumda yada vajinal yolla doğumun imkansız olduğu zamanlarda sezeryan ile doğum yapılır. Sezeryan doğum ameliyatı bilinen en eski ameliyat yöntemidir. Tıbbın ve teknolojinin ilerlemesiyle sezeryan ameliyatı teknikleri de daha çok ilerleme gerçekleştirmiştir. Ameliyatların mikropsuz olan koşullarda gerçekleştirilmesi, kan verilebilmesi, kuvvetli mikrop kırıcı ilaçlar takviyesi, modern cerrahi malzemeler ve genel anestezi vermeden belden yapılan uyuşturma sayesinde ameliyatın tehlike oranı en aza indirilmiştir ameliyat neredeyse normal doğum kadar tehlikesiz yapılır.

Sezeryan Nasıl Yapılır

Sezeryan ameliyathanede yapılan cerrahi bir işlemdir. Sezeryan da önce bebeğin alınacağı bölgenin tüyleri traş edilir. Daha sonra lavman yapılır. Doğum yapacak olan kişinin üzerindeki her şey çıkarılarak ameliyat önlüğü giydirilir. Ameliyat olacak kişi sedyeyle ameliyathaneye alınır. İçeride yapılacak olan müdahalenin sedyeye kişi yatırılır ve biraz sohbet edilir, bu heyecanı gidermek için yapılan nazik bir davranıştır. Anestezi yapılır ve ameliyat uygulanacak kişi artık hiçbir şey hissetmez.  Doktor karın derisini dezenfekte eder ve cerrahi işlemi gerçekleştirerek bebeği dünyaya getirir. Toplam olarak ameliyat uygulanan süre 45-60 dakika sürmektedir.

Sezeryan

Sezeryan Neden Tercih Edilir

  • Sezeryan yöntemiyle doğumun tarihi bellidir, ne zaman ne yapılacağı bilinmektedir.
  • Günümüz şartlarında artık teknik ve anestezi oldukça ilerlemiştir ve cerrahi müdahaleden korkulacak bir durum söz konusu değildir.
  • Estetik bir sakınca söz konusu olmamaktadır, çünkü kesme işlemi pubis tüylerinin altında yani aşağıda ve enlemesine yapılmaktadır.
  • Normal doğum sancısının doğum yapacak olan kişileri korkuttuğundan dolayı tercih edilir. Sezaryen ile doğum sancısı oluşmaz.
  • Normal doğum sırasında apış arasında oluşan yırtılma yada hekimin gerekli gördüğü için yaptığı yarma işlemi sezaryende oluşmaz.

Sezeryan Gerektiren Durumlar:

  • Bebeğin büyük olması: Kimi zaman anne adaylarının karnında büyüyen bebekler gelişimlerindeki aşırılık nedeniyle annelere ve doktorlara bir takım sıkıntılar oluşturur. Bu sorun doğumun ilerlemesinde engel oluşturur ve ikinci evrenin sonunda omuz takılması olarak belirti gösterir. Başka bir zorunluluk sebebi ise bebeğin 4.5 kilodan fazla olmasıdır.
  • Çatı darlığı: Bu türden problem annenin kemik yapısındaki az gelişmişlikten veya kemik yapısındaki bozulmadan kaynaklı olmaktadır. Rahatsızlık hamilelik döneminde önceden tespit edilir ve doğumla ilgili gerekli önlemler alınır. Eğer rahmin içi bebeği doğurmaya müsait değilse sezeryan uygulaması gerçekleşir.
  • Bebeğin duruşunda oluşan bozulmalar: Anne karnındaki fetuslar erken dönemlerde başları yukarıda olmasına rağmen ilerleyen zamanlarda bu duruş pozisyonu sıklıkla değiştirerek bulunduğu alanda hareket etmeye başlamaktadır. 36. Haftadan sonraki dönem anlatılan bu husus için oldukça önemlidir çünkü bebek hala başı yukarı pozisyonda olması durumunda normal doğum için tehlike oluşturuyor anlamına gelir ve doğum anında müdahale edilmesi gerekmektedir.
  • Gebelikte kanama meydana gelmesi: Nedeni tam olarak bilinmeyen bir durum olan kanama, rahmin önceden hasar görmesinde, doğum yapacak olan kişinin yaşının ilerlemesinde, aşırı çocuk doğurulması durumunda ve sigara tüketiminden kaynaklı, bebeğin beslenmesini ve kan alış verişini sağlayan organın bebekten önde olmasından dolayı doğum kanalını tıkamasının nedeninden kaynaklanır.
  • Fetal Distres: Anne karnındaki bebeğin kendini strese koyarak oksijensiz kalması durumudur
  • Annenin ıkınamaması: Bu durum annenin beyin, kalp ve diğer iç organlarıyla ilgili olan önemli bir hastalığının bulunmasından kayn]]> Sezeryan Sonrası Normal Doğum https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-normal-dogum.html Thu, 06 Dec 2018 02:44:29 +0000 Sezeryan sonrası normal doğum, daha önce sezeryanla doğum yapan bir kadın, sonraki gebeliğinde normal doğum yaparsa bu sezeryan sonrası vajinal doğum olarak ya da sezeryan sonrası normal doğum şeklinde tanımlanır. An Sezeryan sonrası normal doğum, daha önce sezeryanla doğum yapan bir kadın, sonraki gebeliğinde normal doğum yaparsa bu sezeryan sonrası vajinal doğum olarak ya da sezeryan sonrası normal doğum şeklinde tanımlanır. Ancak bunun olması bazı koşullara bağlıdır. Her zaman böyle bir doğumun olması mümkün olmaz. Bizim ülkemizde bu uygulanmasa da, bu uygulamanın yapıldığı ülkeler vardır. Bunun nedenleri arasında en önemlisi, sezeryan sonrası normal doğumun fazla güvenli olmamasından kaynaklanır. Bu yüzden kadınlar sezeryanla doğum yapacakları zaman, bundan sonra gebe kaldıklarında yine sezeryanla doğum yapacakları kendilerine söylenir. Buna dayanarak halk arasında bir defa sezeryanla doğum yapan kadının, bundan sonraki doğumlarında sezeryan olacağı kanısı baskın olur.

    Sezeryan sonrası normal doğum hangi durumlarda uygun değildir 

    Anne adayının önceki gebeliğinde sezeryanla doğum yapmasına neden olan sebebin hala devam etmesi halinde, bundan sonra da zorunluluk yüzünden sezeryan olması gerekir. Yani bir kadın hastalığı yüzünden doğum sezeryanla yapıldıysa, hastalığın iyileşmemesi halinde sonraki gebelikleri de sezeryanla sonlandırılır.

    Sezeryanla doğum sırasında kadının rahmine Vertikal yani dikine kesik atılmışsa, bundan sonraki gebeliklerini normal yollardan sonlandıramaz. Bu kadınlarda normal doğum uygulanırsa, rahmin yırtılma riski daha yüksek olur. Günümüzde sezeryan doğumlarda rahme nadir olarak dikine kesik atılır. Genellikle rahme transvers denilen yan kesi yapılır. Bunun ciltteki kesiyle alakası yoktur. Doğumda cilt yan kesilirken, rahim dik kesilebilir. Bu uygulamanın nasıl olduğunu sadece sezeryan doğumu gerçekleştiren doktor bilebilir.

    Anne adayı çatı darlığı nedeniyle önceki doğumunu sezeryanla olduysa, bundan sonraki doğumlarını normal yoldan yapamaz.

    Çoğul gebelikler olduğunda, normal doğum yapılamaz.

    Yüksek tansiyonu olan, şeker hastası olan gebeler normal doğum yapamaz.

    Anne adayı daha önceden sezeryanın yanında rahimden miyom çıkarma gibi rahimle ilgili operasyonlar geçirmişse, normal doğum yapılması söz konusu olmaz.

    Sezeryan Sonrası Normal Doğum

    Gebe kadın için acilen sezeryan yapılması gerekiyorsa, bu kadınlara sezeryan yapılamadığında asla normal doğum yaptırılmaya çalışılmamalıdır.

    Sezeryan sonrası normal doğum kimler için uygundur

    • Daha önce sadece bir defa sezeryanla doğum yapanlar
    • Pelvis kanalının yani doğum kanalının normal doğum için uygun olması halinde
    • Normal doğumu engelleyecek hastalığı olmayanlar
    • Sezeryanın dışında rahimle ilgili operasyon geçirmemiş olanlar
    • Bebeğin fazla kilolu olmaması, doğumda bebeğin başı doğum kanalında ise normal doğum yapılabilir.

    Hem sezeryan doğumun, hem de normal doğumun kendilerine göre bazı avantajları ve bazı dezavantajları bulunur. Buna rağmen sezeryan doğumdan sonra normal doğum yapmanın riskleri de vardır. Bu kadınlar normal doğum yapmakla sezeryanden kurtulmuş olur. Dolayısıyla sonrasında yaşanan ağrı, enfeksiyon, kanama gibi risklerde sona erer.

    Sezeryan sonrası normal doğum sırasında önemli bir risk olarak rahimdeki yırtılma olasılığının bulunması gelir. Bu durumda rahim onarılsa bile, bazı kadınlarda rahmin hepsi alınmak zorunda kalınabilir. Aşırı kanama riski de mutlaka dikkate alınmalıdır. Araştırmalar bu şekilde yapılan doğumlarda % 60-80 oranında başarı seviyesi olduğunu belirlese de, ülkemizde fazla sıcak bakılmayan bir uygulamadır. Bu nedenle doktorlar tarafından tercih edilmez. Halk arasında ilk sezeryan sonrasında 5-10 yıl geçtiğinde doğumun normal yapılacağı gibi bir düşünce olsa da, değişen bir şey olmaz. Sezeryan sonrası normal doğumun her zaman bazı riskleri bulunur. Bazı gebe kadınlar daha önceden sezeryanla doğum yapsalar da, sonraki gebeliklerde sancıyla rahim ağzı fazla açılabilir. Bu durumda normal doğum başlayacağından, kadın zorunlu şekilde doğuma]]> Sezeryan Ameliyatı https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-ameliyati.html Thu, 06 Dec 2018 19:45:30 +0000 Sezaryen Ameliyatı, Bebeğin normal doğum haricinde ameliyat yöntemi ile alınmasına sezaryen ameliyatı denilmektedir. Sezaryen ameliyatı kadar ameliyat öncesi ve sonrası yapılması gerekenler de önemlidir. Sezaryen olacak ki Sezaryen Ameliyatı, Bebeğin normal doğum haricinde ameliyat yöntemi ile alınmasına sezaryen ameliyatı denilmektedir. Sezaryen ameliyatı kadar ameliyat öncesi ve sonrası yapılması gerekenler de önemlidir. Sezaryen olacak kişinin ameliyat saatinden en az yarım saat ya da 1 saat öncesinden hastanede bulunması gerekmektedir. Ameliyata sabah girecek kişinin gece 24.00 ‘den sonra, ameliyat daha geç olacak ise de, en az 6 saat öncesinden hiç bir şey yememiş ve içmemiş olması gerekmektedir. Bunun sebebi, genel anestezi yapılırken kas gevşetici verildiği zaman midenin içerinin geri gelip akciğere kaçma riskinin bulunmasıdır. Hastane yatış işleminin tamamlanmasının ardından kişi hazırlık aşaması için odasına alınmaktadır.

    Kişinin odaya alınması ile hemşire onay formlarını imzalatmaktadır. Genel prosedürlerin ardından kişiye ameliyat öncesinde bir önlük giydirmektedir. Ardından, ameliyat sırası gelen kişi sedye ile ameliyathaneye götürülmektedir. Ameliyathaneye götürülmeden önce kişinin tuvalete giderek mesanesini boşaltması gerekmektedir.

    Ameliyat salonuna götürülen kişi ameliyat masasına alınmaktadır. Kişinin bir koluna serum bağlanmakta, diğer koluna ise tansiyon aleti takılmaktadır. Ameliyat sırasında kişinin kalp atışlarını monitörde izleyebilmek için göğüs kafesinin üzerine küçük transducerler takılmaktadır. Kişinin kanındaki oksijen miktarını ölçmek amacı ile de, baş parmağına bir mandal takılmaktadır.  

    Sezeryan Ameliyatı

    Ameliyat öncesi tüm hazırlıkların tamam olması halinde sezaryen operasyonuna başlanmaktadır. Ameliyatta ilk olarak kişinin kasık bölgesinde ortadaki kemiğin iki parmak üzerindeki cilt yaklaşık olarak 10 cm kalınlığında kesilmektedir. Bunu ardından, kişinin cilt altı yağ dokusu ile rektus kası kılıfı kesilmektedir. Rektus kası kılıfı karın duvarının en güçlü tabakasıdır. Daha sonra, kişinin karın kasları ile karın zarı açılmakta ve karın boşluğuna girilmektedir. Rahmin üzerini örten ince zar tabakası da kesildikten sonra rahim kasına erişilmekte ve bu tabakanın da açılması ile bebeği çevreleyen keseye ulaşılmaktadır. Bebeği çevreleyen bu kese patlatılmakta ve önce kafası sonra gövdesi olmak üzere bebek doğurtulmaktadır. Bebeğin doğumunun ardından bebeğin göbek kordonu bağlanıp kesilmektedir. Daha sonra, ameliyat olan kişiye koruyucu antibiyotik yapılmaktadır. Plasenta çıkarılıp rahim temizlemesi yapıldıktan sonra, kesilen tabakaların tek tek dikilmesi ile kapatma işlemine başlanmaktadır. Kapatma işleminin en önemli aşaması kas kılıfının dikilerek kapatılması işlemidir, çünkü bu tabaka karın içi fıtıklaşmasını engellemektedir. Bu tabakanın da dikilmesinin ardından ise, sıra cilde gelmektedir ve cilt de uçlarında hiçbir dikiş ipliği görülmeyecek şekilde estetik olarak kapatıldıktan sonra, operasyon tamamlanmış olmaktadır.  

    Ameliyat esnasında kullanılan dikiş iplerinin daha sonra alınmasına gerek duyulmamaktadır, çünkü bu ipler daha sonra vücut tarafından kendiliğinden eritilmektedir. Uygulama esnasında kullanılan dikiş ipleri arasında bir fark olmamasına rağmen doktorlara göre dikiş malzemesi tercihinde farklılık görülebilmektedir. Bazı doktorlar sığır ve koyun bağırsaklarından üretilen katgüt adında organik bir materyal kullanmayı tercih etmektedirler. Ancak bu materyalin deli dana salgınının ardından kullanılması pek tercih edilmemektedir. Bunun yanı sıra, sentetik materyaller daha güvenilirdir. Hastanelerde sezaryen ameliyatlarında en fazla kullanılan iplik türü vicryl isimli ipliktir. Kişinin karın bölgesinin faysa katküt ile dikilmesi, fıtık olma olasılığını da arttırmaktadır. Bunun dışında, katküt çok ucuz bir maddedir. Vicryl ise, oldukça pahalı bir  maddedir ve katküt ile arsındaki en önemli belirleyici faktör de budur.

    ]]>
    Sezeryan Doğum Nasıl Olur https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-dogum-nasil-olur.html Fri, 07 Dec 2018 15:18:22 +0000 Sezeryan doğum nasıl olur, anne adayının normal doğum yapmasına engel olan bir etkenin olması ya da anne adayının normal doğum yapmak istememesi halinde doğumun sezeryanla olmasına karar verilebilir. Günümüzde anest Sezeryan doğum nasıl olur, anne adayının normal doğum yapmasına engel olan bir etkenin olması ya da anne adayının normal doğum yapmak istememesi halinde doğumun sezeryanla olmasına karar verilebilir. Günümüzde anestezi tekniklerinin gelişmesi, enfeksiyon, sterilite sorunlarına karşı etkili antibiyotiklerin olması, ameliyatlardaki dikiş tekniklerinin gelişmesi, cerrahi yöntemlerdeki gelişme sonucunda sezeryan ile doğum daha kolay şekilde gerçekleştirilmektedir. Sezeryan gebeliğin seyrine bağlı olarak farklı gebelik haftalarında yapılabilir. Bebeğe ya da anne adayına bağlı olan tıbbi zorunluluklar nedeniyle bazen sezeryanın acilen yapılması gerekebilir.

    Sezaryen doğum hangi durumlarda yapılır

    • Bebeğin doğum kanalına başla ilerlememesi halinde
    • Plasentanın rahim girişini kapatması
    • Plasentanın rahim duvarından erken ayrılması halinde
    • Bebeğin iri olması halinde yani makrozomi durumunda
    • Anne adayının çatısının dar olması halinde
    • Bebekle ilgili bazı yapısal anormalliklerin olması durumunda
    • Anne adayındaki doğum korkusu, vajinusmus gibi durumlarda
    • Çoğul gebeliğin olması halinde
    • Rahimde miyomların halinde
    • Anne adayı açısından ıkınmanın riskli olması halinde 
    • Annedeki herpes enfeksiyonu, genital siğil gibi sorunların bulunması
    • Anne adayının daha önceden geçirdiği operasyonlar
    • Bebeğin acilen doğmasının gerekli hallerde sezeryan doğum yapılabilir.

    Sezaryen doğum nasıl yapılır

    Sezeryan bebeğin annenin karnından açılan kesiyle rahme ulaşılması ve rahmin kesilerek bebeğin dışarıya çıkarıldığı bir doğum yöntemidir. Normal doğumun yapılamadığı ya da normal doğumun kadın tarafından istenmediği zamanlarda doğum bu yöntemle yapılır. Normal koşullarda sezaryenle doğum 30-45 dakika içinde tamamlanır. Olası bir aksilikte bu süre bir saate kadar çıkabilir. Doğum anestezi altında uygulanır. Bu genel anestezi olabileceği gibi spinal anestezi ile de yapılabilir.

    Sezeryan Doğum Nasıl Olur

    Sezeryan öncesinde hemşire anne adayını doğuma hazırlar. Bazı gebelere mide asidinin azaltılması için anti asit şurup önerilebilir. Bunun anestezide akciğerlere kaçma olasılığı bulunan mide sıvısının önleme etkisi de vardır. Daha sonra karın bölgesi yıkanır, ameliyat edilecek alan tıraş edilir. Ameliyatta mesanenin zarar görmemesi için, idrar sondası takılır. Ayrıca kola ya da ele serum bağlanır. Herhangi bir ihtiyaçta bunlar kullanılır.

    Yapılan cerrahi işlemde ağrı duyulmaması için anne adayına anestezi verilir. Genel anestezide doğumda herhangi bir şey hissedilmediği gibi, tamamen uyunur. Spinal yani epidural anestezide anne adayı uyanık olur, ancak ağrı duymaz. Bu yöntemde belden ince bir tüple girilerek, anestezi verilir. Bu şekilde sadece vücudun altı uyuşturulur.

    Sezeryan doğuma ilk olarak karın duvarına açılan kesiyle başlanır. Buradan karın boşluğuna ulaşılır. Kesi yeri çatı kemiğinin üzerinde, yere paralel olarak ya da göbekle çatı kemiği arasına açılabilir. Karın duvarı kasları kenara çekilir. Genellikle kas dokusu kesilmez. Daha sonra rahim duvarına kesi yapılarak, bebeğe ulaşılır. Bu kesi yatay ya da dikey olabilir. Buna karar veren doktordur. Fakat genellikle yatay kesi açılır. Böylece hem kanama riski azalır, hem de iyileşme daha hızlı olur. Buradan bebek çıkarılarak, göbek kordonu kesilir. Ardından plasenta dışarı çıkarılır. Vücutta kesilen yerler kendiliğinden eriyen dikişlerle dikilerek kapatılır. Bu dikişler kesildiği gibi aynen geriye doğru her kata uygulanır.

    ]]>
    Sezeryan Göbeği Nasıl Gider https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-gobegi-nasil-gider.html Sat, 08 Dec 2018 09:33:48 +0000 Sezeryan Göbeği Nasıl Gider, Sezeryan ile doğum yapan kadınların en büyük sıkıntısı karın bölgesi ve göbeği eritmektir. Sezeryan sonrasında göbeği eritebilmek aslın da sabır ve düzen isteyen bir süreçtir. Doğum da al Sezeryan Göbeği Nasıl Gider, Sezeryan ile doğum yapan kadınların en büyük sıkıntısı karın bölgesi ve göbeği eritmektir. Sezeryan sonrasında göbeği eritebilmek aslın da sabır ve düzen isteyen bir süreçtir. Doğum da alınan kilolar ve doğum sonrası emzirme işlemleri daha çok göbek yapmaktadır.  Sezeryan sonra belli bir süre geçtikten sonra kadınlar egzersiz hareketlerine başlayabilir. Sezeyan genellikle alt karın kısmında göbek yapmaktadır. Bu da kişilerin vücut yapılarını bozmakta ve değiştirmektedir. Alt kısımda oluşan göbekten kurtulmak çok zordur. Kadınlar sezeryan sonrası oluşan bu göbekten kurtulmak için birçok yolu denerler. Bazıları spor yaparak bazıları da diyet yaparak bu sorundan kurtulmaya çalışmıştır. Bu yöntemlerden fayda sağlayamayan kişiler de ameliyat yöntemini denemektedir. 

    Sezeryan sonrası göbekten kurtulmak için önerilen diyet: Hamilelik sürecin de kadınların beslenme alışkanlıkları değişmektedir. Doğum sonrasın da belli bir süreden sonra vücut kendini toparlama ve eski haline dönmeye başlamaktadır. Aynı zaman da doğum sonrası emzirme dönemin de anneler yemelerine dikkat etmelidir. Bu süreçte bebeğin ihtiyaçları için de her besine ihtiyaç vardır. Fakat sezeryan göbeğinden kurtulmak için yağlı yiyecekleri tüketme konusunda dikkatli davranılmalıdır. Yağlı yiyecekleri tüketmemeye çalışın. Beslenme sürecin de yağlı yiyeceklerden kaçının ve protein değeri yüksek yiyecekler tüketin. Protein hem sizi tok tutar hem de vücudunuzun iyileşme sürecine katkı da bulunur. Sezeryan göbeğinden kurtulmanın diğer bir yolu da bol bol su tüketin. Su metabolizmayı hızlandırır. Ayrıca su vücudun yağ yakma konusun da yardımcı olur. Bunların yanı sıra diyet esnasın da lif tüketimini de sıklaştırın. Lif sizi tok tutar ve fazla yemenize engel olur. Lif tüketimi için meyve ve sebze tüketmeniz yeterli olacaktır. Meyve ve sebzeler de metabolizmayı hızlandırır.  

    Sezeryan Göbeği Nasıl Gider
    Sezeryan sonrası göbekten kurtulma için egzersiz hareketleri: Sezeryan sonrası göbekten kurtulmanın en iyi yolu egzersiz yapmaktır. Bölgesel zayıflamalar da vücudun kalorisi yakmasın da egzersizden başka etkili bir yoktur. Hamilelik döneminin sonunda ve özellikle de sezeryan sonrası normal hareketlerle egzersiz yapmayı düşünmeyin. Bu vücudunuza zarar verebilir. Sezeryan bir ameliyattır ve hemen vücudunuz iyileşmez. Bu nedenle vücudun iyileşme sürecinde egzersiz hareketlerine yavaş yavaş başlanılmalıdır. Sezeryan sonrası göbekten kurtulmak için vücudunuza fazla yük getirmeden kalori yakmanızı sağlayacak hareketler yapmaktır. Örneğin yürüme gibi. Gün içinde sürekli hareket edin ve eğer mümkünse aerobik egzersizleri de yapabilirsiniz. Egzersiz yaparken karın bölgenizi çalıştıran hareketler tercih edin. Karın bölgesini çalıştırmak için mekik veya pilates tercih edebilirsiniz. 
    ]]>
    Sezeryan Sonrası Spor https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-spor.html Sat, 08 Dec 2018 09:53:59 +0000 Sezaryen sonrası spor, Yeni doğum yapmış kişilerin ortak sorunu olan göbek yağlarını eritmek normal doğum yapanlara göre sezaryen sonrası doğum yapanlara göre daha zordur. Normal doğum yapan anneler üç gün sonra spora başla Sezaryen sonrası spor, Yeni doğum yapmış kişilerin ortak sorunu olan göbek yağlarını eritmek normal doğum yapanlara göre sezaryen sonrası doğum yapanlara göre daha zordur. Normal doğum yapan anneler üç gün sonra spora başlayabilirken, sezaryen ile doğum yapanlar kırk günden sonra ancak başlayabilirler. Doğumdan sonraki spor sadece göbekte biriken yağlardan kurtulmak için değil, her annenin sağlığını ve formunu koruması için önerilmektedir. Sezaryen sonrası yağlardan kurtulmak sıkı bir mücadele gerektirir. Sezaryen genellikle alt karın çevresinde bir miktar göbek bırakır. Bu göbek gevşek bir görünümdedir. Çoğu kadın bu göbekten kurtulmak için büyük çabalar sarf etse de çoğu başarılı olamazlar. Eğer biriken yağlar ise göbek sporla eritilebilir. Fakat sarkık bir deri görünümde ise cerrahi müdahale  gerektirir. Sezaryen sonrası spor da en önemli egzersiz hareketi mekik çekmektir. Ama tek başına mekik işe yaramaz. Haftanın en az üç günü yarım saatte olsa yürüş yapmak gerekmektedir. Bununla birlikte yüzme, plates gibi sporlarda faydalı olacaktır. Düzenli beslenme kurallarına uyulmadığı taktirde bu sporlar fazla bir işe yaramayacaktır. Günde en az sekiz on bardak su tüketilmesi gerekir.

    Sezeryan Sonrası Spor
    Kilo verme aşamasında acele edilmemelidir. Sezaryen sonrası spor yaparken karın bölgesindeki dikişler göz önünde bulundurulmalıdır. Kesinlikle ağır egzersizlerden uzak durulmalıdır. Ağır kaldırmak bile dikişlerin açılmasına sebep olabilir. Egzersiz ve spora doğumdan en az otuz beş kırk gün sonra hafif egzersizlerle doktor kontrolünde başlanmalıdır. Doğumdan sonra vücudunuz bir iyileşme sürecine girer. Emzirme de üzerine ağır bir yük olur. Bu nedenle düşük yağlı bir diyet uygulamak yanlış olacaktır. Emziren annelerin vücudunun yağa da ihtiyacı olacaktır. Ama yinede yağı da kontrollü tüketmek gerekir. Protein açısından zengin bir diyet  bol su ve hafif egzersizler doğumda alınan kilolardan kurtulmaya yardımcı olacaktır. Sezaryen ameliyatından sonra, egzersiz yapan ve doğru ve dengeli beslenen hastaların karın ve vücutları eski normal haline kolayca dönebilir. Günde on beş yirmi mekikle egzersizlere başlanabilir. Daha sonra buı sayılar arttırılabilir, yada düzenli yüzme ve yürüyüşle desteklenebilir.
    ]]>
    Sezeryan Sonrası Bakım https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-bakim.html Sun, 09 Dec 2018 04:29:37 +0000 Sezaryen Sonrası Bakım, sezaryen operasyonunun hemen ardından hasta 24 saate yakın gözetim altında tutulur ve duruma göre 3-4 gün kadar hastanede kalabilir. Hastanın hastanede gereken tüm tedavi süreci tamamlandıktan s Sezaryen Sonrası Bakım, sezaryen operasyonunun hemen ardından hasta 24 saate yakın gözetim altında tutulur ve duruma göre 3-4 gün kadar hastanede kalabilir. Hastanın hastanede gereken tüm tedavi süreci tamamlandıktan sonra evde nelere dikkat etmesi ve bakımı konusunda gerekli bilgiler de doktoru tarafından kendisine belirtilecektir. Sezaryen operasyonu sonrası ilk günlerde acı veren ağrılar yaşanır. Ancak bu ağrılar gün geçtikçe en aza inerek iyileşecektir.

    Sezaryen Sonrası Bakım Nasıl Yapılmalıdır

    Hasta hastaneden çıkıp eve geldikten sonra dinlenmeye özen göstermeli ve uyku düzenine dikkat etmelidir. Bu önemli iki husus hastanın daha çabuk ayağa kalkmasına ve iyileşmesine yardımcı olacaktır.

    Hasta kendisini zorlayacak ağır işlerden ve hareketlerden olabildiğince uzak durmalıdır. Ayrıca ağır kaldırma, aerobik hareketler ve koşma gibi aktiviteler ilk 1,5 ay içerisinde veya doktor belirtene değin uygulanmamalıdır.

    Hasta mümkün ölçülerde gün içerisinde yürümeye çalışmalıdır. Hastanın sağlığı ve iyileşme sürecinin daha çabuk geçmesi yönünden faydalı olacaktır. Yürümek hastanın kan akışını hızlandırmasının yanı sıra kan pıhtılaşmasını, zatürreyi ve kabızlığı önlemede fayda sağlamaktadır. Bu nedenle her gün azar azar yürüyüş süresini artırmakta oldukça faydalıdır.

    Hasta doktor kendisini bilgilendirene kadar kesinlikle ağır şeyler kaldırma konusunda dikkatli olmalıdır.

    Hasta öksürürken, derin nefes alıp vermede veya hapşırırken dikişlerine yastık yardımıyla veya elleriyle destek vermelidir. Alınan bu küçük önlemler sayesinde ağrı en aza inecektir.

    Sezaryen sonrası hastada az da olsa vajinal kanamalara rastlanabilir. Bu durumda ise mutlaka hijyenik pet kullanılmalıdır. Yine doktor söyleyinceye kadar tampon kullanılmamalıdır.

    Sezeryan Sonrası Bakım

    Sezaryen ameliyatının ardından meydana gelen ağrıları dindirmek amaçlı ağrı kesici ilaçlar kullanmak konusunda mutlaka doktora danışmak gerekir. Nedeni ise kontrolsüzce tüketilen ilaç bebeği anne sütü yoluyla etkileyebilir. Bu nedenle doktorun önerilerini dikkate almak bebek ve annenin sağlığı açısından oldukça önemlidir.

    Sezaryen ameliyatının normal doğuma oranla iyileşme süreci daha uzun zaman sürer. Sezaryen sonrasındaki ilk süreç de hastanın en önemli ihtiyaçlarını karşılaması açısından başka birinin yardımına ihtiyacı vardır.

    Sezaryen sonrası iyileşme sürecinde iken cinsel ilişkide bulunmak için en az 40 gün yaraların iyice iyileşerek normale dönmesini beklemek gerekir.

    Sezaryen sonrası dikişlerin enfeksiyon kapmaması için hijyen kurallarına önemle dikkat edilmesi gerekir. Şayet dikişlerde şişkinlik, kızarıklık ve akıntı varsa enfeksiyon kapmış demektir. Böyle belirtilerle karşılaşan hastaların mutlaka bir doktora başvurmaları gereklidir.

    Sezaryen Sonrası Beslenme

    Sezaryen sonrası hastanın mide sorunu varsa mutlaka düşük kalorili ve yumuşak gıdalar tercih edilmelidir.

    Doktor tam aksini söylemedikçe bol miktarda sıvı tüketilmemelidir.

    Sezaryen sonrası sindirim sisteminde bozukluklar olabilir. Bu durum sıklıkla rastlanan bir vakadır ve özelikle kabızlıktan korunmak için lifli besinler tüketerek bağırsakların desteklenmesi gereklidir. Ayrıca hastada kabızlık devam ediyorsa doktora danışmakta fayda vardır.

    Sezaryen Sonrası Acile Başvurulması Gerekenler

    Şiddetli ve ağır solunum sorunu yaşanması

    Hastada bilinç kaybına rastlanması

    Aniden meydana gelen nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı öksürük ve karın bölgesinde kramplar ve şiddetli ağrıların yaşanması. Ayrıca enfeksiyon belirtilerinin gözlenmesi yani ( şiddetlenerek çoğalan ağrı ve sancılar, kızarıklık, şişkinlik, irinli akıntı, sıcaklık, yüksek ateş ve kötü kokulu vajinal akıntıların meydana gelmesi gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora gitmek gerekir.

    ]]>
    Epidural Sezeryan https://www.sezeryan.gen.tr/epidural-sezeryan.html Sun, 09 Dec 2018 11:44:25 +0000 Epidural Sezeryan, Sezeryan günümüzde çok yaygın olup hemen hemen herkesin yapmış olduğu bir doğum türüdür. Günümüzde nesil normal doğumdan korkar olup sezeryan doğumunu seçmektedir. Çünkü sezeryan iğne ile uyuşturulara Epidural Sezeryan, Sezeryan günümüzde çok yaygın olup hemen hemen herkesin yapmış olduğu bir doğum türüdür. Günümüzde nesil normal doğumdan korkar olup sezeryan doğumunu seçmektedir. Çünkü sezeryan iğne ile uyuşturularak yaptırılan bir doğum olup ağrı hissedilmemesi açısından oldukça artı kazandırmaktadır. Fakat normal doğumda çekilen ağrılar yüzünden çok tercih edilmemektedir. Ayrıca sezeryan günümüzde hemen hemen her doktorunda kolayına gelmektedir ve para kazandırdığı için yönlendirmektedir. Epidural sezeryan günümüzde ağrısız doğum olarak adlandırılmaktadır.  

    Genel anesteziden farkı anne adayının işlem sırasında uyanık olması ve etrafında olup bitenleri tümüyle algılaması olmaktadır. Epidural anestezi veya belden uyuşturma bölgesel bir anestezi şekli olmakta ve hem normal doğumda, hem de sezaryen ile doğumda oldukça başarıyla uygulanabilmektedir. Epidural anestezi vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı iletimini durdurarak bölgesel veya lokal bir anestezi çeşidi olmaktadır. Bir anestezi uzmanı tarafından uygulanarak yapılır. Sezaryen gibi bel seviyesi altında yapılan tüm ana cerrahi girişim epidural anestezi altında yapılabilmektedir. Epidural sezeryandaki amaç omuriliği çevreleyen ve dura adı verilen zarın etrafına lokal anestezik madde verilerek ağrı uyarılarının beyine ulaşmasının engellenmesi sonucunda ağrı hissinin ortadan kalkmasını sağlamaktır. Bu sezeryanda uygulama yapılan bölümün  altında kalan kısımda his ile birlikte hareket kabiliyeti de ortadan kalkmaktadır. Geçici olarak anne adayı bacaklarını oynatamaz ve hareket ettiremediği gibi hissedemez. Bu sezaryen ameliyatlarında uygulanan epidural anestezi olmaktadır. Epidural anestezinin normal doğumda uygulanmasındaki amaç sadece ağrıyı gidermek olmaktadır. Epidural aralığa sezaryen ameliyatlarına göre daha az dozlarda lokal anestezik ile birlikte güçlü ağrı kesiciler de verilmektedir. 

    Epidural Sezeryan
    Epidural sezeryan Normal doğumda rahim kasılmaları düzenli hale geldikten sonra ya da rahim açıklığı yaklaşık 4 cm.ye ulaştığında yani bu dönem ağrıların hissedilmeye başladığı anlar epidural sezeryan yapılabilir. Epidural anestezi çok ince bir kateter yardımıyla belden epidural bölüm adı verilen bölgeye girilmesi ve buraya lokal anestezik maddeler verilmesi şeklinde uygulanabilmektedir.  Doktor ilk olarak anne adayı yan yatar veya oturur pozisyonda iken elinin baş parmağıyla yaptığı muayene sonrasında uygulanacak bölgeyi belirler ve bu bölgeyi antiseptik maddelerle bakterilerden arındırır. İğnenin batırılacağı yerdeki cilde önce anestezik madde enjeksiyonu yaparak asıl epidural iğnesinin girilmesi esnasında oluşacak ağrı hissini azaltmayı hedef olarak alır. Epidural anestezi ile sezaryende anestezi etkisinin başlaması için 15 ile 30 dakika arası beklenmektedir. Kısaca epidural sezeryan normal doğum olup sadece ağrı hissedilmemesi için yapılan bir operasyon türü olmaktadır. 
    ]]>
    Sezeryan Sonrası Kabızlık https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi-kabizlik.html Sun, 09 Dec 2018 18:41:23 +0000 Sezeryan Sonrası Kabızlık, Doğum sonrasında vücudun hareketsizliğine karşılık  bağırsak hareketlerinin azalmasıyla kabızlık oluşur. Doğumdan hemen sonra dışkılama hemen düzene girmeyebilir ve akabinde kabızlıkla karş Sezeryan Sonrası Kabızlık, Doğum sonrasında vücudun hareketsizliğine karşılık  bağırsak hareketlerinin azalmasıyla kabızlık oluşur. Doğumdan hemen sonra dışkılama hemen düzene girmeyebilir ve akabinde kabızlıkla karşılaşılır. Doğumdan sonra kabızlığın bir çok sebebi olabilir. 

    Doğum sonrasındaki kabızlığın nedenleri nelerdir     
    • Doğumdan sonraki kabızlığın bir nedeni psikolojik olabilir. Anne dikişleri açılacak korkusuyla dışkı yapma konusunu baskı altına alarak kabızlığa sebep olur.
    • Uzun bir süre bir şey yemeden zaman geçir
    • Doğum öncesindeki bağırsak hareketlerinin fazla olmasından, dışkılamanın doğum öncesiyle fazladan yapılmış olması
    • Doğumdan sonra annede iştahsızlık olması
    • Bağırsakların doğumdan sonra olumsuz etkilenmesi
    • Karın kaslarının doğum sürecinde gerilmeden dolayı tam olarak çalışmaması
    Sezeryan Sonrası Kabızlık
    Doğum sonrası yenmek için neler yapılmalı
    • Eğer ki tuvalet ihtiyacı varsa ertelenmeden yapılmalı. Tuvaletini tutmak kabızlığı tetikler.
    • Sıvı tüketimini arttırmak gerekir. Doğum sonrasında kabızlığın en büyük sebebi, doğum esnasında bol oranda sıvı kaybetmektir.
    • Bol olarak lifli gıdalar yenmesi gerekmektedir. Sebze, meyve, komposto, kurutulmuş meyveler, fındık, fıstık, elma, tahıllı gıdalar ayrıca kepekli ekmek yemekte fayda vardır.
    • Doğum sonrasında egzersiz hareketleri yapmak, kabızlık sorununa karşı ihmal edilmemesi gerekir.
    • Sezeryan doğumu sonrasında, bağırsak hareketlerini hızlandırıcı veya dışkıyı yumuşatan ilaçları hekim tavsiyesiyle kullanmakta kabızlık sorununa fayda sağlar.
    ]]>
    Sezeryan Doğuma Hazırlık https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-doguma-hazirlik.html Mon, 10 Dec 2018 08:35:54 +0000 Sezeryan Doğuma Hazırlık, Anne adayı sezeryan doğuma hazırlanması oldukça kolay olmamaktadır hele de ilk bebeği ise hem telaş, hem sevinç hemde korku ile hareket etmektedir. Fakat yapılması gerekenler çok zor olmamaktadır ve h Sezeryan Doğuma Hazırlık, Anne adayı sezeryan doğuma hazırlanması oldukça kolay olmamaktadır hele de ilk bebeği ise hem telaş, hem sevinç hemde korku ile hareket etmektedir. Fakat yapılması gerekenler çok zor olmamaktadır ve heyecan yapılmamalıdır. Sezeryan doğumu çok ağrılı ve his edilecek bir doğum olmamaktadır ve günümüzde sırf ağrı olmadığı için hemen hemen herkes tarafından tercih edilmektedir. Sezeryan doğuma hazırlık olarak bilinenler.
    • Anne adayı doğuma gitmeden bir gün öncesinde ılık bir duş almalıdır. Burada ki en büyük amaç ise ameliyat sahasının daha temiz olması ve enfeksiyon riskinin daha da azalmasıdır.
    • Diyabet, hipertansiyon, guatr, astım gibi hastalıklar edeniyle ilaç kullanan hastalar ilaçlarını hastaneye giderken mutlaka beraberinde götürmelidir.
    • Özellikle sezeryan doğuma bir hafta kala anne adayları karın bölgesine ve genital bölgeye traş veya ağda uygulaması yapmamalıdır. Çünkü  traş veya ağda yara yeri enfeksiyonu riskini arttırmaktadır.  Ameliyat günü hastanede gerekirse personel tarafından ameliyat bölümünde tüyler tıraş edilebilmektedir.
    • Hastahaneye giderken doğum çantası ve bebeğe lazım olacak eşyalar alınmalıdır. ,
    •  Ameliyata 24 saat kala sigara, alkol ve doktorunuzun önerdiği ilaçlar dışında rastgele hiçbir ilaç almamanız gerekir. Hatta ağrı kesici bile kullanılmamalıdır.
    • Hamile iken heparin ve diğer kan sulandırıcı diye adlandırılan ilaçları ameliyattan ne kadar önce bırakmanız gerektiği konusunda doktordan bilgi alınmalıdır. 
    • Sezeryana girecek olan kişi yaklaşık 8 saat aç olmalıdır yani 8 saat önce yemeyi kesmelidir. Ameliyattan önceki 8 saat hiç yiyecek, içecek, su dahil alınmamalıdır. Fakat ameliyat sabah yapılacak ise bir gece önce hafif bir akşam yemeği yenilerek gece 11-12'den sonra tamamen yiyecek içecek kesilmelidir. Karında şişlik yaratacak şeylerden kaçınılmalıdır. 
    Sezeryan Doğuma Hazırlık
    Sezeryan doğum hazırlıkları sadece anne adayını ilgilendirmemektedir. Bir o kadar da baba adayının görevleri bulunmaktadır. Özellikle stresli olan anne adayına destek olunmalı ve yanında olduğu hissi verilmelidir. Ayrıca anne adayı bilezik, bileklik, yüzük tarzı takılardan arınmalıdır. Anne adayı hastahaneye giderken makyaj yapmamalıdır. Takma hiçbir şekilde kiprik, diş vb şeyler takılmamalıdır. Tırnaklarda parlatıcı ve oje olmamalıdır. Ayrıca anne adayı sezeryan doğum için hazırlık yaptığında sadece bebek için değil kendisi içinde giysi vb. eşyalar hazırlamalıdır. Ayrıca ameliyat saatinden 1 saat önce hastahanede olunması gerekmektedir. Birde anne adayı ameliyata alınmadan önce bir takım tetkikler ve tahliller yapılmalıdır. 
    ]]>
    Sezeryan Sonrası https://www.sezeryan.gen.tr/sezeryan-sonrasi.html Mon, 10 Dec 2018 21:24:02 +0000 Sezeryan Sonrası, Sezeryan, cerrahi bir operasyon aracılığıyla karın bölgesinde açılan bir kesikten anne karnındaki bebeğin doğum ameliyatı olarak bilinen bir ameliyattır. Normal şartlarda yarım saat ile kırk beş daki Sezeryan Sonrası, Sezeryan, cerrahi bir operasyon aracılığıyla karın bölgesinde açılan bir kesikten anne karnındaki bebeğin doğum ameliyatı olarak bilinen bir ameliyattır. Normal şartlarda yarım saat ile kırk beş dakika arasında süren bir ameliyat olan sezeryan doğum, küçük aksaklıklar ile karşılaşıldığında bir saat kadar uzayabilir. Normal doğumdan farklı olarak sezeryan normal doğum sırasında kullanılan anestezinin iki katı kadar yoğun anestezi uygulanır. Daha önce planı yapılmış olan bir sezeryan doğum, hamileliğin 34. haftası ve sonrasında yapılmaktadır. 34. haftadan önce bebeğin akciğerlerin gelişimi tam olarak tamamlanmış olacaktır. Bu nedenle  sezeryan doğumun 34. haftadan önce yapılması uygun olmamaktadır. 34. haftadan önce yapılan sezeryan doğumda doğan bebeğin yaşamını devam ettirmeme ihtimali çok yüksektir.

    Sezeryan Sonrası İlk Saatler: Odaya alınmış olan doğum yapan bayanın yanına ilk sütünü verebilmesi için doğan bebek getirilir. Hemşire bakımı bu andan itibaren hemen başlar. Saatte bir annenin tansiyonu ölçülür, idrar çıkışı enfeksiyon kontrolü ve kanama kontrolü yapılmaktadır. İlk gün yaklaşık olarak damar yolundan 3000 cc  serum verilir ve antibiyotik yapılmaktadır. Doğum yapan anne ameliyattan 8 saat sonra ayağa kaldırılır. İlk kalktığı zaman baş dönmesi, tansiyon düşmesi gerçekleşebilir, telaşa yapmaya gerek yoktur. Fenalık hissi olduğunda anne yatırılır ve bir süre sonra hemşirenin gözetiminde tekrardan kaldırılır. Eğer anneye sonda takılmışsa ve anne yürüme gerçekleştiriyorsa  bu dönemde sonda da çıkartılır. Anneyi ayağa kaldırılmadan önce komposto, hoşaf, bisküvi ve çay gibi hafif sulu gıdalar verilmelidir. Eğer ağrı oluşursa ve ağrı pompası varsa hasta ağrısını kendisi pompa yardımıyla kontrol eder. Ağrı pompası yoksa doktor direktifiyle hemşire  önerilen şekil ve önerilen miktarda kalçadan yada damar yolundan iğneyle ağrı kesici uygular. Bütün bu işlemler hastanın ameliyatını gerçekleştiren jinekolog doktorun bilgisi dahilinde yapılmaktadır. 

    Sezeryan Sonrası
    Sezaryan sonrası birinci ve ikinci günlerde doğum yapan anne istediği gibi kötü olmayan ilk geceden sonra daha rahat olacaktır, fakat gaz sancılarının olabileceği ameliyat sonrası birinci gün oluşabilir. Emzirmeyi öğrenmiş olan anneye en çok tavsiye edilen şey yürümek olacaktır. Sulu yumuşak özel diyet gıdalar anneye verilmelidir. Gazı kolay çıkartması için anneye ilaç verilir. Ağrı kesici ve gerekirse verilen antibiyotikleri ağız yoluyla alır. Dikiş yerine pansuman uygulanır annenin duşa girebilmesi için özel bir bant açılan bölgeye uygulanır. Annenin daha rahat edebilmesi için bir hemşire kontrolünde  annenin ayakta duş alması tavsiye edilir. Sezeryan sonrası ikinci gün genel olarak gazını yok edilen ve rahatlayan anne büyük ihtimalle büyük tuvaletini de yapmış olacaktır. Eğer anne büyük tuvaletini yapmamışsa bir fitil yada makattan uygulanan bir kremle tuvalete çıkıp rahatlaması gerçekleştirilir. Pansumanı gerek görülürse jinekolog tarafından tekrar değişir, hatta flaster yapıştırmaya gerek görülmeden açık dahi kalabilir. Artık bebeği alıp eve gitme zamanı uygun görülür. 

    Sezeryan Sonradı Evde İyileşme

    Sezeryan sonrasında anne evde geçirdiği ilk günlerinde aktif olması gerekmekte,  bebeğin bakımını üstlenmesi ve hareket etmesi gerekmektedir. Fakat ağır fiziksel aktiviteler gerçekleştirmesi önerilmez. Jinekolog doktorun önerdiği ilaçlar varsa eğer antibiyotik ilaçlar, ağrı kesici ilaçlar düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Gebelik öncesi annenin almış olduğu vitamin ve demir haplarını 1 ay süreyle kullanması gereklidir. Kanama ve akıntı gittikçe azalarak devam etmektedir, 40 günü bulacaktır. 40 gün cinsel ilişki uygun görülmez. 40 gün süreyle küvette sıcak suyla yıkanması, havuz ve denize girmesi yasak edilir. Ayakta ılık suyla duş yapmadı önerilmektedir. Gaz oluşturan yiyecek]]>